Şimdi sizlere bugüne kadar en çok kullandığım ve en kaliteli Css Şablon sitelerini tanıtıcam..
Free-css.com Sitede çok kaliteli Css temalar bulunuyor. (Tavsiyemdir)
Freecsstemplates.org Kendi dalında şuan 1 numara olan bir site ve birçok temaya sahip..
Templateworld.com Bu sitedeki temaları görünce inanın bana hayran kalıcaksınız :)
Bu kadarı yeterli sanırım. Eğer bunlar kadar kaliteli temalar sunan başka bir site bulursam, aynı yazı içerisine ekleme yaparım :)
Herzaman söylediğim gibi Blog yazmaya 1.5 yıl önce falan başlamıştım. Tabi ozaman "Çömez" diye tabir ettiğimiz bir haldeydim :)
Blog yazarken bir yandan da Tema ile oynamaya başladım. Baktım işler sarpa sarıyor, dedim bari bir Html dersleri veren site bulup bu işin en azından yapılışını görim...
Sadece yazı tarzında anlatımlar vardı. Doğal olarak oda bana çok bir fayda sağlamadı ve bende Video'lu anlatımlar aramaya başladım. Neyseki Netogretim.com'u bulmuştum...
Html ile ilgili yanlış hatırlamıyorsam 5-6 tane ders video'su vardı. Hepsini tek tek indirip dikkatlice izledim. Sonra hazır olan Şablonum üzerinde bu bilgilerle oynamalar yaptım. Temayı boza boza bugünlere geldim çok şükür :)
Buradan siteye giriş yaparak Üye olun ve öğrenmeye başlayın. Video ve döküman arşivine sahip bir site olduğu için size çok faydası olacaktır.
Tabiki sadece Html dersleri yok :) Birçok kodlama ile ilgili arşivler var.
Umarım işinize yarayacaktır.
Önceki Yazımda Türkiye'de en çok porno kelimesinin arandığını belirtmiştim. İşte bunun üzerine Haydar Dümen ile yapılan Röportaj ve detayları..
Milliyet.com.tr'nin yazarlarından biri Haydar Dümen ile Türkiye'deki porno merakı ve etkileri üzerinde bir röportaj yapmış.
Gerçekten çok ilgimi çekti ve hemen okumaya başladım. Yazarın sorularına karşılık Haydar Dümen okadar net ve mantıklı cevaplar vermiş ki şaştım kaldım gerçekten..
Özellikle röportajın başlığındaki yazı çok ilgimi çekti: "Bugün görücü usulü evlilikler sosyal nitelikli ırza geçmedir"
Herhalde şu son zamanlarda bile görücü usulü evlilikler yaşayanlar için en güzel özet bu cümle olurdu. Tebrikler Haydar hocam :)
Şimdi tabi röportajı merak ediyorsunuzdur. Aslını isterseniz okadar uzun bir yazı dizisi ki, buraya bile ekleyemedim. Kısa kısa parçalar ile biraz bilgi vermek istedim ama ozaman da benim içime sinmezdi :)
En iyisimi ben size konunun linkini verim de siz kendiniz uzun uzun okuyun.
Haydar Dümen ile çok özel Röportaj için Tıklayın.
Evet Süper Lig'in 2. maçında galibiyet alan Fenerbahçe acaba haklı bir galibiyet mi aldı ?
Herkesin kafasında bu soru var eminim..
Büyükşehir Bld.'nin 2 oyuncusu kırmızı kart gördü ve ancak ondan sonra gol atabildi Fenerbahçe..
Zaten oldum olası şu Kırmızı Kart'ı sevmem, çünkü alınan galibiyetler bana göre haksız oluyor. Fenerbahçe'de bu akşam bana göre çok da haklı bir galibiyet almadı hani..
Büyükşehir Bld. oyuncuları kırmızı kart ile oyun dışı kalmasaydı acaba ne olurdu skor ?
Ne diyelim ki artık olan olmuş, bize susmak ve tebrik etmek düşer. Ama bir Fenerbahçe taraftarı olarak bu sonuçtan hiç memnun değilim. Unutmayalım ki, her maç böyle bal kaymak gibi kırmızı kartlar çıkmayacak..
Maçın Gollerini: Colin Kazım Richards (51) ve Semih Şentürk (61) Attı. (Fenerbahçe)
Bütün Fenerbahçe'lileri kutluyorum..
İşte Maçtan Birkaç Kare Fotoğraf:


Farklı bir yazılımı tanıtmak istedim..Virtual Dj yazılımı daha çok müzik severler ve ilgilenenlere hitap ediyor..İstediğiniz bir şarkıda oynama yapıp remixler veya başka efektler ekleyebilirsiniz..Benim ihtiyaç duğduğum yazılılımlardan birisidir.Malum amatör gruplar için kayıT yazılımları vazgeçilmez oluyor..
DiL:İngilizce
BoyuT:11.32 Mb
İndirmek için Tıkla
Bugün geç kalktığım kahvaltıda Gün Ortası haberlerine yetiştim. Tam masadan kalkıcakken baktım Ümit Özat Maçta Fenalaştı diye bir haber var.

Sağol Alexa abi(Baştan söyleyeyimde :) ). Ya sitede girdiğim sürekli olarak takip ettiğim bir şey Alexa sırası.Maşallah oda pek bir iyi.2-3 günde bir sıralamamız yükseliyor.Çok hızlı bir şekilde.Geçen gün 840 bin iken bugün 770 bine kadar çıkmışız.Valla sevindim ya.Demek ki burada yazanlar bir şeyleri hak ediyor.Haklarını vermek lazım.Hepinize benden size hediye.Buyrun;

Bu özel günde herkesin bayramını kutluyorum ve Atatürk'ümüzü rahmetle anıyorum...
İşte Zafer Bayramı hakkında detaylı bilgi:
Zafer Bayramı, Türkiye Cumhuriyeti'nin ulusal bayramı. Her yıl 30 Ağustos günü yurt çapında törenlerle kutlanır. Zafer Bayramı, 1922 yılında 26 Ağustos'ta başlayıp, 30 Ağustos'ta Dumlupınar'da Mustafa Kemal'in başkumandanlığında zaferle sonuçlanan Başkomutanlık Meydan Muharebesi'ni (Büyük Taarruz) anmak için kutlanan bayramdır. İşgal birliklerinin ülke sınırlarını terketmesi daha sonra gerçekleşse de, 30 Ağustos sembolik olarak ülke topraklarının geri alındığı günü temsil eder.
Zafer Bayramı, ilk defa 30 Ağustos 1923 günü Afyonkarahisar, Ankara ve İzmir'de kutlanmıştır. Resmî olarak Zafer Bayramı ilân edilmesi 1935 yılının Mayıs ayında olmuştur. Zafer Bayramı, tüm yurtta törenlerle kutlanır. Devlet erkânı ve bir çok vatandaş, Ankara'da Anıtkabir'i, diğer illerde de anıt ve şehitlikleri ziyaret edip, Mustafa Kemal Atatürk'e, silâh arkadaşlarına ve komutasında savaşmış askerlere şükranlarını sunar. Hemen hemen her yerleşim yerinde, askerî birlikler geçit törenlerine katılır. Ayrıca dış temsilciliklerde de çeşitli kutlamalar yapılır. 30 Ağustos günü, Türkiye'de resmî tatildir.
Her yıl, Kara Harp Okulu bu tarihte mezun verir. Tüm subay rütbe değişiklikleri bu tarihte geçerli olur.
Kaynak: Wikipedia
Trabzonspor'un geçen haftaki Lig maçı için yazdıklarım bu haftada beni desteklercesine bu yazımı doğruluyor.
Süper Lig'in 2. haftasının açılış maçında Ankaragücü ve Trabzonspor'un karşı karşıya geldiği maçta, Deplasman takımı olan Trabzonspor Ankara'da bayrak dikti adeta ve Bu sezon ligde ne kadar iddialı olduklarını gösterdi...
Kendisinden çok umutlu olduğumu söylediğim Selçuk İnan, Geçen hafta olduğu gibi bu haftada golünü atıyor ve gene bu söylediklerimi destekliyor :)
Takımının ikinci golünü atan Selçuk İnan Gösterdiği performansla gözümde daha da çok büyüyor gerçekten :) Bu arada Trabzon'un ilk golünü de İbrahima Yattara attı.
Ankaragücü'de uzatmalarda bulduğu golle (Leonardo Andreas Iglesias) maçın skorunu belirledi.
Gene Trabzonspor taraftarlarını gönülden kutluyorum..
Maçtan Birkaç Kare Görüntü:

Resimleri Büyütmek İçin üstüne tıklayın..
Resimlerin Devamını görmek için "Devamını oku"ya tıklayın..










Bu herkesin Hayali olsa gerek, yani uçan arabalar.. Birçok bilim kurgu filminde gördüğümüz bu tür araçlar 2009'da piyasaya sürülüyormuş. Yani küçüklüğümüzde severek ve hayretle izlediğimiz Jetgiller çizgi filmi belkide bundan 10 yıl sonra gerçek olacak..
Zaten şurada 2009'da ne kaldı ki ?
Piyasaya çıktığı zamanda tanesi 190 bin Dolar'dan satılacakmış. Ama tabi bu aracı kullanmak için birçok gerekli şartları varmış..
En basitinden söyleyeyim; havada uçacağı için, tam bir uçak kullanımı gibi olacakmış ve doğal olarak bu aracı kullanmak için pilot belgeniz olması gerekiyor.
Birde bu aracı kullanabilmeniz için kalkışı size en yakın Havalimanından yapmak zorundaymışsınız. İşe bak yahu :)
Haberin Detaylarına Buradan Ulaşabilirsiniz.
Uçan Araba Modelini İncelemek İçin FotoGaleriye de Buradan Ulaşabilirsiniz.
Saygılar.

Bugün bu konu ile ilgili derin bir yazı yazmak istiyorum.
Avrupa Yakası tatile girdiğinden bu yana okadar çok haber çıktı ki, artık dedim ki bu dizide heran herşey olabilir. İlk Bomba Haber Ata Demirer'in diziye tekrar dönmesi dedikodularıydı. Daha sonraki haberde diziden Hümeyra ve Vural Çelik'in ayrılma haberleriydi. Bir diğer haber ise Diziye Şener Şen'in katılacağı ve Sacitin Antep'deki babası rolünü oynayacağı idi. Son haber ise (Şok Gelişme) Sacit'in yani Tolga Çevik'in diziden ayrılma kararıydı.
Şimdi bu haberleri askıya alalım ve dizi hakkında sizlere fikirlerimi aktarayım, ozaman daha iyi anlarsınız bu haberlerin nedenini...
Avrupa Yakası bilmem farkettiniz mi, o eski popülerliğini kaybetmeye başladı. Ben şahsen ilk bölümünden bu yana çok sıkı bir takipçisiydim. Fakat son zamanlarda hiç ama hiç izleme zevkim kalmadı nedense..
Zaten Bu diziyi son sezonda Burhan Altıntop karakteriyle Engin Günaydın ayakta tutuyordu.
Ve diziden ayrılan oyunculara gelirsek, Ata Demirer diziye tekrar geri döneceği için bazılarının da çıkması gerekiyordu. Aynı Futbol maçı gibi düşünün bu işi yani :)
Sacit'in çıkması iyi oldu bir bakıma, çünkü çok klasik ama çok doğru bir atasözümüz vardır; "Bir ipte 2 cambaz oynamaz" gibi bişeydi işte :)
Eee ? Bu ipte Ata gelince 3 cambaz olacaktı. Tolga, Ata ve Engin Cambazları :)
Bu üç kişininde mesleği komedyenlik ve aynı dizide buluşmaları belki sizin çok hoşunuza gidebilir. Fakat düşündüğünüz de, aslında çok sıkıcı olacak. Bunun sebebi; Dizinin bölümlerinde ağırlık veya en fazla senaryo yada görüntü bu 3 kişiye ait olacak...
Tamam, Tolga Çevik ayrılıyormuş diziden.. Peki Ata ve Engin napar baş başa :)
Bu ikisi ya mükemmel bir şekilde diziyi yürütecekler, yani dizinin ömrü bu önümüzdeki sezon bitiyorsa bunlar sayesinde 1-2 yıl daha rahat uzayabilir. Ya da ikisi arasında bir anlaşmız olabilir ve seyirci beğenmeyebilir, sonuç olarak da dizi önümüzdeki son sezonunu yaşabilir..
Benim isteğim iyi anlaşmaları yönünde tabiki ama Ata Demirer gerçekten geri dönüyorsa, Dizi tadından yenmez valla :)
Bekleyelim ve Görelim..
İyi Günler.

Ya ortada dolaşıyordu, Bir Josico transfer dedikodusu.. Pek takmadım yalan haberdir diye ama bugün daha şimdi haberim oldu ki; Meğersem Fenerbahçe hemen attırmış imzayı ve resim bile çektirmişler yahu :)
Bana göre çok büyük transfer yaptı Fenerbahçe.. Dile kolay Villareal'in kaptanını transfer ediyorlar, Ee boru değil hani :)
He derseniz ki 33 yaşında bu Josico, Fener'de napabilir ki ?
Bu sorunun cevabı olarak Maldonado'dan daha çok iş yapar diye cevaplamak istiyorum. Sonuçta adam Avrupa Futbol anlayışını benimsemiş ve bu denli tecrübeli biri..
Bence mükemmel bir Transfer oldu bu, Tebrik etmek gerekiyor Fenerbahçe'yi..
Peki Josico Kimdir ?
Tam ismi Jose Joaquin Moreno Verdu olan Josico 6 Ocak 1975'te Albacete'nin Hellin köyünde dünyaya geldi. Futbola 1994 yılında Artistico Hellin takımında başlayan İspanyol oyuncu profesyonelliğe ise Albecete'de adım attı.
Oynadığı takımlar hakkında daha fazla bilgi almak istiyorsanız Tıklayın.

Bugün Micheal Jackson ( Maykıl Ceksın xD ) 'ın doğum günü. 50. yaşına giriyormuş. Bugün akşama kadar MTV-Tr 'den Maykıl Ceksın'ın en sevilen kliplerini izleyebilirsiniz. Nice yıllara Maykıl Ceksın. Bi mesajım var Maykıl'a : O kadar estetik yaptırdın, insanlıktan çıktın. Haberin va mı? ( xD ) Maykıl'ın birkaç fotoğrafı :

Çalıştığım penguen hastanesinde başıma gelen ilginç ve komik bir olayı açıklamak istiyorum:
Bir gün odamda asistanla birlikte laflarken bir penguen yanımıza geldi.
(H:Hasta,B:Ben,A:Asistan)
H:Buramda bir ağrı var doktor bey.
B:Nasıl bir ağrı?
H:Sanki bıçak saplanmış.
B: (Asistana dedim ki)X-Ray, penguen röntgen, kan tahlilleri için bir reçete yaz.
A:Buyurun. Yarın saat 9:00’da bu hastaneye röntgen çektirmeye geliniz. 12:00’dan sonra röntgenlere bakıyoruz. İstediğiniz zaman gelirsiniz.
Hasta teşekkür ederek oradan ayrıldı. Ertesi gün röntgenleri getirmeye geldi. İyice bir baktım.Hiç sorun yoktu. Karnının ağrıdığı yerde hiç bir şey de yoktu.
B:Bu acı ne zamandan beri var?
H:2 ay oldu.
B:Neden daha önce gelmedin?
H:Daha önce bunu basit bir karın ağrısı olarak tanımlıyordum. Sonra korktum ve size başvurdum.
Büyütecimle röntgeni incelemeye başladım. Bu olay iyice garibime gidiyordu. Ve karnının ağrıdığı yerde bir çizgi gördüm.
B:Karnın ağrımadan önce birşey yedin mi?
H:Evet. Bir partiye gitmiştim.
B:Karnındaki şey bir tabağa benziyor.
H:Çünkü o gün lazanya yemiştim. Lazanya çok yapışkandı. Ama nefis görünüyordu. Lazanyayı yiyemiyordum,dediğim gibi çok yapışkandı. Ben de tabağıyla yuttum.
Daha sonra bu kişinin deli olduğunu(Benden daha fazla hem de J ) ve kıyakla taburcu edildiğini anladım.Çünkü Penguen Deliler Hastanesinde kaydı vardı.Tabağı dik çevirip penguenin ağzından çıkardık,ilaçlar da yazdık.
Bu kıssadan alınacak hisse nedir doktor?
Sakın lazanya yemeyin.Mideye yarar,ama kafaya zarar.
Deli doktorunuz,Dr.Sphenis
Merhaba. Ben Dr.Sphenis. Yani İpek. Düşüngeç ailesine yazar olarak katıldım. Bir penguen cerrahıyım ve aynı zamanda delinin tekiyim. Ameliyat zamanlarında normal bir Dr.Sphenis iken,diğer zamanlarımda deli bir doktor oluyorum. Bana merhaba deyin, korkmayın,ben ısırmam :P . Ben en sondaki Spheniscus penguenlerinin doktoruyum. Adım da buradan geliyor haliyle.Yok mu bana bir merhaba diyen?
Şimdi adım neden Sphenis? Kendime bu adı koyarken düşündüm. Vikipedi sağolsun,bu adı seçtim :D
Şimdi. Penguenler kuşlar sınıfından geliyor herkesin bildiği gibi. Bunu kanıtlayan, çok konuşan gagaları var haliyle. Kuşlar sınıfına Aves deniliyor.Takıma Sphenisciformes, familyaya da Spheniscidae deniyor.
Ve penguenlerin cinsleri de var:
Beşiktaş Zayıf rakibini zaten deplasmanda 2-1 mağlup ederek bir sonraki eleme maçına çıkmayı garantilemişti.
Fakat İnönü'de de gövde gösterisi yapmayı tercih eden Beşiktaş, Siroki Brijeg takımını 4-0'lık skorla devirdi.
Maçın Gollerini: Uğur İnceman - Serdar Özkan - Bobo ve Tello (Beşiktaş) attı.
Dediğim gibi sadece şov adına yapılan maçta Beşiktaş görevini yerine fazlasıyla getirdi. Bu yüzden Beşiktaş'ı ve Taraftarını kutluyorum.
İşte Maçtan Birkaç Kare Resim:


Saygılar..
Arkadaşlar şimdi size Toplistlere neden site eklememiz gerektiğini açıklıyacağım:
DüşünGeç Farkıyla..
Yeni bir site yada Blog kurdunuz ve bunun Google tarafından daha çabuk farkedilmesini istiyorsanız aşağıdaki önerdiğim Toplistlere sitenizi kayıt ettirebilirsiniz:
Zirve100 Pagerank Değeri 4
Favorisiteler Pagerank Değeri 4
Hitturk Pagerank Değeri 3
KralToplist Pagerank Değeri 3
Toplistim Pagerank Değeri 3
Yukarıda gördüğünüz gibi önerdiğim Toplistlerin Pagerank değerlerini de yanında eşantiyon olarak vermedim tabiki :)
Bu yüksek pageranklı toplistler sayesinde siteniz değer kazanacaktır ve bu Toplistlerden sitenize Ziyaretçi gelecektir.
Bunun için tek yapmanız gereken verdiğim adreslerden "Site Ekle" diyerek sitenizi kayıt ettirmek. Tabi karşılık olarak sitenize bir kod eklenmesi istenebilir.
Unutmayın ki herşeyin fazlası zarar olduğu gibi Toplist'inde fazlası zarar :) Şimdilik bu 5 Toplist işinizi görecektir. Bir sonraki yazımda sitenizi yada Blogunuzu eklemeniz gereken kaliteli Dizinleri göstericem.
Kolay Gelsin.

Merhaba arkadaşlar, bugün siz blog yazarları için Backlink kazanma yollarından bahsedicem. Bunun için öncelikle acemiler için Backlink nedir sorusuna değinelim:
Backlink: Türkçe anlamıyla Geri Bağlantıdır. Bu sizin sitenize başka bir sitenin verdiği Bağlantıdır kısacası..
Peki Backlink Alıp Napıcam ?
Backlink alarak birçok yoldan Blogunuzu güçlendirebilirsiniz. Mesela Pagerank (PR) değerinizi artırmak için Başka Bloglardan Sizin Blogunuza Geri Bağlantılar (Backlink) almanız gerekir. Örneğin; Sizin içeriğiniz Futbol olsun. Futbolla ilgili yazılar üretiyorsunuz ve bu alanda daha üst sıralarda olmak istiyorsunuz Google Amcanın gözünde :)
İşte bunun için Sizin içeriğinizle, yani Futbol ile ilgili yazılar yazan bir başka Blogun sahibiyle irtibat kurup, karşılıklı Link Değişimi yapmak istediğinizi belirticeksiniz. Aynı içerikli bloglarla yapılan link değişimleri Pagerank Yükseltme açısında birinci dereceden önemlidir.
Mesela Orjinal içerikler üreterek oluşturduğunuz bir Blogunuz var. Bu Pagerank güncellemesinde muhtemelen PR'niz 2 veya 3 olma ihtimali çok yüksektir. Ama bu dediğim gibi içeriğinizle aynı olan bloglarla yaptığınız link değişimleri sayesinde, PR 0 iken Güncellemede PR 4 bile olabilir.
Şimdilik sadece işin detayını anlattım. Bir sonraki yazımda .edu ve .gov uzantılı Bloglardan nasıl Backlink alacağınızı ve ne işe yaracağını anlatıcam.
Kolay Gelsin.

Bu Blog Tanıtım projemi bir türlü rayına oturtamadım. Ama bundan sonra 2-3 günde bir bu tanıtımları gerçekleştiricem. Bu sefer ki Tanıtıma Değer Blog olarak EmreZeyin'i seçtim.
Her ne kadar kendisine Blogunun Tasarımı konusunda memnun olmadığımı söylesem de, O yine bildiğini okuyor malasef :)
Şimdi diceksiniz ki, E madem Tasarım fiyakalı değil neden ozaman tanıtıma değer blog diyorsun ?
Hemen cevabımı yapıştırayım; Tasarım yönünden bana göre daha çok çalışılması gerekiyor fakat İçerik yönünden zevkli ve bilgilendirici olduğu için Tanıtıma Değer diye düşündüm. Ne demişler Göz görmeyince Gönül katlanırmış (Ne alakaysa Artık).
Emre arkadaşım genç yaşına rağmen Web bilgisi yerinde olan ve bu yolda ilerleyen bir Nefer olarak görüyorum. Tabi bu teorimi destekleyecek yazılara sahip Emre :)
Her ne kadar "Kafasına göre takılan blog" Sloganıyla hareket etsede, bana göre öyle çokda kafasına göre iş yapan biri değil :)
Özellikle Blogger Eklentileriyle ilgili yazılarını takip ediyorum. Ama ona tavsiyem, bu bilgilerini Resimli anlatımlarla güçlendirmesi ve daha fazla görsellik eklemesi..
Çünkü benim düşünceme göre Anasayfadaki son yazıların en az birinde Görsellik niteliği taşıyan; Resim, Gif yada Video olması gerekiyor :)
Ama neyseki yazılarını kısa tutarak, bu açığını kapatıyor.
Şimdilik bu kadar söyleceklerim. Ama daha fazlası için gidin görün bu Blogu diyorum, Okadar :)
Emre Zeytin'in Bloguna Buradan Ulaşabilirsiniz.
Arada sırada böyle güzel Mim'ler almak insanın yazma isteğini artıyor valla :)
Bu seferki Mim Tamkarışık'dan geldi ve benimde cevap verme isteği duyduğum bir Mim oldu.
Şimdi öncelikle Blog Yazarı niçin yazar ?
Tabiki karşılıksız yazar ve yazılarını okuyucusuyla paylaşır. Bunlar ister Bloglarına Başka site yada Blogların Ücretli reklamını alır, isterse de Diğer Reklam programlarının sunduğu reklamları koyar (Google Adsense, ReklamStore) ve Blogundaki Emeklerinden Gelir elde etmek ister.
Bunlar gayet doğal ve tartışma gereği olmayan konular. Fakat Reklamları Ziyaretçinin gözüne sokan yazarlar hakkında bir Dur denilmesi gerekli tabiki..
Benden bu kadar..
Mim'i Emre Zeytin'e paslıyorum.
Kolay Gelsin ;)

Demin Okuycan, Yani Yasin kardeşimin yolladığı linkten bir Fragman izlememi istedi. Bende böyle şeylere pek meraklı olduğumdan hemen girdim baktım :)
Aman Allah'ım oda ne ?
Hızlı ve Öfkeli 4, Hemde Vin Diesel oynuyor :)
Laf aramızda Riddick karakterinden ve Komando Dadı filminden hayranlığım doğan bir Heriftir o yahu :)
Neyse söylenecek daha çok var belki ama şimdilik sizi Fragmanla başbaşa bırakmak gerekli..
Yasin'den öğrendiğim için bu haberi direkt onunla muhattap edicem sizi;
Fragmana Buradan Ulaşabilirsiniz.
| Maviliklere Doğru | ||||
|---|---|---|---|---|
| | ||||
| Yönetmen | John Stockwell | |||
| Yapımcı | David Zelon | |||
| Senaryo yazarı | Matt Johnson | |||
| Oyuncular | Paul Walker Jessica Alba Scott Caan Ashley Scott Josh Brolin James Frain | |||
| Yapım yılı, ülkesi | 2005, ABD | |||
Beni az da olsa tanıdınız. Kafama esince veya sizlere birşeyleri bildirmek isteyince yazıyorum. Şimdi size bu akşam Tv'de ilk kez yayınlanacak olan Maviliklere Doğru(İnto the Blue)
kesinlikle izlemenizi söylüyorum.
Gerçekten başyapıt olarak tanımlanamasa da gerçekten büyük film. Ben bu filmi 3 defa seyrettim. Çok film seyrettim belki ama ilk 3 sıralaması yapsam en fazla 2. olur bu film. Filmden birkaç kare :





Filmin Fragmanı :
http://www.sinemalar.com/fragman/1148/Maviliklere-Dogru/
FİLM BU AKŞAM ( 28 AĞUSTOS PERŞEMBE ) 20:45 'te KANAL D ' de... Kesinlikle izleyin. Arada öpüşme sahenleri var ama o kadar olay arasında sakinlemek için gerekli. :) İzlerseniz pişman olmazsınız...
İyi günler.
İşte Fenerbahçe, İşte Şampiyonlar Ligi, İşte Türkiye'nin gururu..!!!
Bugünkü yaptığım bütün tahminler doğrulandı. Şükrü Saraçoğlunda yine geçit vermeyen Fenerbahçe Bu Galibiyetle Gruplara çıkan taraf oldu.
Maçın Gollerini; Semih Şentürk ve Alex (Fenerbahçe), Tosic (Partizan) attı.
Bakalım Aragones Grup maçlarında da aynı performansı gösterip, Sarı Kanarya'yı geçen sene gibi çeyrek finale yada daha yukarısına çıkartabilecek mi..
İnşallah herşey daha güzel olacaktır bu dakikadan sonra :)
İşte o Maçtan Bir iki kare fotoğraf:

Bugünkü yazımda belirtmiştim Galatasaray'ın durumunu ve dediğim oldu.
Bükreş aslında hakettiği bir galibet aldı. Bunu zaten Galatasaray deplasmanında ispatladılar ve burada kendi seyircisi önünde de maç nasıl alınır gösterdiler.
Maçın tek golünü Nıcolita attı.
Futbol böyle işte, naparsınız..
Ben bütün Galatasaray Taraftarına geçmiş olsun diyorum. Ama şampiyonlar liginde 2 Türk takımını görmek isterdim doğrusu..
İşte Maçtan Bir iki kare fotoğraf:

-meltem benimle çıkar mısın?
-hayir salak
-tamam meltem simdi git ve beni yanlizligim ile yanliz birak
2. kivrak modeli
- meltem benimle cikar misin
misal iki biletim var ateslerin dansi'na?- hayir salak
- aa simdi hatirladim
hülya'ya soz vermistim... oteki sefere insallah...3. tehdit eden modeli
- meltem benimle cikar misin?
- hayir salak
- e o zaman ben gidip hülya'ya bi sorayim...
4. anlamaz modeli
- meltem benimle cikar misin?
- hayir salak
- o zaman
askim
ilk olarak ateslerin dansi'na gidelim mi...- geri zekali misin nesin ya
hayir dedim...- tamam
onlerden almaya calisirim... yemek de yeriz di mi hayatim
show'dan once...- harbiden salaksin ya
sana adimi soyledigime inanamiyorum...- evet askim ya
ismin cok guzel...5. güner ümit modeli
- meltem benimle çıkar mısın?
- kesinlikle hayır.
- kesinlikle hayır dediniz kaybettiniz
puanlar kırmızı masaya..6. - meltem benimle cikarsin mi ?
- bilmem.. sence cikar gibi duruyomuyum ?
- walla galiba cikarsin.. ama emin degilim.. hadi bi aciklik getir su konuya
- hayir salah hayiiiiiiiir !
- bunu evet olarak kabul ediyorum
- sertan bu kadar salak olmayi nerde ogrendin ?
- her gun 1 saat calistim duzenli.. cok zor olmadi..
- hmmm
7. sartlanmis model
-meltem benimle cikar misin?
-tabi neden olmasin
-sen kaybettin kizim
seni sevmistim halbuki-???
8. redden sonra karizmayi cirkeflesmekte arayan model
-meltem benimle cikar misin?
-hayir salak
-ben seni deniyordum zaten..kabul etseydin üstüne beton dokerdim senin..
9. esprituelim ben modeli
-meltem benimle cikarmisin?
-hayir salak..
-peki sen asansorle cik ben yetisirim
10. oha artik modeli
- meltem benimle cikarmisin?
- hayir salak..
- tamam boşanıyoruz o zaman.
11. psikolog modeli
- pelin benimle çıkar mısın?
- hayır salak.
- tabii
sana hak veriyorum. daha önceki ilişkilerinde yüreğine aldıın yaralar seni korkutan. sanırım biraz zamana ihtiyacın var. lütfen biraz düşün.12. iyimser model
-burcu benimle çıkar mısın
-hayır
-ama asla demedin
demek ki hala umut var?
-???
13. ulasamadıı ete mundar diyen kedi modeli
-fatmagül benimle çıkar mısın?
-hayır!!!
-aman zaten sen de kendini bulunmaz hint kuması sanıyosun çillisin
çirkinsin ıyyyy14. bir arkadas ortaminda ise
- meltem benimle cikar misin ?
- hayir salak.. !
- peki
kacta aliyim seni o zaman ?- ulan cikmam dedim..
- peki saat 8 de gorusurus askim..
15. -benimle cikar misin meltem?
+hayir
-hahah... bir an icin benimle gercekten cikabilecegin ihtimalini dusundun degil mi? itiraf et?
16. -benimle cikar misim meltem?
+hayir
-olm ben size dedim anlar dalga gectigimizi diye
17. - benimle çikar mısın meltem?
+ ahh
elbette hayatım...- adisin meltem! şurada iki satir karizma yapacaktım
içine ettin!!18. - gerçek misiniz?
+ yuh... bu devirde?
- en iyi bunu bulabildim...
+ olmamış ama.
- ne yani benimle çıkmaz mısın?
+ hah hah hayyy... gülünç olma.
- peki o zaman... eee... ben duman'ın vokalistini tanıyorum.
+ eee?
- tamam... bi saniye... başka bi tane buliym... hah! ateşiniz var mı?
+ yemezler...
(dış ses): rocco! gel evladım hadi gidiyoruz...
+ neyse ben gideyim.
- ne?! rocco mu?! ama şey... seviyeli bi sohbete ne dersin?
19. türk filmi modeli:
-meltem benimle çıkar mısın?
-hayır abuzer!
-bir gün karşına çıkıcam
diyeceğim ki fakir ama onurlu bir genç vardı... anlıyo musun!-tabiiii
20. romantik model:
-meltem benimle çıkar mısın?
-olmaz berke!
-oysa pembe panjurlu evimizde
gece pencereden yıldızları seyrederek bir ömür geçirmek isterdim seninle...-bak seeen...
21. - meltem biliyorum benden once 20 kisi sordu ama...
- hayir!
- hata ediyorsun
ben olsam benle cikaridim.- zaten senle ancak senin gibi bi moron cikar cevdet.
- meltem
bence sen erkekten anlamiyorsun.22. - meltem biliyorum benden once 67 kisi sordu ama...
- hayir!
- hata ediyorsun
ben olsam benle cikaridim.- zaten senle ancak senin gibi bi moron cikar cevdet.
- meltem
bence sen erkekten anlamiyorsun.23. yalanci model
-baba nooldu ne dedi kiz?
-abi simdi gittim basladi ask mesk duygusal duygusal konusmaya
yok bana cok deger veriyormus
yok baglanmaktan korkuyormus... benide bilirsiniz gelemem oyle ince muhabbetlere. "yürü kizim" dedim. naza cekiyo iste...
-o zaman bitmis o is abi
kiz hasta..-yok baba istemem artik zaten sogudum birden.
24. -meltem .. bişi söyliycem.. seni seviyorum
-ay.. memet olmazki biz arkadaşız
-ben çıkalım demedimki zaten
25. once kalabalik bir ortama gidilir hatun ile birlikte orada ;
-meltem benimle cikar misin?
-hayir salak!
-ya kizim yeter yaaa cikmiyorum iste
biktirdin 3 aydir cik - mi -yo -rum seninle zorlami yani.(bu kisimbagirarak ve gercekten sinirlenmis bir sekilde soylenir).
26. iki samimi arkadas yolda efendi efendi yürümektedir. erkek kisi birden patlar:
- meltem benimle çıkar mısın? aşıım sana!
+ [dumur!] ne? eheh.. saka yapıyorsun değil mi
ciddi değilsin?- [reddedildiğini anlayan bahtsız genç] ee.. oo.. tabii canım. haha
ciddi mi sandın? haha.. ben aşık olmam ki robotum ben. yok duygularım.27. - meltem benimle çıkar mısın?
+ hayır.
- hayır deyişine bayılıyorum. ee
benimle çıkacak mısın?+ hayır!
- süpersin ya. şu 'hayır' deyişini duymak için ölene kadar sorarım valla bu soruyu eheh..
28. bir arkadaşım anlattı.. yaşanmışmış... cafe ortamında er kişi hoşlandıı kızın masasına gider ve olaylar gelişir...
-meltem benimle çıkar mısın?
-hayır salak!
(er kişi masaya elini vurur ve hızla kalkar
tüm cafe nin bakışları üzerlerindeyken..)-aldıracaksın o çocuğu dedim sana!!
-ha?
ney?!
ama??! ne çocuğu... (kız kimi inandırsın artık o ortamda...)(er kişi hızlı adımlarla uzaklaşır..)
29. yeşilçam üstü az hollywood modeli:
- hülya benimle çıkar mısın?
- ama ediz nasıl olur? ben zengin bir kızım sen ise fakir? bu imkansız bi aşk kuzum?
- nolcak lan
arwen aragornla çıkıyo ya... o daha imkansız.- oha ediz ne kadar kültürlüsün
yoksa çıksam mı acaba?- hadi lennn!!

Dün televizyon izlerken denk geldim de, yaz tatiline giren Esra Erol yeni sezona fırtına gibi başlamış :)
Ne zamandır düşünüyorum, Desti İzdivaç programına katılsam mı diye..
Tabi kısmet bulmak için değil, Direkt olarak Esra Erol'a Evlenme teklif etmek için :)
Kendisi biraz sert görünüşlü, yani patlamaya hazır volkan gibi duruyor. Bir laf etsen sinirlenip çakıcakmış gibi ağzına :) Ama onun bu hali çok hoşuma gidiyor zaten.
Bu ara televizyon izlemiyorum ama geçen sezonda 2-3 saat sırf onun programını izlemek için Telefonumdaki çalar saati ayarlıyordum. Hey gidi günler heyy :)

Galatasaray sonunda aradığı forveti Lyon'da buldu. Sarı Kırmızılı yönetim Milan Baros için Lyon'a 7 Milyon euro bonservis bedeli ödediği açıklandı. Baros'a ise yıllık 2 milyon euro vereceği söylendi.
Peki kimdir bu Milan Baros ?
8 Ekim 1981 Doğumlu olam Milan Baros, 1.87 boyunda.
Çek milli takımında da oynayan Baros'u Çoğu kişi İngiltere Premier Liginden hatırlayacaktır.
Bana göre aman amanlık bir golcü kimliği yok. Zaten bunu geçmişte forma giydiği kulüplerde de belli etmiş. Ama genede Galatasaray için yararlı bir transfer olacağına inanıyorum.
Sarı Kırmızı Taraftarları kutlarım.
Her iki takımımızda bu akşam Şampiyonlar Ligi Gruplarına girebilmek için çok önemli bir sınava giricekler..
Fenerbahçe Partizan deplasmanın aldığı gollü beraberlik ile şuan çok avantajda, Birde Şampiyonlar ligindeki Evsahibi maçlarını hatırlarsanız Fenerbahçe Şükrü Saraçoğlu'nda ezici bir galibiyet alabilir.
Öte yandan Galatasaray'a baktığımızda, ne yalan söyliyim durum hiçe iç açıcı gözükmüyor. Nasıl olduysa Ali Sami Yen'de Gollü beraberlik alan cimbom, Bükreş deplasmanında çok zorlanıcak gibi gözüküyor.
Ama işte bu futbol öyle birşey ki, heran herşeyin değiştiği ve hiçbir takımın rehavete kapılmaması gereken bir dünya..
Takımlarımıza Bu Akşamki Zorlu Sınavda Başarılar Diliyoruz.
Kanal D 'nin fırtına gibi devam eden dizisi Küçük Kadınları izlemeyen ev kadını yoktur herhalde :)
Ama bende arada bakmıyor değilim hani.. Bunun sebebi tabiki Hande Soral.!
Şuan bir dizide gördüğüm en çocuksu, en masumhane, en sempatik, en şeker, en tatlı, en güzel Oyunculardan biri olarak görüyorum kendisini :)
2-3 bölümünü izlememe rağmen hayranlığım kat ve kat artmış durumda..
Bu sebeple Blogumda onun resimlerine yer vermek istiyorum..
Buyrun Hande Soral Resimleri:




Temanın yapımcısı: Ecnes
Temanın Ana Sayfası: Ecnes Damai 1.0
Temanın Türkleştirmesi:KarUser
İndir // Download
Merhaba arkadaşlar,
Bi haftadır hiç yazı yazmadım. Neden derseniz canım istemedi. :) Bu sabah internet haber sitelerinden birinde bu haberi gördüm. "Hava ve elektirkle çalışan arabalar geliyor" yazıyordu. Bi baktım yapmış adamlar bu olayı. Bir resmi sizlerle paylaşmak istedim.
Haberin tamamı için :
http://www.timeturk.com/Hava-ve-elektrik-ile-calisan-arabalar-geliyor!-21482-haberi.html
İyi günler. :)
Paskalya adası herzaman bu gezegen üzerindeki en gizemli yerlerden biri olarak kabul edilmiştir. Güney Pasifik'te Şili ve Tahiti'den (en yakın yerleşim merkezleri) yaklaşık 2000 mil uzakta bulunan bu ada ulaşılması kolay bir yer değildir. Adayı keşfeden ilk avrupalı Hollanda'lı bir amiral olan Jakob Roggeveen'di; Roggeveen adayı 1722 yılının Paskalya döneminde keşfetti ve adaya bu ismi verildi. Arkeologlar Polinezyalıların adayı M.S. 400 yılında keşfettikleri konusunda kanıtlar olduğunu söylüyorlar ve bilimadamlarının çoğu bu görüşe katılıyor olsada, bazıları gerçekte adaya ilk yerleşenlerin Güney Amerika halkı olduğunu düşünüyor. Kon-Tiki'nin yazarı olan Thor Heyerdahl adadaki heykellerin (moai olarak bilinir) Peru'daki taş işçiliği ile olan benzerliği nedeniyle adaya ilk yerleşenlerin Peru'lu oldukları teorisini ileri sürdü. Adadaki moailerin büyüklüğü birkaç ton ağırlık ve 12 m uzunluktan yaklaşık 220 m uzunluk ve 150-165 ton ağırlığa kadar değişiyor. Bugüne kadar bilimadamları adada bu tip 887 heykel olduğunu saptadılar; heykellerin ortalama ağırlıkları 13 ton ve ortalama boyları 39 m'ydi. 887 heykelden sadece 288'i şu anda bulundukları yerde durmaktadır; diğerleri ya taş ocağında ya da taşınma sırasında adaya saçılmış halde bulunmaktadır.
Bugün, Paskalya adası'ndaki ülkeye, halka ve dile yerlileri tarafından Rapa Nui adı verilmektedir. Adada yaşayan insanlar bugün bile deşifre edilemeyen ve Rongorongo adı verilen yazılı bir dile sahipti. Bu dilde yazılmış sadece 26 tahta tablet bulunmaktadır ve anlamları henüz belirlenmemiştir. Ayrıca adada kuşları ve erken dönemde yerleşen halkı betimleyen pek çok petroglifler (taş üzerine oyma resimler) bulunmaktadır. Bunlar hayatta kalan nesillerin nasıl yaşadıklarını ve günlük yaşamda neler yaptıklarını gösteren bir günce gibiydi. Paskalya Adası'ndaki büyük gizemlerden biri insanların neden bir anda moai inşa etmekten vazgeçtikleridir.
Bilimadamları adanın nüfusunun son çok fazla arttığını ve bunun ekosistemde genel halkı beslemeye yetmeyecek kadar büyük bir hasar oluşturduğu teorisini ileri sürmektedir. Kanıtlara göre daha sonra Paskalya Adası'nın yerlileri kanlı bir iç savaşa sürüklendiler; bazıları bu iç savaşın yamyamlık ile sonuçlandığına inanmaktadır. Bu sırada tüm heykeller ada halkı tarafından yerlerinden söküldü; arkeologlar moaileri ancak yakın bir zamanda ayağa diktiler. BBC'nin websitesindeki bir makaleye göre (www.bbc.co.uk) adaya Batılılar tarafından getirilen çiçek ve frengi gibi hastalıklar ve kölelik yerli halkın nüfusunu 1877 yılında 111'e düşürdü. Adanın Şili tarafından 1888 yılındaki ilhakından sonra ise nüfus bugünkü yaklaşık 3800 rakamına ulaştı.

Vanity Fair dergisi, Eylül sayısında usta fotoğrafçı Mark Seliger'in sanat alanındaki 25. yılını kutluyor.
Peki bundan bizene mi diyorsunuz ?
İşte en can alıcı kısmı; Dergi için özel bir çalışma yapan Seliger kurban olarak Brad Pitt'i seçmiş :)
Brad Pitt herhalde Popüler Erkek olmaktan sıkılmış ki, birazda Böyle dikkat çekmek istemiş olsa gerek..
Bu durumu en iyi özetleyen bir sinema Repliğini uygun gördüm:
"Naptın Sen Yiğen Yaov.!"
Naptın kendine böyle Pitt, Değermiydi yahu ?
Laf aramızda hiçte fena olmamış hani.. Adamda fizik 10 numara Maşallah :)
Yeter artık.!
Türkiye'de son 4-5 yıldır her Razaman öncesinde bu tartışma yapılıyor. Ramazanda Cinsellik günah mı ? Orucu bozar mı ?
Bi kere oruçluyken bunu düşünmek bile günah bence, birde bunu uygulamalı yaparsan daha da günah. Şimdi sen bunu düşünemicek kadar öküzsen (afedersiniz) tuttuğun orucu kimin için tuttuğunu da bilemezsin. Haksızmıyım ?
İftar'dan sonra Sahura kadar ne halt yiyorsan ye Kardeşim.
He dersen ki; Ramazan'da cinsellik günah, ben bunu bilir bunu konuşurum. Ozaman Ramazan bitene kadar uslu uslu oturursun yerinde.
Anlatmak istediğimi anladınız galiba ? Bunları herkes bilicek kapasitede diye düşünüyorum. O halde bunu tartışmanın amacı nedir ?
Bak gene sinirlendim yahu :)

Evet yanlış duymadınız. 24 Ağustos'a kadar derlenen arama verilerine göre, 2008'de internetteki arama motoru Google'a "Porno" kelimesini yazan ülke Türkiye oldu. Erler Film Gururla Sunar :)
Türk erkekleri ne kadar Abazan olduklarını bu test ile bir kez daha kanıtlamış oldular :)
Sizin fikriniz nedir bilmiyorum, fakat internette porno kelimesi bile olsa Türkiye'nin birinci olması beni gururlandırdı desem çok mu abes kaçarım :)
Ama Türkiye bu kelimede profesyonel sayılacak kadar önde duruyor. Bakın şu istatistiklere;
Porno Kelimesinde:
2004'te Türkiye İkinci sırada..
2005'te Türkiye Yine İkinci sırada..
2006'da Türkiye Birinci Sırada..
2007'de Türkiye Üçüncü Sırada..
2008'de Türkiye Gene Şampiyon :)

Dün akşamki Lost merakım yüzünden Sürekli takip ettiğim Futbolig'i kaçırdığıma inanamıyorum.
Oysaki konuşulacak okadar çok konu ve haber vardı ki bu haftaki maçlarda..
Ama ben unutkanlığım sonucu bu haberlerden, En kötüsü Ertem Şener'in o süper yorumlarından mahrum kaldım.
Hatta öyle bir unutmuşum ki, daha şimdi aklıma geldi Futbolig'i kaçırdığım.
Bende dedim bari bloguma yazayım da bunu, bir daha unutmam kulağıma küpe olur :)
İbo Show'un geçtiğimiz programına İsmail Türüt katılmış ve İbrahim Tatlıses ile keyifli bir diyaloga girmişler. Mış mişli konuşuyorum çünkü ben şahsen izlemedim. İbrahim Tatlıses: Festival, kültür, barış ve kardeşlik geceleri yapıyoruz' diyerek 'Neydi ya gerisi? İsmail Türüt: Peki parayı cebe nasıl indiriyorsun? Nasıl olacak bu? İbrahim Tatlıses: Valla İsmail, sen nasıl indiriyorsun biz de öyle indiriyorum yani İsmail Türüt: Ben bir b.k indirmedim. İbrahim Tatlıses: Hişş pardon, oğlum lan... Tüüü Allah cezanı verecek senin İsmail Türüt: !!! Vallahi ya.. Ben bir şey indirmedim. Parayı sen indiriyorsun..
Neyse işte bunlar hararetli bir tartışma içine girmişler ve ortaya şu diyaloglar çıkmış:
Şimdi soruyorum size; Canlı yayında küfür başlığı atılacak kadar büyük bir olay mı bu ?
Peki Afedersiniz Bok kelimesi küfür diye mi geçiyor ?
Ben mesela şahsen birçok programda veya dizide bu kelimenin kullanıldığına tanık oldum. Ama kimse kalkıpta bunlar küfür ediyor demedi. Yada RTÜK buna yasak getirmedi değil mi :)
Magazinciler artık ne yapıcaklarını şaşırmış durumdalar. Hayır Olsun..

Aslında bi kere bile izlemişliğim yoktur Lost'u, fakat dün akşam sezon finali varmış. Benimde yapıcak bir işim yoktu ve bir göz atmamanın sakıncası yoktur diye düşündüm.
Sadece sezon finalini izleyince tabi insan pek birşey anlamıyor. Ama anladığım kadarıyla Düştükleri ada Normal bildiğimiz adalardan değil. Birçok uçak ve gemi enkazı vardı izlediğimde..
Hiç keşfedilmemiş bir Ada ve düşen yolcuların sağlığının yerine gelmesi çok çok ilginçti. Sizin düşünceniz ne bilmiyorum ama ben bu tür mistik olayları araştıran ve bilgi sahibi olan birisiyim. Bu Adadaki ipuçları ve gelişen olaylar Bana Bermuda Şeytan Üçgenini hatırlattı.
Gemilerin ve Uçakların ilginç bir biçimde bu adada toplanması Bermuda Üçgeni hikayesinde vardır. Bir çeşit Zaman boyutunda yolculuk gibidir. Ayrıca yapılan araştırmalarda Bermuda Adalarının açıklarındaki denizaltında bulunan bir Kristal Piramit varmış ama fazla yaklaşılamamış..
Buraya yaklaşan bir Kanser hastası (BilimAdamı) denizden çıktıktan sonraki 2-3 gün içinde kanserden kurtuldugunu öğrenmiş..
Tabi bunlar Bermuda Üçgeni için geçerli, fakat dizideki olaylar bu anlattıklarımı destekliyecek nitelikte..
Neyse şimdilik beğenim bu diziyi ve 8 Eylül'deki yeni sezon bölümlerini kaçırmıcam.
Blogger bloglarınızdaki menüye Google'ın sağladığı bir haber metni koymak istermisiniz ?
Cevabı evet ise yapmanız gerekenleri açıklıyorum:
Blogger'dan kontrol panelimize giriş yapıyoruz ve vakit kaybetmeden Yerleşim'e geliyoruz. Burdan Gadget ekle diyoruz ve karşımıza gelen sayfadan Haber Filmi başlığını seçiyoruz.
Bundan sonrası çok keyifli, Başlık'dan istediğiniz bir kelimeyi yazıyoruz (Örn: Güncel Medya). Hemen altında sıralanmasını istediğimiz haber seçenekleri var. O bölümde hazır olarak Apple, Google, Microsoft gibi terimler vardır ve ona göre Google bulduğu kaynaklardan metinleri aktarır.
İşte buraya blogunuzun konusuna uygun bir haber kaynağı oluşturmak için kelime yazıcaz. Mesela Blogunuz futbollamı ilgili, o halde oraya sadece futbol yazın. Bu sayede Google Ajansspor gibi sitelerden güncel haberleri verecektir.
Sonra tabiki Kaydet diyoruz ve tadını çıkartıyoruz :)
Sorun falan olursa bu başlık altından yorumunuzu yazabilirsiniz.
Bu aralar yeni birşeyler yapmayı düşünürken aklıma hoş bir aktivite geldi:
Biliyorsunuz ki ortalık Alıntı yaparak biryerlere gelmeye çalışan Bloglar'la doldu taştı. Tamam Alıntı yapılabilir (kaynak belirtilmek şartıyla) fakat 10 yazı yazıyorsan en az 1'i alıntı olmalıdır. Sen tutup blogunda 10 yazının 8-9 tanesini alıntı yaparak yazı eklersen bir yerlere gelmen mümkün olur mu ?
Bunun için artık bilinçli blog okurları, hangi blogun alıntı hangisinin orjinal içerikli olduğuna karar vermekte zorlanıyor. Bunu önlemek için bir banner yapmaya karar verdim. (Örnek Sağ menüdeki gibidir.)
Eklenmesi Gereken Kod (200x210) :
<a href="http://www.dusungec.com/2008/08/calinti-icerige-hayir.html"><img src="http://img364.imageshack.us/img364/7160/alntdrnd1.jpg"/></a>

Eklenmesi Gereken Kod (140x125) :
<a href="http://www.dusungec.com/2008/08/calinti-icerige-hayir.html"><img src="http://img137.imageshack.us/my.php?image=dngehx9.jpg"/></a>
Bu Banner'ı beğenip beğenmemek size kalmış. Eğer bu Banner'ı blogunuza eklicekseniz, Lütfen içeriğinizin orjinal olduğundan emin olun. Boş yere süs olsun diye eklemeyin..
Not: Kodun Linkini değiştirmemeniz gerekmektedir. Bu banner'ı görüp kendi bloglarına eklemek isteyenler olacağından dolayı link olarak bu yazıya yönlendirme yapılmaktadır. Aksi takdirde Banner'ın yapımı bana ait olduğu için İnternet Yasalarınca sitenize ceza verilmesini sağlayabiliriz.

Dün gece günlerdir hasret kaldığım Futbol maçlarına sonunda kavuştum. Hemde mükemmel maçlarla..
Bende bunu tabi Blogumda paylaşmaktan hiç çekinmedim. Belki son 5-6 yazım sadece futbol maçlarıyla ilgiliydi ama okadar hasretten sonra buna değerdi diye düşünüyorum :)
Bunların içinde en etkilendiğim maç hiç şüphesiz Real Madrid - Valencia maçıydı. En hayal kırıklığı yaratan maç ise Fenerbahçe'ydi ne yazıkki..
Genede müthiş bir futbol keyfi yaşadık..
Bütün takımlara başarılar diliyorum..
İspanya Süper Kupasında, Süper bir sonuç çıktı ortaya :)
Süperde lafmı, inanılmaz...
Maçın başlarında 1-0 öne geçen Valencia, Madrid'den Vaart'ın kırmızı kart görmesiyle daha da ümitlendi. Fakat Nistelrooy'un penaltıdan attığı golle eşitliği sağlayan Madrid'e bir kötü haberde Nistelrooy'un kırmızı kart yemesi oldu.
9 kişi kalan Madrid yılmadı ve inanılmaz bir şekilde 3 gol atmayı başardı. Maçın son dakikalarına 4-1 önde giren Madrid 90. dakikada Morientesin golüne engel olmadı ve skor 4-2 bitti.
Valencia adına tam bir felaket olan bu kupanın galiba Real Madrid oldu.
İşte o İnanılmaz Maçtan Görüntüler:



İtalya Süper Kupasının Finali 2-3 dakika önce belli oldu.
Maçın normal süresi 2-2 bitti ve Tek maç oynandığından uzatmalara gidildi. Buradan da eşitlik bozulmayınca 2-2 biten maç, en son olarak Penaltılara gitti.
Totti'nin kaçırdığı penaltı yüzünden İnter 6-5'lik penaltı sonucuyla Kupayı kazandı.
Maçtan görüntüler vermek isterdim fakat şuan için elimde bir kaynak yok. Artık yarın sabaha eklicem resimleri..
Birçok iddia'cıyı yatıran bir maç oldu bu sanırım :)
Kahrolsun Pkk 1. Seo Yarışması 27 Ağustos'ta biticek ve ben hala bi atak yapmadım. Zaten bazı şeyler yasak olduğu için pek seo yapamıyorum.
BlogSearch'da 1. sırada gelen Blogum Normal aramalarda 1. çıkmıyor. Bu durum biraz sinir bozucu oldu bende :)
Neyse artık bakalım neler yapıcaz son ataklarda..
Bu sezon için bir başka ümitli olduğum takım ise Beşiktaş...
Gerçekten Süper Lig bu sezon çok fena karışacak gibi gözüküyor. Her takımın büyük kozları var bu sezon, bakalım bizi neler bekliyor..
Maç için şunları söyleyebiliriz; Bu akşam gene Beşiktaşın kurtarıcısı mı desek, Koruyucu meleğimi desek bilmiyorum. Fakat Çarşı ona kısaca Bobo Diyor :)
Gene günü kurtardı Bobo...
Başka diyecek birşey yok. Bütün Beşiktaş taraftarını kutluyorum..
Antalyaspor - Beşiktaş Maçından Görüntüler:



Gökhan Ünal ile 10 numara transfer yapan Trabzon, bu akşam taraftarını sevince boğdu.
Özellikle Selçuk İnan'dan çok umutluyum. Genç yaşına rağmen sağlam bir performans sergilemişti geçen sezon. Gerçi Trabzon'un geçen sezonki durumuna bakıcak olursak durum pek de iç açıcı değildi. Fakat bu sezon için oldukça ümitliyim Trabzonspor'dan..
Zaten Gökhal Ünal ve Umut Bulut ikilisi varken sırtı pekde yere gelmez artık onların :)
Neyse bu akşamki maçın kahramanları Selçuk İnan ve Gökhan Ünal oldu. Oldukça iddialı olan Gökhan Ünal Trabzonspor forması altındaki ilk Lig maçında golünü atarak bunu ispatladı zaten :)
Bütün Trabzonspor taraftarını kutluyorum..
Trabzonspor - Ankaraspor maçından Görüntüler:


Bana göre en akıllı transferleri yapan Galatasaray Evsahibi olarak çıktığı maçta Denizlispor'u yerle bir etti diyebiliriz.
Cimbom tam bir takım olarak sahaya çıkıyor maçlarda ve bunun ödülünü fazlasıyla alıyor.
Özellikle yeni Transfer Harry Kewel 2 maçta gösterdiği klasıyla taraftarın kalbinde şimdiden taht kurmuş bile.
İnşallah bunu avrupada da devam ettirirler..
Neyse maçtan karelere bakalım biraz da :)


Arkadaşlar bilgisayarımıza şifre koyduk ve şifremizi unuttuk şimdi ne yapacağız? belki bunu bilmeyenler vardır diye anlatayım dedim..
=> Bilgisayarı açtık ve karşımıza şifre sorma yeri geldi.
Bu şifreyi kırmak için ctrl+alt+delete+delete (delete çift) yapınca karşımıza bir kutucuk geliyo.
Kullanıcı adı yerini silip oraya administrator yazıyoz ve şifre yerini boş bırakıp enter’liyoruz.
Bilgisayar açıldı..
Şifreyi değiştirmek için :
Başlat>Ayarlar>Denetim Masası>Kullanıcı Hesapları buradan şifrenizi değiştirebilirsiniz.(önceki şifreyi sormuyo)
Naptın Be Fener ?
Geçen Sezon ki gibi Fenerbahçe gene hüsranla başladı Lige. Peki ne oldu da böyle bir sonuç çıktı ?
Bu Feneri çözmek inanın çok zor. Ama şunu söylemek gerekirse, Parayla saadet olmuyor işte :)
Bas Bas paraları leylaya yaparsan, işte böyle anadolu takımlarına yenilirsin..
Maçtan birkaç Kareyi paylaşalım sizlerle hemen;



Merhabalar, şimdi Blogger bloglarımızda BlogRoll yani arkadaş listesi nasıl oluşturulur onu anlatıcam:
Öncelikle Blogger kontrol panelinize giriş yapın ve "Yerleşim"i seçin. Sayfa Öğeleri başlığında, Gadget Ekle'ye tıklıyoruz ve karşımıza çıkan sayfadan Blog Listesi'ni seçiyoruz.
Buradan Blog Listenizin başlığını, sıralama şeklini ayarlayabilirsiniz.
Peki Blog nasıl eklicez ?
Başlığı, sıralamayı vs. yaptıktan sonra alttaki boşlukta oluşturmanız gereken Blog listesi bölümü vardır. Buradan Listenize bir Blog ekleyin linkine tıklayarak karşımıza gelen URL bölümüne gerekli adresi yazıyoruz ve EKLE diyoruz.
En sonunda bütün işlemler bitince, KAYDET diyoruz ve bir Blog Listesine sahip oluyoruz.
DüşünGeç'te BlogRoll'un bir örneğini görebilirsiniz.
Kolay Gelsin.
İngiltere'deki Salisbury düzlüğü'nde eskiden dinsel törenler için kullanılan ve kelt rahiplerden oluşan bir sınıf olan Druidlere atfedilen muazzam büyüklükteki taşlardan oluşan bir çember vardır. Druidlerin bu taş çemberini kullanmış olması mümkünsede, başlangıcı İngiliz Adaları'ndaki Neolitik inasnlara kadar uzanmaktadır. Bazı tarihçiler Stonehenge'nin yaklaşık M.Ö. 3000 yıllarında yapıldığını söylüyor. Bu taş çember defalarca yeniden yapılmasına karşın, aynı genel şeklin korunmasına dikkat edilmiştir. İngiliz Adaları'nda binden fazla taş çember vardır ancak hiçbiri Stonehenge kadar çarpıcı değildir. Keskiyle yontulmuş, düzgünleştirilmiş ve dışarıdan yerel bölgeye taşınmış, dik konumdaki 30 taştan (bunlardan 17'si halen ayaktadır.) oluşan ve kavisli hale getirilerek dik duran taşların üzerine yerleştirilen lento (kiriş) taşlarını içeren ve böylelikle çember şeklinde kapı boşlukları oluşturan tek taş çemberdir.
Şimdide ruhani bir medyum ve teoloji öğrencisi olan Sylvia Browne'un Stonehenge'i ziyaretindeki gözlemlerini anlatacağım;
"Stonehenge'i 1978 yılında ilk kez ziyaret ettiğimde etrafında bariyerler yoktu; dolayısıyla taşların üzerinde ve etrafında serbestçe dolaşabilmiştim. Yakın bir tarihte bir grup insan ile oraya tekrar gittim ve taşları incelememe ve gereksinim duyduğum titreşimleri almama izin verildi. Bir nesneye dokunma ve onun tarihçesine enerji yoluyla psişik olarak erişme becerisine psikometri adı verilmektedir. Doğadaki herşey bir iz taşıdığından, bütün yapmanız gereken ona ulaşabilmektir; böylece tüm hikaye gözler önüne serilir. Stonehenge'deki kayalarda farklı zamanların, insanların ve törenlerin oluşturduğu pek çok katmanın titreşimlerini içermektedir ve ben bu titreşimleri alabildim.
Almaya başladığım ilk görü tipleri insanlara ait görüntülerdi. Yüzlerce insan bir ova boyunca muazzam büyüklükteki yekpare taşları taşıyordu. Kayaların güneybatı İngiltere'deki eski bir taş ocağından çıkarıldığı ve kesildiği anlaşılıyordu. Ayrıca taşları yukarıya kaldırmak için çarkları ve halatları olan, kabaca inşa edilmiş fakat oldukça karmaşık bir makinenin üzerinde dev palangalar vardı. Taşları çeken erkekler son derece ilkel görünüşlüydü, üzerlerine hayvan derileri giymiş ve şapkalar takmışlardı; yüzlerinde de dövmeler vardı. Zamanda geriye giderek onları çemberin içerisine taşları koyarken gördüm. Ayrıca mesafeleri ölçen bir çeşit ipleride vardı. Bağrışlarını ve homurtularını duyabiliyordum, ancak kullandıkları dil benim daha önce hiç duymadığım bir dildi. Bu mükemmel taş çemberin dışında, oturarak veya ayakta durarak olan biteni büyük birdikkatle seyreden kadın ve çocuklardan oluşan bir grup vardı. Zaman zaman bazı kadınlardan erkeklere tezahürat yaparcasına neşe dolu çığlıklar yükseliyordu. Kadınların ve çocukların ipe dizilmiş bolcukları veya tohumları parmaklarında çevirdiklerini fark ettim. Bu bana katoliklerin özel bir mucize ya da dua için tespih çekmelerini hatırlattı.
Yekpare taşlar yerlerine yerleştirildiklerinde parlak ve beyaz görünüyorlardı; elbette şimdi oldukları gibi gri değillerdi. Çember tamamlandığında herkes oraya toplandı ve diz çöktü ancak duruşları yakarır tarzda değildi: sanki doğru ve rahat olan pozisyon buydu. Çember onlar için negatifleri dışarıda tutan bir sığınak gibiydi Hangi nedenle olursa olsun, bu insanlar çemberin içindeyken Tanrı'nın (veya Tanrılarının) onları koruduğunu düşünüyorlardı.
Daha sonra, çok uzun boylu, parlak kırmızı bir pelerin ve uzun koni şekilli ve uçları yıldız şeklinde şapka giymiş bir erkek belirdi. Taşların giriş yerlerinden girip çıkmaya başladı ve her seferinde pelerinini çıkarıyordu; eşikten girdiğinde ise tekrar giyiyordu. Bu kişi bana yeniden doğuşu simgeliyor gibi geldi: yaşamın kapısından hiçbir şeyi olmadan girmek ve sonra da dünyevi kıyafetlerini giyinme hareketi yapmak. Sonra aynı kişi pantomime başladı. Bir kadın işaret etti ve bir bebeği alarak onun yanına gelmesini söyledi; böylece neslin sürmesini ifade etti. Soınra sahne değişti. Ne olduğunu nasıl anlatacağımı tam olarak bilemiyorum fakat bir film seyreder gibiydim; sanki bir zaman makinesi içerisindeydim. Film başladığında ben durdurmak isteyinceye kadar devam ediyordu. Şimdi daha önce görmediğim bir şeyi fark ettim: çemberin ortasında duran büyük, beyaz bir taş. Pelerinli adam her bir erkeğe işaret ediyordu ve erkekler sunak görünümlü bir kayanın üzerine çok ilkel tipteki mızraklarını koyuyorlardı; pelerinli adamın erkeklere cesaret ve silahlarına güç verme becerisi varmış gibi görünüyordu."
İşte Sylvia Browne'un o anki yaşadıları özetle Böyleydi. Ama Stonehenge hakkında ilginç bir efsane vardı. Şimdi de bu efsane ile ilgili kısaca bir bilgi vermek istiyorum;
M.S. 1135 civarında Monmouth'lu Geoffrey The History of the Kings of Briton adlı eserinde Stonehenge'in bir devler kabilesi tarafından Afrika'dan İrlanda'ya getirilmiş olduğunu ve oradan da büyücü Merlin tarafından şu andaki yerine denizin üzerinden taşındığını iddia etti. Merlin bunu Keltlerin kralı Ambrosius Aurelianus için yapmış gibi görünüyor. Kitabında Geoffrey Ambrosius'un Saksonlar tarafından öldürülmüş olan 460 civarında asili bu bölgeye gömdürmüş olduğunu söyler ve Uther Pendragon'un (Ambrosius'un erkek kardeşi ve Kral Arthur'un esrarengiz babası) ve Kral Consantine'in de yakında bir yere gömüldüğünü iddia eder. Geoffrey'e göre Merlin Kral Ambrosius'a aşağıdakileri söylemiştir:
"Eğer sen (Ambrosius) bu adamları sonsuza kadar sürecek bir anıt ile onurlandırmak istiyorsan, onları İrlanda'da Killaraus dağındaki Devlerin Dansına gönder. Çünkü orada mekanik zanaat konusunda bilgi sahibi olmadan bu çağda inşa edilemeyecek tipte taş yapı var. Bunlar muazzam büyüklükte ve mükemmel kalitede taşlardır, ve eğer buraya oradaki gibi yerleştirilirler ise sonsuza kadar ayakta kalacaklardır."
Son olarak Sylvia Browne'un Stonehenge'den ayrılırken ki yaşadıklarından bahsedelim;
"Ben oradan ayrılırken grubuma Stonehenge'i çevreleyen bu yuvarlak, toprak tümseklerine bakmalarını söyledim. Çünkü bunlar mezarlara benziyorlardı. Kısa bir süre sonra, medya Stonehenge'in içinde ve etrafında arkeologlar tarafından iskeletlerin bulunduğunu bildirdi. Bunu olaydan sonra söylemekten nefret ediyorum ancak benimle birlikte olan insanların ve rehberimiz Peter Plunkett'in (Kendisi İrlanda'da yaşıyor) bunların hepsini hatırladıklarını biliyorum. Gömülü cesetler konusu Monmouth'lu Geoffrey'in Stonehenge'in anıtmezar olarak inşa edildiğine ilişkin efsanesine kadar uzanıyor. İnsanlar bu dini ve kutsal mekana mümkün olduğunca yakın bir yere gömülmek istiyorlardı.
Ne kadar önemliyseniz, okadar yakına gömülüyordunuz; dolayısıyla asiller ve yüksek sınıftan liderler kutsal alana daha düşük sınıfların mensuplarına kıyasla daha yakın gömülüyorlardı."
Sylvia Browne'ın birde öğüdü vardı; "Birçok kez ifade ettiğim gibi, söylediklerimi (veya herhangi bir kişinin söylediklerini) hemen doğru kabul etmeyin. Gerçekleri araştrın ve doğru sonuçlara ulaşın. Ancak bilmediğimiz şeylerin hepsinin kötü olduğunu ya da tüm yanıtları bildiğimiz, düşünmeyin. Kapalı bir zihin içine hiçbir şey almaz veya aynı nedenden ötürü dışarıya hiçbir şey vermez."
RSM, rapidshare'ın sunduğu ücretsiz bir program...
20Kb lık öncü dosyayı indirdikten sonra program rapid merkezinden gerekli kompanentleri yüklüyor. .NET 2.0 gerekiyor.
Bunun haricinde sadece upload yapabilmenizi sağlayan bir diğer rapidshare uygulaması da mevcut.
Tüm microsoft sürümlerinde (95 hariç) çalışıyor.
RSM için burayı Rapid Upload için ise burayı tıklayın.
Yine rapidshare gibi engin bir ortamı kurcalar iken,
Çok yararlı ve gerekli bir özelliği keşfettim, yazmadan edemedim.
RapidShare File Checker
Pek çok parttan oluşan linklerin tümünü birden yazıp,
hangisinin çalıştığını, hangisinin silindiğini öğrenebilirsiniz.
Böylece 76. partta kadar indirip 77.nin bozuk olduğunu öğrenmek zorunda kalmazsınız.
Buyrun sizi burdan alalım ve bu özelliği bookmarklamayı unutmayalım.
Her gün yüzlerce megabyte download yaptığımız,
sadece süresini bekleyip download tuşuna bastığımız rapidshare.com'un farklı bir yönü...
Rapid Oyun Portalı
Buradan portala erişebilirsiniz.
Portalda ,
Pek çok oyunun demo sürümlerini, pacthlerini, tanıtımlarını ve
online-multiplayer oynanan oyunlar için client'ler bulabilirsiniz.
Sürekli rapid'i sömüren biri olarak daha yeni gördüm bu özelliği... ilginç tabii
Blogger Bloglarında en üstte bulunan Navbar'dan kurtulmak istermisiniz ?
İşte çözüm; Aşağıda verilen Kodu, Şablonunuzun Html'yi Düzenle'den Css Bölümüne yapıştırıyorsunuz. Bu kadar Basit.
#navbar, #navbar-iframe {
height: 0px;
visibility: hidden;
display: none;
}
Bu kodu ekledikten sonra Şablonunuzu kaydedin ve Navbar'ı kaldırın. Zaten yabancı sitelerden indirdiğiniz şablonlarda bu kod Html içerisinde vardır.
Bir sorun ile karşılaşırsanız, bu başlık altından yorum yazarak durumu belirtebilirsiniz.
Kolay Gelsin.
3-4 Ay önce Blogcu.com servisinden açtıgım bir Blogun amacı şuydu; "Dünyada ne kadar gizemli ve sırlı olay varsa, bunları bazı kitaplardan yararlanarak bir bütün haline getirmek"
Ama 5-6 yazı yayınladıktan sonra biraz ara verdim ve tamamen yazmayı bıraktım. Hatta Blogumuda kapattım. Çünkü bir yazıyı bile hazırlamak günler sürebiliyordu. Mevcut olan bazı bloglarımı da ihmal etmeye başladığım için bu projeyi ertelemek zorunda kaldım.
Şimdi ise DüşünGeç kapsamında bunu devam ettirme kararı aldım. Artık nasılsa yalnız değilim, benimle birlikte içerik takviyesi yapan yazar arkadaşlarım var. Buda bana bu proje için artı bir zaman veriyor.
Yani bugünden itibaren hergün şuan hazır olan 5-6 yazıyı yayınlıcam ve gerisi gelicek..
Peki konular nelerdir ?
Kısaca Başlıklardan bir özet geçeyim; "Stonehenge, Paskalya Adası, Şangri-La, Bermuda Şeytan Üçgeni, Kayıp Kıta Atlantis, Lemuria, Tulpa, İblisler, Vampirler, Cadılar ve Kurtadamlar, Dünya Dışı varlıklar, Piramitler, Çocukların Görünmeyen Arkadaşları..." Diye sürüp gidicek bir macera :)
Tabi bu konular için Görsel destek olarak İnternet'den yararlanıcam, İçerik (Yazı) olarak da Slyvia Browne'ın Dünya'nın Sırları ve Gizemleri Kitabından Faydalanıcam.
Bizi Takip Edin..
Başlık biraz saçma oldu gibi. Neyse biz konuya balıklama dalalım hemen..
İngiliz The Independent gazetesinde Dan Roberts imzasıyla yayınlanan bir analizde seks yapmanın fizyolojik ve psikolojik yararları açıklandı.
Yani bu araştırmaya göre düzenli cinsel hayatı olan bireyler; Kalori yakar, bağışıklık sistemini güçlendirir, kanser riskinini azaltırmış :)
Bu mühim konuda fazla detaya girmek istemiyorum fakat Kalori yakma kısmına kesinlikle katılıyorum :)
Neyse Bu yazıyı burada sonlandırıyorum...
Yıllardır(2006'dan beri) takıldığım bir forum var...Genelde asparagas haber vermezler ki gene vermediklerini düşünüyorum...Forumun haberine göre youtube açıldı...Haber şöyle...
Ve YouTube açıldıErişim için son 72 saat diyoruz ve sansürlenen bütün sitelere darısı başınıza diyoruz efendim...
Dünyada sadece Çin, Pakistan, Tayland ve Türkiye'de yasak olan Youtube konusundaki ayıptan nihayet kurtulduk.
YouTube'a, 5 Mayıs'tan beri erişilemiyordu. Mahkeme kararıyla engellenen site, Türkiye ile birlikte sadece Çin, Pakistan ve Tayland'da yasak.
Dünyanın en büyük erişim sitelerinden biri olan YouTube dün gece açıldı. Atatürk'e, Türklere ve Türkiye'ye hakaret içeren görüntüler yayınladığı gerekçesiyle YouTube'a Mart 2007'den bu yana 5 kez erişim yasağı getirilmişti. Son olarak, Ankara 1'inci Sulh Ceza Mahkemesi'nin 5 Mayıs tarihli kararı doğrultusunda siteye erişim yasağı getirilmişti. YouTube'a daha önce de mahkeme kararıyla erişim engellenmişti.
YouTube'u yasağa rağmen Türkiye'den günde 1.5 milyon kişi ziyaret ediyordu.
24 Saatle 72 Saat Arası Sürecek
Youtube'a tüm Türkiye'nin yeniden erişebilmesi için DNS'lerin tamamının yenilenmesi gerekecek. Bu bölgelere göre değişmekle beraber 24 ile 72 saat arası sürecek.
Kaynak
Benim Annem Dans Edemez yarışmasının ilk 2-3 bölümünü izlemişimdir. Gerçekten çok keyifli ve egzantrik bir yarışmaydı. Fakat televizyon izleme alışkanlığım olmadığı için bırakmak zorunda kaldım.
Son yayınlanan programında büyük bir kavga çıkmış, Kavganın sebebi tabiki Sema Çelebi...
Reyting uğruna bu tür insanları ısrarla halkın gözüne gözüne sokuyorlar. Böyle tanımadığımız etmediğimiz insanları görmek zorundamıyız biz yahu ?
Kavga edip reyting toplatan bütün insanları aynı programa sokuyorlar, sonra orda da kavga çıkartıyorlar. Gerçi yayıncılarında istediği bu değil mi ?
Kaliteli yayın yapan kanal programları sayısı okadar az ki Türkiye'de, utanıyorum gerçekten..
Neyse şimdi çıkan kavganın diyaloglarını okuyun..
Hakan Peker:Arkadaşlarıma gerekli puanları verdiğimi düşünüyorum. Hiç kimseyi kollamak zorunda değilim. Böyle bir misyonum yok. Hayat boyu zaten Hakan Peker olarak kimsenin tarafı olmadım. 20 yıldan beri bu insanlar beni tanırlar, çok da yakın tanırlar. Terazinin tartısı neyse düşmanım da olsa puan veririm. Hiçbir zaman böyle bir şey olmadı.
Sema Çelebi: Lütfen burada tribünlere oynamayalım. Sanatçı arkadaşlarım lütfen.
Hakan Peker: 20 yıldan beri tribüne oynamıyoruz.
Sema Çelebi: Tribünlere oynamayın arkadaşlar. Siz geçen hafta da tribüne oynadınız.
Hakan Peker: Ben tribüne oynamıyorum, ben yıllardan beri Türkiye'de müzik yapıyorum. Halka müzik yapıyorum ve halka karşı hitap ediyorum. Bana göre eğer tribünlere oynamak buysa, evet ben tribünlere oynuyorum. (Stüdyodan alkışlar)
Sema Çelebi: Siz bütün bir hafta tribünlere oynadınız. Bana yaptığınız çirkin hareketle. Ama sizin geçmişteki bütün kötülükleriniz çıktı ortaya. Hayatınızdaki bütün kötülükler. Neyse fazla söylemek istemiyorum.
Hakan Peker:Yoo bana göre söyleyin. Bizim hiçbir açığımız yok.
Sema Çelebi: Ben fazla söylemek istemiyorum.
Hakan Peker: Ne kötülüğüm olabilir ki benim?
Sema Çelebi: Türk halkı sizin soru işaretli yaşantınızın hepsini bu hafta tekrardan hatırladı.
Hakan Peker : Benim alnım açık. Aslan gibi buradayız.
Sema Çelebi: Devam edin. Sizin alnınız ne kadar açık olursa ben iftihar ederim.
Hakan Peker: (Stüdyodan Hakan Hakan sesleri geliyor) Buyrun...
Sema Çelebi: Hakan Bey buraya bir otobüs alkışlayıcı ile gelmiş, tebrik ediyorum kendini.
Hakan Peker: Hayır hayır, ben tanımıyorum bu insanları.
Sema Çelebi: Bir sanatçının bir yerlere geldikten sonra benim de gönlüm istemez dibe vurmasını. Ama bu sanatçı da yaptığı güzel hareketlerle gösterir. Tutup da burada bir jüri üyesine saldırmakla değil.
Hakan Peker: Ben geçen hafta size hiçbir şey söylemedim.
Sema Çelebi: Dinlemek istemiyorum sizi. Show TV kameralarına ve yapımcılara VTR'lerden dolayı çok teşekkür ediyorum bütün hafta boyunca bana yapılan çirkinliği gösterdiler.
Hakan Peker: Ben taraf mı tutuyorum Sema Hanım?
Sema Çelebi: Bence siz taraf tutuyorsunuz.
Hakan Peker: Kimin tarafını tutuyorum peki?
Sema Çelebi: Tanıdğınız eski dostunuz olan yarışmacılar var...
Hakan Peker: Ben sadece dansa puan veririm. O zaman ben de size Nilay'ı (başka bir yarışmacı) tutuyorsunuz, derim. Olur mu öyle şey?
Bazı Blogspot kullanıcıları, Bloglarının kontrol panelinde "Yerleşim" yerine "Şablon" Sekmesinin olduğunu ve bunun nasıl düzeltileceğini merak ediyor. Yani en azından bana bu gibi sorular geliyor :)
Şimdi gayet basit bir şekilde anlatalım bunu; Öncelikle Blogunuzun kontrol paneline girin ve varolan Şablon sekmesine tıklayın. Karşınıza Html'yi Düzenle başlıklı bir bölüm çıkacaktır. Burayla işimiz yok tabi, üstteki sekmeler sırasıyla "Html'yi Düzenle - Yeni Seç - Tasarımı Özelleştir - Adsense" olarak belirlenmiştir.
Buradan Tasarımı Özelleştir Sekmesine tıklıyoruz ve açılan sayfada Şablonunuzu Yükseltin yazılı turuncu Butonumuza tıklıyoruz :)
Sonra karşımıza Blogger'da varolan Hazır Şablonlardan birini seçip, Şablonu Kaydet diyoruz.
İşte hepsi bu kadar. Artık üst sekmede "Şablon" yerine "Yerleşim" olduğunu göreceksiniz.
Herhangi bir sorunla karşılaşırsanız buradan yorum yazabilirsiniz.
Beyazıt Öztürk'ün Esra ve Ceyda kardeşler ile bir anlaşma yaptığını dün gazetede okumuştum fakat yazmak bugüne kısmet oldu.
Bildiğiniz gibi eskiden Beyaz Show'de birçok Skeç vardı. Hüsmen Dayı, Ejder falan filan..
Tekrar bu tür skeçler yapıcak olan Beyaz, Esra ve Ceyda kardeşler ile Sekçlerde oynaması için 1 yıllık anlaşma imzalamışlar. Bunun için her program başı 3 bin YTL ücret alıcaklarmış kardeşler..
Yani şimdi bu nedir ?
Ben buna Kara Şöhret diyorum :)
Burada espri canavarı ve taklit yeteneği olan BEN varken, Sen git o iki sarışın kızla sözleşme imzala :)
Pes Diyorum Pes..!
kahrolsun pkk 1. seo yarışması
Orçun ile kıyasıya devam eden Seo mücadelemize, ShawnRalf de katılma kararı aldı. Fakat Google Dostumun Blogunu pek takmıyor olcak ki, hala son sıralarda tutuyor :)
Neyse konumuza dönelim, Dün saat 20.00'dan beri tek başıma iktidar olmama rağmen ne olduysa orcun öne geçmiş :)
Artık hile hurda ne varsa yapıyor galiba bilemicem :)
Daha önceleri gruplar kurulu Facebook türkiye'de yükselirken...
"Facebook Türkçe olmasın amele dolması"
Haklıydılar fakat olmayan İngilizce'leriyle bile "ortam" artık amele kaynıyordu.
Sonra eklentiler, uygulamalar hatta firefox ile bile çeviri yapıldı ama yetersizdi.
Facebook Türkiye pazarını gördü ve ağzının suyu aktı,
Çeviri çalışmaları tamamlandı ve resmen "Türkçe" seçeneği aktif hale geldi.
Hayırlı uğurlu olsun! =)
Açılış sayfasın en altında açılır menüden Türkçe seçeneğini aktif hale getirebilirsiniz.
Paris Hilton Frikikleri, Paris Hilton Videoları, Paris Hilton Resimleri, Paris Hilton
En çok konuşulan hatun olma özelliğini taşıyan Paris Hilton, Bir giyim firmasıyla anlaşarak "Paris Tişörtlerini" piyasaya çıkardı.
Bence erkekler için olanını da çıkarsalar daha fazla satarlar diye düşünüyorum :)
Kaynak: http://www.ucankus.com/
Birkaç gündür aklımda olan bu konuyu uzun uzun düşündüm. Bir Blog yazarı, daha doğrusu Blog yazarı olmak için neler yapmalıyız ?
Öncelikle nereden başlayacağımı inanın hiç bilmiyorum. Kendimden başlamalıyım galiba...
İlk kullandığım servis Blogcu.com'du ve nasıl başladığımı, nereden görüpte üye olduğumu inanın hatırlamıyorum. 1 yılı geçkin süredir Blog yazarlığı ile meşgulüm ve bu süre içerisinde birçok Seo tekniği öğrendim.
Peki bir Blog yazarı ilk yazılarına nasıl ve hangi duygular ile başlar ?
Bunun cevabı hep aynıdır ve bütün bu konuda deneyimli Blog yazarlarının başında aynı şeyler geçmiştir.
İlk yazı şöyledir; "Merhaba Ben Geldim" ya da "Bloguma Hoşgeldiniz"
Bu ilk yazıdan sonra yazarın sahip olduğu bilgileri okuyucu için aktarma bölümü başlar. Örneğin: "Arkadaşlar bugün size bunu söylicem, Bugün bundan konuşalım.! , Peki sizin fikriniz ne bu konuda ?" gibi cümleler kurulur fakat hiçbir yorum gelmez...
Bu böyle devam ettikçe Yazar adayı iyice sinirlenmeye başlar ve bloguna yorum gelmemesinin sebebini araştırır. Nedeni bellidir, Yeni Bloga Seo uygulamazsanız kimse gelip gitmez...
Peki nereden bilecek amatör ruhlu Yazar adayları Seo'yu ?
Ben şahsen 2 ay sonra öğrenmiştim, daha doğrusu görmüştüm Seo yazısını ve bir türlü kavrayamamıştım. Ben o zamanlar sadece bildiklerimi, sevdiklerimi, beğendiğim her türlü zevki ve eğlenceyi başkaları ile paylaşmayı planlıyordum. Ama bunun böyle olmadığını öğrendim.
Seo'nun anlamının Kurt, Hit'in anlamının ise Kuzu olduğunu ozamanlar nereden bilebilirdim ki ?
Bu işte uzman kişiler diğer yeni açılmış Blog'ların hakettiği ziyaretçileri Seo ile çalıyor şu dönemlerde. Bir başka değişle Google Sıralaması uğruna bu tür yeni yetme Blog'ları eziyorlar böcek gibi.
Tamam belki Blog'un içeriği çok iyi ve bunu Seo ile güçlendirerek hakettiği yerlere gelmek isteyenler var. Fakat ya içeriği sağlıksız olanlara ne demeli..
Sizce bu hak yemek olmuyor mu ?
Lafın kısası, bu yeni Blog Yazarı adaylarına destek çıkmalıyız. Destek çıkmalıyız ki, bu hakkımızı yiyen Kötü amaçlı Bloglara karşı genç ve dinamik Blog yazarları oluşturalım.
Bu cümleden belki kafanız karışmış olabilir. Onun için şunu söyliyim; size danışan, yardım isteyen, kod bilgisi olmayan ve Seo hakkında bilgisiz olan Blog Yazarları adaylarına elinizden geldiğince yardımcı olun.
Yani bir Abi Abla gibi onlara yol gösterin. Alıntı yapma, Özgün ve Güncel ol gibi cümleler ile aydınlatın. Aydınlatın ki Türk Blog Dünyasının adını lekeleyen bazı Kendini bilmezlere örnek oluşturalım.
Dipnot: Bazılarınıza bu yazı çok saçma, bazılarınıza çok mantıklı, bazılarınızın yüzünde hafif bir tebessüm, bazılarınızda off çok sıkıldım okurken ama amacı iyi galiba bu adamın, bazılarınıza ise kesinlikle haklı ve buna destek çıkmalıyım gibi hisler gelebilir. Siz en iyisi size doğru gelen şeyi yapın.
Hadi Eyvallah...
Aslında güzel bir Doğum günü şarkısını söyleyip kendisine armağan edicektim, fakat çok etkileyici bir sesim olduğundan vazgeçtim :)
Şimdilik bu sevimli pastayı ona armağan ediyorum. Umarım herşey gönlünce ve istediğin gibi olur.
Nice mutlu yıllara :)
DüşünGeç Ailesi
Kahrolsun Pkk 1. Seo Yarışması, kahrolsun pkk 1. seo yarışması, Kahrolsun Pkk 1. Seo Yarışması, KAHROLSUN PKK 1. SEO YARIŞMASI
Sonra baktık iyice zevkli oluyor bu tatlı kızışma, dedik bari aramızda ufak bir Seo Yarışması yapalım da, en azından aramızda bir aktivite olsun diye düşündük.
Seo Taktikleri, Seo Sırları, Seo Yöntemleri ve Seo İpuçları; işte bunun için sağlam bir kaynaktan yararlanacağız.
Ben Blog yazmaya başladıktan 2-3 ay sonra Seo'nun varlığından haberdar olmuştum. Bununla onlarca hatta yüzlerce makale okumuşluğumda vardır.
Ama içlerinden sadece şimdi önereceğim adresteki Seo makalesi beni etkilemiştir. Tam 30 maddeden oluşan Seo ipuçları sayesinde sitenizi yada blogunuzu Seo'ya çok uygun bir hale getirerek ziyaretçi kitlenizi arttırabilirsiniz.
30 Altın Seo İpucu için Tıklayın.
Bunlara ilave olarak size söyleyeceğim tek şey; "SABIR"
Bir anda günlük yüzlerce, binlerce ziyaretçiniz olmaz. Fakat Seo'ya uygun hareket ederseniz zamanla ziyaretçi kitlenizin ne kadar çok arttığını göreceksiniz :)
manken frikikleri, güzel mankenler, türk mankenlerin frikikleri, dekolteler, göğüs frikiği, güzel bacaklı mankenler, mini etekli mankenler
Bende en sonunda msn'de biraz chat yapim belki kendime gelirim dedim ve Erhan kardeşimle konuştum :)
Backlink kontrolü, Google Pagerank Sorgulama-Hesaplama, Gelecek Pagerank-PR Sorgulama-Hesaplama, Anahtar Kelime Yoğunluğu ve Site İç-Dış Link Analizi gibi birçok Seo aracından faydalanabileceğiniz bir siteden bahsedelim.
Bu siteyi birçok site sahibi bilmektedir ve doğal olarak bunu tercih etmektedir.
İlk paragrafta saydığım özelliklerden çok daha fazlasını bulabileceğiniz bu sitede Sitenizin gelişimi için bir durum değerlendirmesi yapabilirsiniz.
Yani her yönden kullanışlı bir sistem olan Zeytech ile daha popüler bir site sahibi olabilirsiniz.
Siteye Buradan Ulaşabilirsiniz.
Başlık biraz komik oldu ama haberde bir okadar komik buna emin olun :)
Öncelikle Çılgın Sedat'ı duymuşsunuzdur. Kendisi şarkıcılık yapıyor :) Ama nedense futbol merakı bu aralar şarkı sevgisinin önüne geçmiş durumda...
Yok yok doğru bu haber, kendisi bizzat açıklama yapmış ve İstanbul'daki 2. Lig B grubundaki bir takımda oynayacağını söylemiş.
Birde muhteşem bir iddia ortaya atmış; "Hedefim Fenerbahçe'de oynamak"
Breh Breh Breh :)
Neyse ya görmeden etmeden yorum yapmamak lazım, belki içinde Maradona yatıyordur :)
Hayırlı olsun ne diyelim..
İşte bunun cevabını hep merak ederiz. Dünyada şuan biri doğdumu yoksa öldümü, yada ikisi aynı andamı oldu ?
Demin bulduğum bir site sayesinde bunları canlı canlı görebilicez. Nasıl mı ?
Breathingeart isimli internet sitesinin kurmuş olduğu sistem sayesinde dünyada yaşanan doğumları ve ölümleri saniyesi saniyesine görebilmek mümkün oluyor.
Siteye Buradan Ulaşabilirsiniz.
Siteye girdiğinizde herhangi biryere Farenin sol tuşu ile tıklayın. Karşınıza Dünya haritası çıkacak, işte burda haritanın üzerinde yanıp sönen 2 şekil göreceksiniz. Bunlardan biri Güneş şeklinde diğeri de Siyah bir nokta şeklinde yanıp sönüyor. Güneş Doğumu ifade ediyor, Siyah Nokta ise Ölümü...
Sistem gerçeği yansıtıyor mu bilmiyorum fakat izlerken hayrete düşüyor insan :)
anlamlı sözler, etkileyici sözler, erkin vahidov, etkileyici şiirler, güzel sözler
Bugün daha ilk defa gördüğüm Anlamlı bir sözü paylaşmak istiyorum sizlerle, Bakalım beğenecekmisiniz..
Ne kadar kibirli dursada bardağın önünde eğilir çaydanlık...
Öyleyse bu büyüklenme niye?
Bu kibir bu gurur niçin?
Mütevazı ol,hatta bir adım bile geçme gurur kapısından..
Bardağı insan bunun için öper daima alnından...
Erkin Vahidov
İşte bugünkü okuduğum haberde bunun gerçekleştiği iddiası ortaya atılmış. Intel Türkiye Genel Müdürü Çiğdem Ertem, yazılım şirketi CTD'nin, Intel'in en son teknolojilerini kullanarak artık Türkçe konuşmayı bilgisayarlara aktarabileceğini bildirmiş.
Bir düşünsenize siz konuşuyorsunuz, o word'e geçiriyor söylediklerinizi yazı olarak. Gerçekten muhteşem bir olay ve bununla da sınırlı kalmıcakmış. Siz türkçe konuşucaksınız o ingilizce olarak çevirip yazıcakmış :)
Bu dil paketleri daha ilerki zamanlarda olucakmış tabi, şimdilik Eylül ve Ekim aylarında satışa sunulması beklenen bu sistemler ile artık klavye alışkanlığımız sona erecek gibi.
Aslında en çok merak ettiğim şey, acaba Türkiye'de bu kadar çok şive varken Bilgisayar bunu nasıl tanımlıcak :)
Neyse görünüşe göre artık herşey çok daha kısa sürede oluşacak. Yani işlerimizi teknoloji sayesinde çok daha hızlı bitiricez. Birde benim hayatta en çok söylediğim ve bunun kesinlikle olacağına inandığım bir söz vardır: "Teknoloji insanlığın sonu olacak"
Sizce yanlış mı düşünüyorum ?
Haberin Detaylarına Buradan Ulaşabilirsiniz.
Zaten tüm türk milleti esnafın turistlere yönelik yaptığı "Kazıklama" çalışmasını çok iyi biliyor. İşte bunu Alman televizyon kanalı RTL’de pazartesi akşamı yayınlanan Ekstra Magazin (Extra-Das RTL-Magazin) adlı program, bir Türk ve bir Alman kadını Türkiye’ye tatile gönderdi ve yaşadıklarını başından sonuna gizli kameraya çekti.
Türkiye'de beş ayrı yere gitti kadınlar ve başlarından işte bunlar geçti:
1- Hamburgercide
Herkesin görebildiği yerde asılı olan fiyatları Türk kadına lira, Alman kadına euro olarak söylediler.
Yani Türk kadın hamburgeri 6 liraya, Alman kadın 6 euroya aldı.
Üstelik çok ünlü bir fast food zinciriydi bunu yapan, markayı buzlayarak vermelerine rağmen ne olduğu anlaşılıyordu.
Kameralar geldiğinde bütün satış görevlileri bir yerlere kaçıştı, sonra bir görevli çıktı pişkince "Alman kadına sattığımız fiyatlar pahalı değil" dedi.
2- Takside
Türk kadınla Alman kadın aynı yerden taksiye bindiler aynı mesafeyi gidip aynı yerde indiler.
Türk kadın 20 euro ödedi, Alman kadın 30 euro...
Kameralar Alman’ı taşıyan taksiciyi bulup sordu.
"Anlaşamadık, çok dolaştık yol uzadı" falan dedi.
Sonradan anlaşıldı, gece tarifesi açmış.
3- Mağazada
Alman kadın bir mağazaya girip çanta satın aldı, 70 euro ödedi.
Bunların hepsi gizli kamerayla çekiliyor.
Bir süre sonra Türk kadın aynı mağazaya girip aynı çantayı aldı, 30 euroya...
Sonra kameralar geldi, neden böyle yaptığını sordular bizim uyanığa...
Neyse ki bu satıcı insaflı çıktı, özür dileyip 40 eurosunu iade etti Alman’ın.
4- Kuyumcuda
Alman kadın kuyumcuya girip 170 euroya bir kolye aldı.
Ardından dükkana giden Türk kadın aynı kolyeye 130 euroya ödedi.
Kameralar gelip "Bu fark turist olmasından mı kaynaklanıyor" diye sorunca dükkan sahibi sinirlendi.
Başladı bağırmaya; "Serbest piyasa bu, istediğimi istediğim fiyata satarım size ne oluyor, kimse karışamaz bana" diye...
Almanlar neye uğradıklarını şaşırıp çıktılar dükkandan.
5- Restoranda
Alman kadın bir restorana girip, mezeler, yemekler sipariş etti.
Ardından Türk kadın girdi, aynı yemekleri yiyip aynı şeyleri içti...
Sıkı durun!
İkisi de kuruşu kuruşuna aynı parayı ödedi.
Kameralar mikrofon uzatınca da restoran sahibi; "Bizim için din, dil, ırk fark etmez. Her müşterimiz önemlidir, her müşteriye aynı hizmeti aynı fiyata sunarız" dedi.
Derin bir ohh çektik, nihayet dürüst bir satıcı çıktı diye...
Cengiz Semercioğlu / Hürriyet
tuba büyüküstün frikikleri, tuba büyüküstün videoları, tuba büyüküstün ıhlamurlar altında ve asi, tuba büyüküstün fotoğrafları, dizi oyuncu resimleri
Ihlamurlar Altında ve Asi dizilerinden hatırlayacağınız Tuba Büyüküstün için birkaç resim arşivi yapmıştım. Bunları sizinle de paylaşmak istiyorum.
İlk ışıklarıyla uyanıyorum sabahın…Uykuya meydan okurcasına atıyorum kendimi Sessiz,sensiz sokaklara…Seni sorarcasına bakıyorum geceden arta kalan keder yüklü cam şişelere…Sensizliğin acısı vuruyor yüzüme acımasızca.Herşey sen konuyor inan sevdiğim…Hiç kimse bilmiyor anlayamıyor derdimi…seni soruyor sokaklar bana sensizliği yadırgarcasına…
Sensizlik esiyor boş sokaklarda benden alıp götürdüklerinden habersiz…Acıtıyor beni rüzgar düşüyorum soğuk kaldırımlar üzerine kıvranıyorum kan akıyor gözlerimden üşüyorum.kalp atışlarım seyreliyor,çaresiz seni bekliyorum bitanem…Gözlerim kapanıveriyor ansızın , birden seni yaşıyorum gözlerimde.Aniden karanlık çöküyor üzerime kaybediyorum seni…
Beyaz bir kağıda kötü bir el yazısı ile yazılmış kelime gibiyim silinmek üzere olan…Son nefesimin son demlerindeyim.Yetiş sevdiğim bul beni sensizlikler içinden..Al götür beni senin olduğun yere...
Özcan Deniz'in son zamanlarda dinlediğim en sempatik şarkısı :)
Geçen gün Kraltv'de izleme fırsatı buldum, Klibide bir okadar güzel olan Şarkının videosunu favorilerime ekledim.
Sizede tavsiye ediyorum :)
Öncelikle sağa tıklayıp.yeni bir klasör oluşturuyouz.resimde var
Klasörü oluşturduk...
Şimdi biz bu klasörün öncelikle ismini değiştirecez.bunun için klasörün üzerine gel sağa tıkla ad değiştirde.ondan sonra klasörün adına ALT+255 yazın. tabi ''ALT'' tuşuna basılı tutup.255 yazacaz.yazdıktan sonra klasör aşağıdaki gibi olacak.
Bakın klasörün ismi yok.şimdi klasörün tamamını gizlemeye sıra geldi.onun içinde ismini gizlediğimiz klasörün üzerine gel.sağa tıkla özzellikler>özleştir>simge değiştire bas.simgeleri arayın orda boş olan bir tane var ben aşağıda verdim.
Ona tıklayın sonra tamama bas>uygala>tamam bakın kalösr yok oldu.
Arkadaşlar özellikle dikkatimi çekti.Youtube da herhangi bir video nun arkasında çalan müziğin ismini bulamadığınız zaman çok uğraşmamanız için böyle bir Konu açmak istedim.Bu kısayoldan youtube daki videolarla arkalarında çalan mp3 leri ayırmak için kullandığım bir yol.Altta maddeler halinde açıklayacağım.
1- http://vixy.net/flv_converter sitesine girioruz.
2- Karşımıza şöle bi sayfa geliyor...
----------------------------------------------------
----------------------------------------------------
----------------------------------------------------
----------------------------------------------------
----------------------------------------------------
Bildiğiniz Gibi Rapidshare Şu Anda Kullanılan En Kullamışlı Dosya Saklama Ve Paylaşım Server i...
Genel Olarak Forumlar da Download İşlemlerinin Çoğunluğu Rapidshare üzerinden Yapılıyor Daha Önce Rapidshare Kullanmamış Arkadaşlarımız Linkleri Ölü Zannedip Tepki Veriyorlar Bunu Önlemek İçin Bir Rapidshare Açıklaması Yapmaya Karar Verdim..
Aşagıdaki resimlerdeki gibi teker teker uygularsanız hiç bir sorun yaşamassınız..
----------------------------------------------------
-----------------------------------------------------
-----------------------------------------------------İddia, İsveç tarihinin kurucuları arasında yer alan bir bilim adamına ait. Prof. Sven Lagerbring, 250 yıl önce kitabında İsveçlilerin atalarının Türk olduğunu yazmış. Sefa Kaplan’ın haberi Prof. Sven Lagerbring, yaklaşık 250 yıl önce yazdığı kitapta, Türkçe ile İsveççe arasındaki ortaklıklardan, mitolojik benzerliklerden hareket ederek, İsveçlilerin atalarının Türkler olduğunu söylüyor. İsveç masallarında da tanrı Odin’in "Türkland"dan geldiği anlatılıyor. İSVEÇ tarihinin kurucuları arasında yer alan Prof. Sven Lagerbring’in 1764’te yazdığı 58 sayfalık bir kitap, İsveçlilerin Türk kökenli olduğunu ve İsveççe’de yer alan Türkçe kelimelerin bunu ortaya koyduğunu söylüyor. Söz konusu kitabı ilk kez Türk kamuoyunun dikkatine sunan ve fakat herhangi bir karşılık bulamayan ise Ali Nuri Dilmeç. Ali Nuri Dilmeç kim mi? Asıl adı Gustaf Nuring. 1861’de İsveç’in Malmö kentinde doğan ve 17 yaşında İstanbul’a gelip yerleşen, Türk ve Müslüman olarak Ali Nuri ismini alan bir İsveçli kendisi. Fraklı Osmanlı Vikingi Siyonizmin kurucusu Teodor Hertzl’in ifadesiyle, "Fraklı Osmanlı Vikingi!" Ali Nuri Bey, kitabı bir müzayededen alıyor, bir arkadaşına ödünç veriyor ve neredeyse 20 yıl sonra yeniden görebiliyor. Sonra da, "Değerli bir kitabın tuhaf yazgısı" diye bir yazı yazıyor. Böylece, Prof. Sven Lagerbring’in Türkçe ile İsveççe arasında kurduğu paralellikler ve İsveçlilerin Türk kökenli olduklarına dair tezleri gündeme geliyor. Ne var ki, dönem Türk Tarih Tezi dönemi olduğu halde pek fazla üzerinde durulmuyor bunun. Üstelik kitapta, İsveç’in en önemli Tanrıları arasında yer alan Odin’in de Türk asıllı olduğu da apaçık ifade ediliyor ve "Bizim atalarımız Odin’in yoldaşları Türklerdir. Bu konuda yeterli belge var" deniliyor. Odin’in iki kurtla birlikte gezdiğini söyleyelim de gerisini siz düşünün artık. Türkçe’yle benzer kelimeler Benzer kelimeler arasında ise aş / asch, burç / borg, emek / omak, göl / gidl, yurt / jord, kab / kabbe, pusu / puss, krigpuss, su / siö, sulu / sölig hemen dikkat çekiyor. Kitabı yıllar sonra binbir zorlukla Türkçe’ye çeviren gazeteci Abdullah Gürgün, neden bu kadar zahmete katlandığını ise şöyle ifade ediyor: Amaç ayrı gayrılık değil ortaklık "…Açıkçası beni kimin ne olduğu hiç ilgilendirmiyor. Amaç ayrı gayrılarımızı değil, ortak yönlerimizi ortaya çıkarmak, göz önüne sermektir. Aralarına nifak tohumları saçılan, birbirine kırdırılan, bölünüp parçalanıp yönetilen insanlar arasına köprüler kurma çabalarına omuz vermektir." * (İsveççenin Türkçe ile Benzerlikleri, İsveçlilerin Türk Ataları, Prof. Sven Lagerbring, Hazırlayan: Abdullah Gürgün, Kaynak Yayınları) Bilge ve adaletli kral İsveç Tanrısı Odin, Herwarar Masalı’nda Tirkiar (Türkler) ve Asiemaen (Asyalılar, Asyalı adamlar) olarak tanıtılan büyük bir kitlenin önderiydi. Tasvirlerde kurtlarıyla gösterilen Odin’in çok mülkünün bulunduğu ’Türkland’dan (Türkiye) İsveç’e yolculuğu masalda ayrıntılarıyla anlatılır, adaletinden ve bilgeliğinden söz edilir. Kurduğu krallıkların başlarına oğullarını geçirdiği söylenir. İsveç tarihinin kurucusu 1707 doğumlu olan Sven Lagerbring, 35’inde tarih profesörü oldu. 41’inde Lund Üniversitesi’nin rektörlüğünü üstlendi ve bu görevini 1769’a kadar sürdürdü. 1764 yılında birçok bilimsel eserin yanı sıra, Türklerle akrabalık tezini kaleme aldı. Çalışmalarından dolayı 1769 yılında asalet ünvanı verildi. Lund Üniversitesi’nin logosunda Lagerbring’in resmi var. İsveç’in modern tarih biliminin kurucusu olarak da anılan Lagerbring’in en önemli eseriyse dört ciltlik İsveç İmparatorluğu Tarihi’dir. (Hürriyet)
Az önce haberleri okrken ilginç bir yazı ile karşılaştım.Haberin başlığı İsveçlilerin ataları da Türk iddiası idi.İlgimi çekti doğal okudum.İşveç tarihinin kurucularından olan Prof. Sven Lagerbring'in 25o yıl önce yazdığı bir kitaptan dolayı İsveçlilerin atalarının Türk olduğunu iddia etmişler.
Haberin ana metni çin yazının devamını okuyunuz.
Biz daha yeni alışmışken blog topluluğu da ne olaki?Nasıl yani blogcular bir araya mı toplanıyo?Peki toplanıpta ne yapıyolar?
Blog toplugundan önce blogun bir tanımını yapalım.Blog, teknik bilgi gerektirmeden, kendi istedikleri şeyleri, kendi istedikleri şekilde yazan insanların oluşturdukları, günlüğe benzeyen web siteleridir.*
Blog toplulukları ise bir sunucudaki bloga üye olan kişilerin gönderdiği yazılarla meydana gelen blog türüdür.İnternette yer alan tanımı ise;
Üyelik sistemine sahip olan ve bu üyelerin yazdıkları gönderilerden meydana gelen bloglardır. Komünite olarak da adlandırılan bu türdeki blogların çoğu kendi sunucularındaki blog yazılımını kullanmaktadır. Tarihsel olarak ise, LiveJournal’da oluşan bir kültür mirasını devam ettirmektedirler..
Şimdi gelelim bu yazının amacına.Ülkemizde blog toplulukları çok fazla değil.Biz istiyoruz ki bu blog topluluklarının/komitelerinin sayısı artsın.Artsın ki farklı düşünceler,fikirler,yazılar bir blogda toplanıp farklı bir kültürel değer taşıyan bloglar oluşsun.2oo8 Blog Ödülleri‘nde blog topluluğu olarak sadece 11 blog yarışmaya katılmış.Bunlardan;
1. blog.wolkanca.com
2. bigumigu.com
3. otobuste.blogspot.com
ilk üçte yer aldı.Gelin sizde blog topluluklarına destek verin.Ben artık DüşünGeç‘te yazmaya başladım.Sizde böyle bir siteye üye olup paylaşımda bulunun ya da böyle bir site girişiminde bulunun.
Bu mim yazımı Bütün BlogcuForum Üyelerine iletiyorum.
* = “?” yazarları Türkçe destek sitesi'ndan alınmıştır.
Kaynak:
Her ne kadar sinemaya gidecek vaktim olmasa da, Filmin fragmanını izleme şansı buldum. Tabi bunun birtek sebebi var, oda Antonio Banderas ve Meg Ryan ikilisinin rol alması :)
Şahsi fikrimi söylemem gerekirse Meg Ryan kadar etkileyici gülümseyen bir kadın daha görmedim. Birde Banderas'ın Karizmasını eklersek şahane bir romantik komedi filmi ile karşı karşıyayız :)
Filmin konusundan bahsedelim hemen; "Genç federal ajana yeni ama zorlu bir görev verilir. FBI, bu genç federal ajanın annesi ile erkek arkadaşının uluslararası sanat eseri kaçakçılığı yaptığından şüphelenmektedir. Genç ajan, bu görevde annesi ile onun yeni erkek arkadaşını izlemek zorundadır. Filmde, Meg Ryan genç ajanın modern ve özgür yaşayan annesini, Antonio Banderas ise genç ajanın annesinin yeni erkek arkadaşını canlandırıyor."
Filmin Fragmanını Buradan İzleyebilirsiniz.
İyi seyirler :)
Şuan için Türkiye'nin 1 numaraları online oyun sitesi olan Kraloyun.com ile online oyun keyfini yaşabilirsiniz.
Her ne kadar çocuk oyunu gibi gelse de bence internet başında sörf yapmaktan yorulan kullanıcılar için çok rahatlatıcı bir oyun sitesi..
Herkese tavsiye ediyorum bu siteyi :)
Uzun zaman önce dinlediğim bir parçaydı.Bugün bilgisayardaki eski parçalara bakarken buldum.Belki çoğunuz dinlediniz ama bir kere daha dinlemenizi tavsiye ederim.Hakan bu işi güzel yapmış.Süper ayarlamış sözleri.Sözleri bulamadım bulursam eklerim.
Merhabalar,
Blog yazarları için, bloglarını görsel açıdan daha ilgi çekici bir hale getirebilmeleri için bir site tanıtıcam.
Slide.com en popüler ücretsiz Slide gösteriler hazırlayabileceğimiz bir sitedir. Buradan siteye giriş yapıyoruz ve karşımıza çıkan sayfadan "Make a Slideshow" seçeneğine tıklıyoruz.
Bu işlemi yaptıktan sonra bizden Slideshow için resim yüklememizi isticektir. "Add Images From:" Bölümündeki "My Files" Seçeneğine tıklıyoruz ve "Browse" diyerek bilgisayarımızda kayıtlı olan resimlerimizi tek tek yüklüyoruz. Zaten yükledikçe üstteki Slideshow bölümünde resimleriniz gösterilmeye başlanacaktır.
Resimlere Efekt vermek için hemen sağda bulunan "Customize your Design" Bölümünü kullanabilirsiniz. Bu bölümden resimlerinizin nasıl hareket edeceğini, Efekt vermeyi ve Slideshow'a sistemde kayıtlı olan şahane müziklerden ekleyebilirsiniz. Bütün bu özellikleri yaptıktan sonra "Save" diyerek sitemize yerleştirmek üzere kodları alabilirsiniz.
İşte bütün hepsi bu kadar. Fakat bunları yapmak için öncelikle sisteme üye olmanız gerekiyor :)
Kolay Gelsin.
Chip Online'nın Her hafta bir flash oyunu verdiğini biliyoruz. Peki bu haftaki oyun hangisi ?
Japon bir flash oyunu diyebiliriz biz buna, çünkü yazılar tamamen Japonca. Oyunun amacı Topuk Kırarak para kazanmak. İşte Detayları:
OYUN NASIL OYNANIR?
HIT! tuşuna basarak, yüksek topuk giyen bayanların ayakkabılarını, çekiçle vurarak kısaltıp para kazanmalısınız. Çekiçi bayanların ayaklarına vurmamaya ve dengelerini bozup düşürmemeye dikkat etmelisiniz!
Birkaç denedim ama hatasız kul olmadığı için devirdim hanımları :) Tavsiye ederim eğlenceli bir online oyun.
Oyuna Buradan Ulaşabilirsiniz.
Bir Karadenizli "Life TV Show " adlı yarışma programına katılır.Ödül ise 1.000.000 YTL (1 Trilyon) Siz de bir deneyin...
Sunucu aşağıdaki soruları sorar:
1. Tarihteki Yüzyıl Savaşları ne kadar sürmüştür?
A- 116 Yıl B- 99 Yıl C- 100 Yıl D- 150 Yıl
* Karadenizli bu soruda pas geçme hakkını kullanır...
2. Panama Şapkası hangi ülkede keşfedilmiştir?
A- Brezilya B- Şili C- Panama D- Ekvador
* Karadenizli seyircilerin yardımını istemiştir...
3. Rusların Bayramı olan Ekim direnişi hangi aydadır?
A- Ocak B- Eylül C- Ekim D- Kasım
* Karadenizli telefon hakkını kullanıyor ve başka bir Karadenizliyi arıyor...
4. Kral Georg IV doğru adı nedir?
A- Albert B- Georg C- Manuell D- Jonas
* Karadenizli, iki yanlişi götürme hakkını kullanıyor...
5. Kanarya Adalari `nin ismi, hangi hayvandan gelmistir?
A- Kanarya B- Kanguru C- Fare D- Fokbalığı
* Karadenizli oyundan çekiliyor.
Not: Okurken güldüyseniz doğru cevaplara da bir göz atın:
1. Yüzyıl Savaşları 116 Yıl sürdü (1337 ile 1453 arası)
2. Panama şapkası Ekvador`da keşfedilmiştir
3. Rus bayramı "Ekim direnişi" 7 Kasım`da kutlanır
4. Kral Georg IV `un asıl adı Albert. Kral 1936 yılında ismini degiştirmiştir
5. Kanarya adalarının Latince adı "Fokların" adasıdır ve bu isim "Fokbalığı"`ndan gelmiştir.
Ne oldu...? Bir an kendinizi Karadenizli`den daha mı zeki sanmıştınız..
ilk 5 soruyu okuduktan sonra bu kadar da olmaz dedim ve adamı küçümsemiştim. Fakat cevapları görünce 5' te 5 yanlış yaptığım için kendimden utandığımı itiraf etmeliyim :)

Görsel olarak canlı ve güzel bir tema..Bir de yanda google reklamı yerine sponsor bölümü çıkmaktadır.
- Temanın tasarımcısı DailyBlogTip ‘dir.
- Temanın önizlemesini buradan yapabilirsiniz.
- Temanın Türkçeleştirmesi KarUser‘e aittir.
Şimdi tema hakkında bazı bilgiler verelim.Yan panelde sponsor kısmının altında Son Yazılar bölümü bulunmakta.Son yazıların sayısını belirlemek için sidebar.php dosyasındaki
"&showposts=7";
kısmındaki 7 sayısı gösterilecek olan son yazıların sayısıdır.Buradan istediğiniz gibi sayıyı değiştirebilirsiniz.
Sponsor bölümünü ad.php dosyasından düzenleyebilirsiniz.
Son olarakda temayı başka bir site için türkleştirdiğimden dolayı google reklamları koymuştuım.O reklamları index.php , page.php ,archive.php ,single.php ve search.php dosyalarından isterseniz silin;isterseniz
"pub-
diyerek arama yapıp kendi google reklam hesabınızın pub kodunu koyabilirsiniz.Ya da kodu tamamen silip kendi kodunuzu yerleştirin.
Temayı buradan indirebilirsiniz.İyi kullanmalar.

Bu Wordpress teması çalışmaların olduğu bloglara uygun bir temadır.
Demo : http://wordpress.themeshaper.com/
İndir : http://wordpress.org/extend/themes/download/launchpad.1.1.zip
Bir gün bir kuş soguktan donar ve hızla yere düşer. Tam soğuktan öleceğini düşünürken ineğin biri üstüne sıçar. Kuş küfrederken bokun sıcaklığı ile kanatları ısınır. Kuş çok sevinir fakat bi türlü bokun içinden çıkamaz ve ötmeye başlar. O sırada bi kedi gelip onu çıkarır kuş tam tesekkur edecekken kedi onu yer!...
Burdan 3 sey çıkaracaksın:
1. Her ustune sıcanı düsmanın sanma
2. Seni her boktan çıkaranı dostun sanma
3. Bokun içinde mutluysan sus sesini çıkarma .... :-)
Not: Yazının keyfi kaçmasın diye kelimelere sansür uygulamadım. Kusura bakmayın artık :)
Ewet arkadaşlar bugunde sizlerle bu programı ve programın nasıl çalıştıgını analtacagım gayet çok pasit bir program bu programla mb buyuk olan muziklerinizi kucultebilirsiniz ben bu programla muziklerimi kucultup telefonuma atıyorum gerçekten aradakı farkı anladım ve bu programı çok sevdim.. Bir telefon 4 muzik alabiliyorsa bu programla muzuklerın mb kuculterek bu telefonun muzik alma oranını 2 katına çıkartabilirsiniz..ayrıca programı pc ye yuklemenize bile gerek yok sadece rar daki exe tıklayıp açın yeter..Arkadaşlar şimdi bilgisayarınızı 1-2 saniye içinde nasıl tak diye kapatacağınızı öğreticem.
Bunun cevabı çok basit aslında, Bilgisayarın fişini çekin. İşte bu kadar kolay...
Şaka şaka, aman sakın yapmayın böyle şeyler sonra bir daha açılmamacasına kapatırsınız bilgisayarınızı :)
Yapmanız gereken tuş kombinasyonu şunlar; " Ctrl + Alt Tuşlarını basılı tutarak, Delete tuşuna basın. Karşınıza Windows Görev Yöneticisi çıkacaktır, üstteki sekmelerden (Dosya, Seçenekler, Görünüm....) Bilgisayarı Kapat Sekmesine tıklıyoruz ve Kapat'ın üstüne gelip elimiz CTRL tuşuna basılı iken Faremizin sol tuşuyla nazikçe tıklatıyoruz.
Sonuç; 1-2 Saniye içinde bilgisayarınız kapanmış olacaktır. Bu yazıyı kapanması dakikalar süren Pc-Zedeler için yazmış bulunuyorum :)
1- Vah Vah
2- Bize Aşk Lazım
3-Öldürür Sevdan
4-Yüz Yılın Aptalı
5-Kınalım
6-Bize Aşk Lazım (R&B)
7-Vah Vah (R&B)
8-Resimler Hayaller (Albüm Edit)
1. Sevgilerimle
2. Aşkın Vurduğu Yerde Çiçekler Açar
3. Gidebilen Hiç Olmadım
4. Sordun Mu?
5. İnanmadın Ki
6. Yeminliyim Tövbesi Yok
7. Söyleyemedim
8. Cane Cane
9. Gözün Aydın
10. Bıktım
11. Vay Gülüm
2- Doya Doya Tat
3- Yalan
4- Disco Yalan
5- Ağız Alışkanlığı
6- Telafi
7- Tek başına
8- Hala
9- Disco Tat
10- Remix Yalan
11- Tek Başına Greek
12- Tek Başına New Sound
13- Telafi Greek
14- Karaoke Yalan
15- Karaoke Ağız Alışkanlığı
- Doktor neyim var
- Tüberküllük olmuşsun sen
- Ney ney
- Yani tübülerler
- Hocam ne diyosun
- Tüberkülozmuş yaa.Verem yani verem
- Hay senin gibi doktorun
- Doktor hasta şok geçiriyor acil yetişmeniz lazım
- Tamam şoku atlatsın ben geliyorum.İlk şok önemlidir yanından ayrılmayın
- Doktor ne diyon
- Tamam tamam şey.Elektrik verelim diyorum ben ama adı aklıma gelmedi anladı sen..
- birinci aşama hastanın kanayan yerini tespit ediyoruz,ikinci aşama yaranın büyüklüğüne bakıyoruz,üçüncü aşama...şeyyy
- doktor bey çabuk.Hasta kan kaybından ölecek
- hemşire almayayım ayağımın altına.on dk ya gelir aklıma üçüncü aşama.Sınavda çıkmaz diye çalışmamıştım
- doktor bey hasta öldü
- oh iyi iyi otopsi derslerin girmiştim
Sevmek ne kadar kolay oldu şimdilerde oysa sevmek şu ana kadar yapabildiğim en zor eylem bana göre.Kimseye seni seviyorum demeyin eğer sevmenin ne demek olduğunu bilmiyorsanız.Sevgi ağaç gibidir zamanda ağacın suyudur bi anlamda.Seni seviyorum diyebilmek için 'o' olmak gerekir bi nevi.Sevmek o kadar güzeldir ki eğer gerçek sevgi ise sürekli sevdiğini düşünmek hep onda olmak sonsuza kadar seni seviyorum diyebilmek ne büyük başarıdır.Şimdilerde çevreme baktığımda bir günde seviyorum diyebilenler bile var.Nasıl bu kadar çabuk olabiliyor.Kendilerini kandırdıklarının farkında değiller.Şimdiki ilişkilerin bir çoğu birlikte olmanın en önemli unsuru olan sevigiyi bi kenara atıp birbirlerini kullanmak amacıyla kuruluyor.İki tarafta memmun malesef.Ama daha çok kullanılan kızlar oluyor genellikle içindeki birlikte olma arzusunun aşk olduğunu sanıyorlar.Ama sizde bilirsiniz ki bu tür ilişkiler çok çabuk biter nedensiz bi şekilde.Birbirinden alabilecekleri bişey kalmayınca sıkılırlar zamanla.Aynı zamanda bu tür ilişkiler bireylerin ailelerine karşı soğuk davranmalarınada neden olabilir.Ne çok insan tanıdım sevdiğini ailesinin önünde tutan, 2 günlük insana nasıl bu kadar güvenilebiliyor anlamıyorum hemde çok küçük yaşta.Kişilikleri yerleşmeden uygun birini bulmamız mümkün mi sizce ?Gerçek sevgiyi tattığınızda hak vericeksiniz bana.Siz siz olun acele etmeyin unutmayın ki herseyi zamanında ve gerçek olmalıdır sahte sevgililerle sükse yaparak kendinizi kullandırtmak gerçekten iğrenç bi durum.
Merhaba arkadaşlar DüşünGeç ailesine katılmanın verdiği mutlulukla bi yazı yazayım dedim.Ben Tunahan yazı yazmayı seven birisiyim ve düşüngeç aracılığıyla duygularımı düşüncelerimi sizlerle paylaşmak için burdayım.Umarım bana duyulan güvenin gereklerini yerine getirebilirim.
Öğrenciyim henüz 16 yaşındayım ilk yazılarım kötü olabilir ama inanın sizin ve düşüngeç ailesinin desteğiyle daha güzel daha olgun yazılar yazabilecek gücün potansiyelini içimde buluyorum.Herkese tekrar merhaba yazılarımla sizlerle olacağım :)
Evet güzel bir araştırma ile bu zamana kadar beğenilen ve kendisine hayran bırakan sinema tarihinin 10 tetikçisi belirlenmiş.
Okuduğum kaynaktaki açıklamalar bir hayli uzun olduğundan Direkt linki vermeyi tercih ettim.
Okurken keyif alacağınızdan ve senaryodaki oyuncuları gözünüzde tekrar canlandırıcağınızdan eminim.
Habere Buradan Ulaşabilirsiniz.
Merhaba arkadaşlar,
Son zamanlarda kapanması gerekli veya gereksiz birçok siteye erişim engellendi. Buda Türk blog camiasının tepkisini göstermek amacıyla kendi sitelerinin anasayfalarına " Bu siteye erişi kendi kararıyla engellenmiştir " diye bir yazı ve arkadasında bu deneyimin tanıtım sayfası konuldu. Gerçekten sabırlar taşmış ki böyle bir " Sansür Deneyimi " kampanyası başlatıldı. Bence çok etkili ve doğru bir tepki gösterme yöntemi. Ayrıntılı bilgiyi : Burdan öğrenebilirsiniz...
Merhaba arkadaşlar,
Bu daha 2. yazım. Bu yazıda sizlerle bu hafta olan parçalı ay tutulmasından birkaç kare paylaşmak istedim. İşte o kareler ;![]()





Merhaba arkaaşlar,
Şimdi baktınız kim bu diye. Ben Recep. Düşüngeçin son sürüm yazarı. Doğru söylemek gerekirse ( tabi ki gerekir. xD ) Düşüngeç'e bir defa girdim ve gerçekten beğendim. Sonra yazarlık için bi başvurayım , dedim. Tabuhan'a söyledim. Sağolsun birkaç şey sordu, sonra kabul etti. Kısacası bundan sonra Düşüngeçteyim :) Böyle mübarek bir günde aranıza katılmam inşallah hayırlı olur. İnşallah Düşüngeç'e birşeyler katarım. İlk yazımı şu iki cümleyle bitirmek istiyorum.
Berat Kandiliniz Mübarek Olsun.
Son sürümler her zaman yeni ve farklıdır...
İyi Akşamlar
Bengü'nün Son Albümünün ismini taşıyan Gezegen adlı şarkısına çektiği klip hakkında birkaç yorum yapayım; " Öncelikle klipteki giymiş olduğu seksi kıyafetiyle büyük beğeni topladı ve pek beğenmediğim halde kendisi bi anda favorilerim arasına girdi :)"
Bende dedim bu klibi sizlerin huzuruna çıkartim, sizde doya doya izleyin :) Birde Sevgilisini Roket'e bağlayıp uzaya fırlatma kurgusuda ayrı bir heyecan katmış klibe...
İşte Bengü'nün Video Klibi;
Yolda çok komik olaylar yaşar.Öyle ki, bir müddet sonra yola otostopçu olarak devam etmek zorunda kalır.Antalyaya varır varmaz otel sahibi olan iş adamına cüzdanı teslim eder.Otel sahibi Recep'i ödüllendirmek ister otelde istediği kadar kalabileceğini söyler fakat Recep bu teklifi kabul etmez.Otelden ayrılmak üzereyken çoçukluk aşkı olan Sibel'i bir tur otobüsünden inerken görür.Ancak Sibel, Recep'i tanımaz.Recep bunun üzerine fikrini değiştirip otelde kalmaya karar verir ve komedi böylelikle başlar.
Buyrun Burdan İzleyin..
..İyi Seyirler..
Hergun Bir Logo tasarlayan Googlenin Bugunku Logosu çok süper olmuş..
At nasıl oluyorda gol atıyor inanamadım :) ama atında şutu güzelmiş :D
Bence Google Logo olimpiyatları olsa kesin birinci olur.. (:
Neyse fazla söze gerek yok Google Logolarına devam edicek bizde onu takip etmekle meşgul olucaz..
Googlenin BugunKu logosu :
1.)Klasik mi?? Akustik mi?? Elektro mu?? yoksa Bass gitarmı??
Cevap:Klasikleşmiş sorulardan birisi..Bu konuda bir çok gitaristin fikri uyuşmuyor..Bu yüzden kendi deneyimlerimle elde ettiğim sonucu yazıyorum...
Her gitar türünün kendince teknik zorunlulukları var.Bu yüzden her bir türün kendince zor yanları var.
Ben olayı uzun vadeli ve ekonomik yönden ele alıyorum..
Klasik gitar,gitar piyasasının en düşük fiyatlara inebildiği bir türdür.Çoğunlukla öğrenme aşamasındakilerede tavsiye edilen türdür.
Bende bu fikri destekleyerek klasik gitarla başlamak en mantıklısı diyorum.İlk gitarınızın acamilik yüzünden yıpranacağı göz önüne alınırsa buna en ucuz yani klasiqle başlamak en mantıklı fikir olacaktır..
Eyerki istediğiniz bir tür varsa tabiki onunla başlamaktada zarar yok..
2.)Gitar çalmayı ne kadar sürede öğrenirim??
Cevap:Yanlış gördüğüm sorulardan biridir..
Gitar çalmak öncelikle azim çalışma çaba ve birazda olsun yetenek,yatkınlık ister..Bu sizin ilgi ve alakanızla ölçülecek bir süredir..Belki 1 sene belki 3 ay belki 5ay...
3.)Gitar çalabilmem için kurs görmem şartmı?
Cevap:Kesinlikle evet diyorum..Aksi görüş bildiren arkadaşlar çok oluyor özellikle..
En iyi en faydalı bilgiyi hocalar dahilinde çalıştırılarak alabileceğinizi unutmayın..
Çok kişi tanıyorum...Yok ben internetten öğrendim yok şöyle yok böyle...Hepsi azda olsa bir müddet bilen kişi tarafından çalıştırılmıştır..Gökten inmiyor (:
Devamı gelicek....
Birçok Site ve Blog sahibinin kullandığı ya da en azından bildiği bir Ping servisinden bahsedelim (Bilmeyenler için yani) :
AutoPinger.com'a girerek Blogunuzun adresini belirtilen yere yazıyoruz ve gelmesini istediğiniz botların seçimini yapıyoruz (Sisteme girdiğinizde Hepsi otomatikman seçili haldedir). Seçtikten sonra en alttaki "Start Ping" butonuna basıyoruz ve Sistemin ping atmasını bekliyoruz.
Ve bir süre sonra sitenizde 15-20 online ziyaretçi olduğunu farkedeceksiniz. Sakın şaşırmayın, çünkü onlar küçük sevimli Botcuklar :)
Blogcu.com'daki Blogumda kullandığım ve tavsiye edebileceğim bir Ziyaretçi Sayaç servisi hizmetini veren bir siteden bahsedelim.
Siteye Buradan Ulaşabilirsiniz.
Özelliklerine gelicek olursak, Siteye girdikten sonra üye olmanız gerekiyor. Üyelik işlemi bittikten sonra size verilecek olan Sayaç Kodunu Blogunuzun en uygun yerine yerleştiriyoruz.
Peki Ne işe Yarar bu Sayaç ?
Öncelikle blogunuzdaki online ziyaretçilerin sayısını görebilirsiniz, O gün kaç kişinin girdiğini ve Sayaçı Eklediğiniz günden itibaren Toplam kaç kişinin girdiğini görebilmenizi sağlayan 3 özellik var.
Geçen bir forumda okumuştum ve çok güldüm.Bugün o foruma tekrar girdim ve o yazıyla gene karşılaştım.Şimdide sizlerle paylaşmak istedim.Buyrun bakalım çevrimiçi kız isteme nasıl olur.Belki kullanan çıkar.
Talipp:
Slm...
KızEvy:
Slm... Hoş geldiniz.
Talipp:
MSN adresinizi oğlumdan aldım.
KızEvy:
Evet . Kızım söyledi. Bekliyorduk zaten
Talipp:
Sizin evde başka PC var mı? Hanımları da görüşmeye davet etsek
KızEvy:
Tabii ki. Bizim hanım online zaten. Kız da internet cafe de.
Talipp:
Ok...
Kaynana34 konuşmaya katıldı
Oğlananası konuşmaya katıldı
Talipp:
Hanımlar da geldi. Ben bizim oğlanı da davet ediyorum.
ÇılgınDamat konuşmaya katıldı
BirEvinBirkızı konuşmaya katıldı
Oğlananası:
Slm...
KızEvy:
Hoş geldiniz hanım efendi
Kaynana34:
Slm...
Oğlananası:
Hoş bulduk efendim
ÇılgınDamat gönderiyor:
CICEK.GIF
Aktarımı başlatmak için burayı çift tıklayın
Kabul et (Alt+C) Farklı kaydet...(Alt+F) Reddet (Alt+D)
ÇılgınDamat gönderiyor:
CIKOLATA.GIF
Aktarımı başlatmak için burayı çift tıklayın
Kabul et (Alt+C) Farklı kaydet...(Alt+F) Reddet (Alt+D)
Kaynana34:
Ay niye zahmet ettiniz? Teşekkürler.
Talipp:
Zahmet ne demek? Çam sakızı çoban armağanı.
Kaynana34:
Nasılsınız? İyi misiniz? Ben Hacer. Burcu´nun annesiyim.
Talipp:
İyilik elhamdülillah. Sizleri sormalı.
KızEvy:
İyiyiz çok şükür.
Kaynana34:
Sizler Mersin´denmişsiniz değil mi?
Talipp:
Evet efendim. Sizler de İstanbul´dan
Kaynana34:
Evet efendim. Biz iki yıl önce gelmiştik Mersin´e Çok güzel bir yer.
Oğlananası:
Güzeldir. Bekleriz bize de.
KızEvy:
İnşallah. Bu yaz güneyi düşünüyorduk zaten
Oğlananası:
Yaza kalmasın diyoruz. Beey ! Hadisene...
Talipp:
Efendim. Hanım haklı. Sebebi ziyaretimiz malum.
KızEvy:
Evet efendim. Malumumuzdur. Başımızın üstündedir. Hoş geldiniz.
Talipp:
Evlatlarımız net üzerinden tanışmış, kaynaşmışlar. Bize de vazifemizi yapmak düşüyor. Allah´ın emri Peygamber´in kavliyle Oğlumuz ÇılgınDamat´a kızımız BirEvinBirKızı´nı istiyoruz.
KızEvy:
Evet beyefendi. Sizin de belirttiğiniz gibi evlatlarımız anlaşmışlar. Eh o zaman bizlere de hayırlısını dilemek düşer.
Oğlananası:
Müsaitseniz eğer gelecek ay aile içinde bir nişan yapalım diyoruz.
Kaynana34:
Bekleriz efendim. Biz nişan için gerekli hazırlıkları yaparız. İstanbul´da kalacak yeriniz yoksa biz ağırlayabiliriz.
Oğlananası:
Yok. Zahmet vermeyelim. Çok kalamayız zaten. Dayımın oğlu var. Bostancı´da oturuyorlar.
Kaynana34:
Ayol ne zahmeti? Aşk olsun. Akraba olacağız sonuçta. Hem Bostancı çok uzak. Biz Avcılar´dayız. Yollarda perişan olursunuz. Yerimiz müsait.
Oğlananası:
İnşallah diyelim o zaman.
Kaynana34:
İnşallah efendim. Kızım! Hadisene.
BirEvinBirKızı:
Tamam anneee!
BirEvinBirKızı gönderiyor:
KAHVE.GIF
Aktarımı başlatmak için burayı çift tıklayın
Kabul et (Alt+C) Farklı kaydet...(Alt+F) Reddet (Alt+D)
ÇılgınDamat gönderiyor:
SOZYUZUGU.GIF
Aktarımı başlatmak için burayı çift tıklayın
Kabul et (Alt+C) Farklı kaydet...(Alt+F) Reddet (Alt+D)
Talipp:
Biz müsaadenizi isteyelim artık. Tanıştığımıza memnun oldum.
KızEvy:
Biz de memnun olduk efendim. Şeref verdiniz.
Talipp:
O şeref bize ait. Hoşça kalın efendim.
KızEvy:
OK . Byeee!
Talipp:
Bye!
Oğlananası:
Bye..
Talipp konuşmadan ayrıldı
Oğlananası konuşmadan ayrıldı
Kaynana34:
Bye
BirEvinBirKızı:
Bye
Kaynana34 konuşmadan ayrıldı
KızEvy konuşmadan ayrıldı
ÇılgınDamat:
Bye... Şişşt Burcu kız? Gitme bir yere yaw ![]()
BirEvinBirKızı:
Hepsi gitti mi?
ÇılgınDamat:
Gittiler gittiler.Nasılsın aşkım? Çok heyecanlandın mı?
BirEvinBirKızı:
Ay! Ölüyorum zannettim ![]()
ÇılgınDamat:
Bak çok korkuyordun. Oldu işte aşkım. Oldu ![]()
Not=Diyalog o gezdiğim forumdan alıntıdır.![]()
FenerBahçemi'in bu akşamki oynadıgı Maçı beraber bitti sıra şimdi Rovanjda inşş Onu geçeriz..
FenerBahçem bugun ilk yarı yedigi golleri 2. yarıda su gibi akıp attı..




STAT: Partizan
HAKEMLER: Craig Alexander Thomson, Francis Andrews, Tom Hug Murph (İskoçya)
FK PARTİZAN: Mladen Bozovic, Stevanovic, Dordevic, Paunovic, Lazic (Cadikovski dk. 88 ?), Bogunovic (Marinkovic dk. 78), Petrovic (Maletic dk. 72), Sikimic, Knezevic, Diarra, Obradovic
YEDEKLER: Bozovic, Miljkovic, Ngambi, Ljajic
TEKNİK DİREKTÖR: Slavisa Jokanovic
FENERBAHÇE: Volkan Demirel, Gökhan, Lugano, Edu, Roberto Carlos, Kazım (Burak dk. 55), Selçuk, Alex, Uğur (Maldonado dk. 84), Semih (Emre Belözoğlu dk. 61), Güiza
YEDEKLER: Volkan Babacan, Yasin, Önder, İlhan
GOLLER: Paunovic (dk. 11), Bogunovic (dk. 14) (Partizan), Alex (dk. 45 pen.), Guiza (dk. 50) (Fenerbahçe)
SARI KARTLAR: Alex, Burak, Lugano (Fenerbahçe), Cadikovski (Partizan)
Evet arkadaşlar 2050 yılında duvar yazıları nasıl olacak diye hiç düşündünüz mü :) Size yardımcı olayım:
1. Dikkat!.. Meteor düşebilir.
2. - Lütfen uzaya tükürmeyiniz.
3. - Buraya uranyum döken eşektir.
4. - Türbeye chip, süper iletken materyal, fiber optik kablo bağlamayınız.
5. - Silikon bazlı, display özellikli kaldırırm taşlarının değismesinden dolayı verdigimiz rahatsizliktan ötürü özür dileriz.(Çemişgezek Büyükşehir Belediyesi)
6. - Galaktik yol, indirme bindirme yapılmaz.
7. - Oy kullananlar lütfen parmaklarınızı radyasyonlu sıvıya istenmeden batırınız.
8. - Galaktik yolculuklarda lütfen ışın silahınızı görevli androidlere veriniz.
9. - Bina içi ışınlama kabini 4 kişiliktir. 12 yaşından küçüklerin yanlız binmesi yasaktır.
10. - Işınlanırken burun karıştırmak bünye kısa devresine yol açabilir.
11. - Süpersonik atomik lazer güç üniteli testereyle odun kesilir.
12. - Lütfen yerlere chip atmayınız.
13. - Seyir halindeyken flymobil tuvalet deposunu boşaltmak yasaktır.
14. - Van kedisi ve Sivas kangal köpeğinin klon cihazına sokulması yasaktır.
15. - Telepati hattında frekansların sağlıklı işlemesi için yüksek sesle konuşmayınız, geğirmeyiniz
16. - Işınlanma odasına evcil hayvanla girmek yasaktır.
17. - Buraya çöp döken mutanttır.
18. - Galaksi hava boşluğunda sollama yapmayınız.
19. - Dikkat azami hız 30 ışık yılı.
20. - Trafik uyarı simgelerini ışın tabancasıyla yakmayınız.
21. - Lütfen jupiter ayılarına kabuklu yemiş atmayın.
22. - Bu bölümde sanal sigara içebilirsiniz.
23. - Kapalı yerlerde uranyum ve uranyum ürünlerinin kullanılması TCK xyzkl numaralı yasası gereği yasaktır.
24. - Lütfen androide pasonuzu istemeden gösteriniz.
25. - Seyahat esnasında güneşe yakın bölgelerde gaz çıkarmamaya özen gösteriniz.
26. - Dikkat ! uzay gemisi çıkabilir.
27. - Rabotlara hidrolik yağ ikram etmeyiniz.
28. - Galaktik yolculuk sırasında insan ve androidlerin ikramlarından almayınız.
Kaynak: Candron
Kuşkusuz bu yılın en iyi komik filmleri arasına girecek olan Recep İvedik Filminin Resimlerine ve özel fotoğraflarına Buradan ulaşabilirsiniz.
LiveSearch'in sağladığı bu hizmet ile birçok resime ulaşabileceksiniz.
Özellikle Recep İvedik hayranları için kaçınılmaz bir fırsat diye düşünüyorum :)
Kolay Gelsin.
Gülben Ergen Albümündeki Bay Doğru şarkısına video klibi çekti. Benimde demin izleme fırsatım oldu ve çok beğendim. Valla bana göre iddialı sahneler olan bir klip ama Gülben'e çok yakışmış bu klip :)
Googlenin Bugunku Logosu muhtesem..gerçekten bayıldım.. (:
Kızgın Ejderha amca çok şık olmuş (:
İşte Googlenin Bugunku Logosu :

Tema Adı:Business District 1.0
Tasarım:Colocation Hosting
Türkçeleştirme:KarUser(Okuycan)
Temanıyı buradan indirmiştim.Şuan sitede bir sorun olduğu için çalışmıyor herhalde.O nedenle önizleme veremiyorum.Kusura bakmayın.
Temaya ek olarak yorum paneline etiket menü(kalın,italik vb.) ekledim.
Temanın Türkçeleştirilmiş halini “buradan” indirebilirsiniz.Herhangi bir sorunda iletişime gecebilirsiniz.İyi kullanmalar...
Merhabalar arkadaşlar;
Gezinirken gördüm DüşünGeç'i daha yeni açmışlar.Baktım ki sadece bir kişi yazmıyor.Yazarlar toplanmaya başlamış.vakit buldukça ara sıra bakmaya başladım.Gittikçe büyüyor.Yeni yazarlar,yeni tasarım,yeni takipçiler...
Bugün gene bir bakayım ne var ne yok dedim.Bir de baktım yazarlık başvurusu.Belki çoktantır var ama yeni gördüm.Biraz daha geniş inceledim siteyi.Tamam dedim bu kategoriler bana uygun."Hele genç adam davran bakalım şu başvuru için" dedik ve başvurduk.
Sağolsun Tabuhan kabul etti.Yani bu yazının kısacası artık bende bir DüşünGeç yazarıyım.Tüm DüşünGeç ailesine ve sevenlerine hayırlı olsun :)
Google Türkiye'de potansiyeli ilk keşfedenler, Türkiye'deki çevrimiçi pazar her geçen gün artmakta... Youtube örneğinde de olduğu gibi Türkiye'den kapatılan bir site hızla düşüşe geçiyor.
Google'da Türk kullanıcılarının yegane sevgilisi... Ve sevgili ısrarlara dayanamayarak aşağı-yukarı tüm uygulamalarını Türkiye'ye uygun hale getiriyor.
İşte bunlardan sonucusu Google Haber Merkezi'nin Türkiye baskısı...
Google News TR ile Türkiye'deki çevrimiçin gazetelerin ve basın kuruluşlarının birçoğuna tek bir yerden ulaşabilir. Binlerce yazı ve makale arasından arama yapabilir, RSS abonesi olabilir, haberler sayfasını kendinize göre düzenleyebilirsiniz. Tüm haberlere tek bir noktadan ulaşmanın kolaylığı dışında pek de bir şeye yaramıyor açıkçası...
Haber kategorileri arasında dünya gündeminden magazine kadar her şey yer alıyor.
Ne diyelim hayırlısı olsun...
Gerek logoları gerekse Olimpiyat gadget'ı ile olimpiyatları iyiden iyiye sevdiriyor.
Her ne kadar Türkiye'nin yıldızı istediğimiz kadar parlamasa da olimpiyatları bir çoğumuz takip ediyor.
Bazılarımız TRT'den bazılarımı ise çevrimiçi olarak takip ediyor...
İşte İgoogle eklentisi ile tüm dallarda tüm ülkelerin aldığı dereceleri, başarıları ve madalyaları aktüel olarak takip edebilirsiniz,
Gadget'ı İGoogle sayfanıza eklemek için
Sizi buradan alalım.
Ama yok "Ben AyGoogle-Maygoogle bilmiyorum" diyorsanız, o zaman sizi google hesabınızla giriş yaparak,
İGoogle sayfasına alalım.
Sayfanızı binlerce yararlı gadget ile kullanışlı ve pratik hale getirebilir. Arka planları ve temalarını değiştirerek kendinize ait bir google arama motoru ve google sayfası oluşturabilirsiniz.
Blogcu'ya uyarlanmış kodlar (arkadaşlarım yok)
Ewet Arkadaşlar şimdide sizlerle blogcu sablonlarından "Smashing Tema" Sablonunu Sunuyorum..
Sablonu Kurmak :
Yönetim panelinden "Sablon Yönetimi,Sablon Düzenliyin" Tıklayın ve alttaki verdigim kodları indirip oraya yapıştırmanız yeterli olucaktır..
Bazı arkadaşlarımız Winrar dosyalarına şifre koymayı bilmiyorlar bende yardımcı olmak amacıyla bu çalışmayı yapmak istedim..
İlk Önce hangi dosyayı Winrar'a atıp şifre koyucaksak o dosyaya sag tıklıyoruz..
Sonra oradan arşive ekle diyoruz
Çıkan yerden "gelişmiş'e" tıklıyoruz..
Tıkladıkdan sonra çıkan yerden "parolayı ayarla'ya" tıklıyoruz ..
Sonra karşımıza "parola girin" diye bi kutu açılacak oradan "parolayı göster'e" tıklayıp parolamızı kutucuga yazıyoruz sonra tamam basıyoruz ve tekrar tamam diyoruz..Ve Şifreli winrarımız hazır..




Sizinle paylaşmak istedim Sizde Gülmekten oluceginize eminim :)
Bundan başka uyameyom dohtur bey!
Üç sepet yumurta sabah kahvaltım,
Teker teker soyameyom dohtur bey!
~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~
İki leğen pilav bir yayık ayran,
İster yağlı olsun isterse yavan,
Yanına kesiyom beş kilo sovan,
Yeyom yeyom doyameyom dohtur bey!
~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~
Üç tencere bamya yerim ben şinci,
Yirmi tas su içip biraz koşinci,
Her yanım sökülür karnım şişinci,
Sağlam göynek giyemeyom dohtur bey!
~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~
Şinciye acımdan çoktan ölürdüm,
Sağolsun komşular gönderir dürüm,
Bir guzudan çok yiyemem, var sözüm,
Ayıp olur cayameyom dohtur bey!
~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~
Senede gırk dönüm bostan ekerim,
Benden başka kimse yemesin derim,
Gavunu, garpuzu gabuklu yerim,
Aceleden soyameyom dohtur bey!
~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~
Bilmem bu işin sonu nereye gider,
Buyumuş gısmetim, buyumuş gader,
Birgünde yediğim işte bu gader,
Daha fazla yiyemeyom dohtur bey
Tabuhan Kardeşim Blogcu yardım kategorisi açınca bende yazmaktan uzak kalmadım ve size
Blogcu sablonlarından olan Underground Şablonunu sizlere sunmak istedim..
Sablonu Kurmak :
Yönetim panelinden "Sablon Yönetimi,Sablon Düzenliyin" Tıklayın ve alttaki verdigim kodları indirip oraya yapıştırmanız yeterli olucaktır..
Sablon Görüntüsü ~ Sablon Kodları
Rar Şifresi : www.DusunGec.com
Google.com bizleri logolarıyla şaşırtmaya devam ediyor..bende bekliyordum şu google bir logo yapsada DusunGec paylaşsam diye ve sonunda yaptı bende paylaşıyorum..
Sanıyorumki Google olimpiyatlar boyunca logo yapmaya devam edicek bizde onu takip etmeye devam edicez..
Googlenin Şuanki Logosu :
Blogger'a geçeli 1,5 ay falan olmuştur sanırım. Bu süreç içerisinde yabancı olduğum bu servise tamamiyle alıştığımı söyleyebilirim. Özellikle Eklentiler (Widget) konusunda bayağı bir deneyim sahibi oldum.
Bu deneyimlerimi de, bu servisten anlamayan veya yeni başlamış olanlar için sunmaya karar verdim. Sonuçta bilgi paylaştıkça çoğalır. Kendime saklamamın bana bir yararı olmaz.
Şimdi öncelikle Blogger bloglarınız için Son yorumlar ve Son yazılar eklentisi ekleyelim.
Bunun çok kolay bir yolu var. Öncelikle Blogger kontrol panelinizden Blog yönetiminize girin, daha sonra Yerleşim Sekmesine girip, Sayfa Ögeleri başlığı altından Yeni Sayfa Ögesi Ekle'ye tıklayın. Karşımıza Blogger için eklentiler sayfası çıkacak, oradan Besleme'yi bulup tıklıyoruz ve Adres Url Bölümüne Yorum yada Yazı Rss Adresinizin URL'sini giriyoruz.
Yorum yada Yazı Rss adresini bilmeyenler için:
Yazı (RSS): http://blogunuzunadi.blogspot.com/feeds/posts/default
Yorum (RSS): http://blogunuzunadi.blogspot.com/feeds/comments/default
Bir sorun çıkarsa (ki çıkacağını sanmıyorum) bu başlık altında yorum yazarsanız yardımcı olurum.
Saygılar..
Eskisi gibi popüler olmasa da hala birçok blogcu.com üyesi mevcut ve bende eski bir blogcu.com üyesi olarak tecrübe edindiğim bilgileri blogumda paylaşma kararı aldım.
İlk bilgi olarak anket servisleri konusunda tavisye de bulunacağım. Çünkü ozamanlar çok arıyordum anket servisi :)
Şimdi blogcu blogumdaki kullandığım tek bir anket servisi vardı. En çok bu servisten faydalandığım için bir tek bunu önermem yeterli olur ve işinize yeterince yaracaktır.
Adres: http://www.sitearaclari.com/
Siteye girdiğinizde mevcut olan hizmetlerden ücretsiz bir şekilde yararlanmak için üye olmanız gerekiyor.
Arkadaşlar uzun süredir Türkiye’ den Erişim Yasağı olan Youtube Video paylaşım sitesine giriş yapabilmeniz için bu yamayı bir kez kurmanız yeterli olacaktır. Bilgisayarınıza ayrıca herhangi bir dosya kurulmayacak ve tam manasıyla güvenli bir şekilde makinenizi yormadan erişim sağlayabileceksiniz.
Virüs filan yoktur %100 denenmiştir..ve çalışıyordur..
Dosya : Tıkla ve İndir
Şifre: www.dusungec.com
Ben aEnes Yani Ahmet Enes şuanlık yeniyim ama ilerki zamanlarda inş ilerliyecegim. Bu Blogu ilk gördügüm zamanlar çok güzel oldugu düşünmüştüm ve ilerki zamanlarda çok daha güzel oldu ve domain alınmasıyla siteye bir hayli mükemmellik kattı ve birgun dedimki bende bu blogda yazar olabilirim bende bu blogda yazılarımı paylaşabilirim ve o zaman geldiki yazar oldum.. :)
Beni yazar yapan Tabuhan kardeşime çok Teşekkür ediyorum ve sitedeki herkesin başarılarının devamını diliyorum..
Genelde saat 09.00 - 10.00 arası kalkar ve hemen kahvaltı masasındaki yerimi alırım. Tabi Televizyon izleme gibi bir alışkanlığım olmadığı için birtek kahvaltı saatinde izliyorum (oda can sıkıntısından).
Ama kahvaltı yapasım yok artık.!
Yahu kardeşim, kanalların o koydukları dizilerde ne öyle ? Ben çayımı yudumlarken Ördek dudaklı Bez Bebek Nana'yı, Tombiş bir Cin'i ya da gereksiz Sarışın Selena'yı izlemek zorundamıyım ?
Bunları hiçbiri yetmiyormuş gibi bu aralar yıllanmış bir dizi olan Çocuklar Duymasın'ı yayına soktular.
Bu gençliği neden böyle beyin sömürücü dizilerle süslüyorsunuz ki ?
Yemin Ediyorum, o dizileri izleyip kahvaltı masasından kalktıktan sonra Bilgisayarımın karşısına geçiyorum. 10 - 15 dk. boş boş ekrana bakıyorum. Beynim yıkanmış gibi oluyor sanki :)
Ne kadar zor bir soru sorduğumun farkındayım. Ancak günümüzde artık pek çok Blog yazarı var. Gözlemlerime göre Erkek Blog yazarları daha ön planda, tabi bunun sebebini Bayanlar için Blog popülaritesinin daha geç yaygınlaşmasına bağlıyorum.
Şimdi merak ettiğim bir konu var; daha doğrusu kendime ve size sorduğum bir soru olarak düzeltiyim.
Erkek Blog Yazarları mı Yoksa Bayan Blog Yazarları mı ?
Hemen kendi fikrimi iliştiriyim buraya ve sözü size bırakayım. Bana göre Bayan Blog yazarları Tasarımlarında fazla ecüş bücüş (süs) şeylere yer verdiği için okunası bir özellik veremiyorlar Bloglarına.. Sade bir tasarım yapacaklarsa da içeriğin konusu ya Öykü-Masal ya da Şiir-Resim tarzı oluyor :)
Erkeklerde ise bu durum çok farklı, özellikle ziyaretçinin dilinden anlayan Blog yazarları olma özelliğine sahibiz (Kendimi de katıyım bari.!). Yazılarımızda daha çok ziyaretçiye mesaj veya bilgi vermek amaçlı yazılar yazıyoruz. Buna göre de Sade ve Hoş tasarımlar seçiyoruz.
Tabi bazılarımız Teknoloji ve Spor delisi Bloglar da yapmıyor değil. Ama bana göre Genel olarak bu sorunun cevabı bu olmalı gibi geliyor.
Bayanlar daha bir Günlük tarzında yazıyor (Simli Simli, Süslü Püslü). Erkekler ise daha bir öğretici..
Son günlerde Düşüngeç'in zihnini meşgul eden Google logolarına birazda ben karışayım dedim.
Daha önce de 23 Nisan için logo tasarım yarışması düzenleyen Google önemli günleri logolarıyla anmayı seviyor...
Solda bu seneki 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nda yayınlanan, tasarım yarışması birincisi eser bulunuyor.
Tasarımcısı, Aytuğ Fidan
Unutmadan bunu sadece biz gördük,
google.com.tr yayınlandı .com'da değil...
Bunun haricinde tüm Dünyada yayınlanan global nitelikte özel günler için hazırlanmış logolar var, zaten Olimpiyatlar için hazırlananları zaten burada, burada ve ahanda burada gördünüz.
Bunun haricinde,
Sevgililer Günü, 2008
4 Temmuz USA Ulusal Bağımsızlık günü,
hatta, ilk lazerin keşfine istinaden bile bir logo yayınlamıştı...
Birazdan vereceğim adreste geçmiş yıllara ait hatta 1999 yılında kullanılmış logoları, Google Beta logosunu bile bulabileceksiniz.
Sizi buradan alalım...
SelçukDOLAPCI Düşüngeç Araştırma Servisi, BURSA
=) muhabir vari bi kapanış yapayım dedim
Başlık şaşırtıcı ve aynı zamanda biraz iddialı oldu...Aslında olayın özü şu;
3 gün içerisinde gördük ki google hergüne bir logo tasarlıyacak...Olimpiyatlar google logo ekibinin hayal gücüne derman olmuş...E madem bu kadar çok logo yayınlanacak;bende bir logo koleksiyonu yaparım...
Kim bilir tutarsa her logoyu bu başlık altına editler 8 ağustos 2008 tarihinden itibaren yayınlanan logoları biriktiririm...
8 Ağustos 2008
9 Ağustos 2008
10 Ağustos 2008
11 Ağustos 2008
12 Ağustos 2008
Bizi Takip edin..
Düsüngec.com 'un bünyesi oldukca zengin (: kesinlikle takibe devam edin arkadaşlar..
Bugün Düsüngec'in sizlere sağladığı,benimde konuyla ilgilendiğim "Gitar Enstrümanı" hakkında yazdığım yazıların devamını getireceğim..
Hani hep kullanırız "Müzik kulağı" diye bir terimi..Duyduğunu çıkartmak..
Ben bunun yetenekten çok tını veya ses bilme kapasitesine bağlıyorum..Bu yüzden sizlere bugün bu konu hakkında bir kaç şey yazmak istedim..
Öncelikle şunu söyliyeyim müzik kulağına sahip olmak çok avantajlı ve gerekli birşey ilerleyebilmek açısından..
Müzik kulağı,birden fazla müzik türü ve birden fazla enstrüman sesi dinleyerek kulağınıza bu türlerin oturmasıyla oluşur.
Bunu gitar üzerine dökmekte ayrı bir meseledir.Oda gitarın her perde ve satırındaki sesi hafızanıza yerleştirmenizle mümkündür..
Böylelikle duyduğunuz herhangi bir sesi gitarınızdan kolaylıkla çıkartabilirsiniz.
Bu olayı tam olarak oturttuğunuz taktirde..Önünüze getirilen herhangi bir eseri zorluk çekmeden daha kolay bir şekilde icra edebilirsiniz..
Erhan Türkyılmaz
2 gün önce yayınlanmış ama benim daha yeni okuma fırsatım olduğu bir haberden bahsedicem şimdi.
Kimin, Nasıl, Ne ile araştırma yapmış tam bir bilgi edinemedim ama Dünya'da yayınlanan Korku filmleri dalında ilk 20'e girenler Listelenmiş. Tabi bu listede çok çok eski filmlerde var. Yani anne babamızın doğduğu yıllardan dedelerimizin doğum yıllarına kadar uzanan bir film arşivi :)
Bu listeden birçoğunu izlemiştim. Bunlardan en etkiliyecisi bana göre şöyle; Carrie, Elm Sokağı Kabusu, Şeytan (Bu günümüzde bayağı bir Tii'ye alınan bir film), Jaws, Kuzuların Sessizliği, Kuşlar...
Özellikle Kuşlar Filmini bir daha izlemek isterim. Günümüzde hayvanlara bu kadar çok eziyet yapılırken, ibret alınması gereken bir film diye düşünüyorum. Azıcık insan gibi düşünce güçleri olsa, Dünya'yı bizlere zindan ederlerdi herhalde bu hayvanlar :)
Neyse çok konuştum ben size Bu Listenin Adresini vereyim:
Listeye Buradan Ulaşabilirsiniz.
Şu sıralar çok yoğunum.Ne kendi bloguma ne de Düşüngeç'e yazma fırsatım olmuyor pek.Ama ne olursa olsun her zaman vakit ayırabileceğim bir uğraş varki o da büyük boy bir doritos ve 2.5 litre kola ile sinema izleme keyfidir... Bizim sinemacılar bu yaz sıcaklarda
Bu sebepten ötürüdür ki sinema haberlerini sık takip ederim.Şüphesiz Türkiyenin en başarılı Sinema Portalı olan Beyazperde'ye göz gezdiriyordum bugün.Bir haber gözüme takıldı...
Önümüzdeki aylarda sinema perdelerinde bol bol Türkçe
konuşulacak...(8 Ağustos 2008)
epey terliyor. Onlarca proje yapım sürecinin farklı aşamalarında ve önümüzdeki
aylarda izleyici ile buluşacaklar. Beyazperde Haberi heyecanlandıran çok fazla
proje var fakat bir tanesi bizi yakından ilgilendiriyor, çünkü içinde biz de
varız!
Haberin devamı yapım aşamasında olan onlarca filmden bahsediyor.
Ben buna mutlu mu olmalıyım yoksa endişelenmelimiyim kestiremedim.Sebebine gelince;
Hepimiz eski Türk filmlerini biliriz.Annelerimiz,Abilerimiz veya Babalarımız bu eski Türk Filmlerini ayıla bayıla izlediler.Sektörün bu kadar rağbet görmesi üzerine yüzlerce film çıktı ortaya.Daha sonra aynı seneryoların tekrarı ve yapımların giderek kalitesizleşmesi üzerine Türk Sineması uzun bir uykuya daldı.Gelecek nesile "nayır,nolamazlar"la dolu bir film curcunası bırakan sektör artık yorgun düşmüş ve holivud filmlerine yenilmişti...
Daha sonra yeni jenerasyonu ateşleyen birkaç film ile birlikte Türk Sineması tekrar tırmanışa geçti...Bunların başında Şüphesiz ki G.O.R.A gelir...Gençliğe hitap eden bu filmle birlikte argonun dibine vuran onlarca film yapıldı ancak;bir nesilinde argo öğrenmesine yol açtı...İş çığrından çıkmaya başladı...Cem Yılmazın başarılı projesi G.O.R.A hariç,gelen diğer filmler sadece argo ile güldürmeye dayalı olmaya başladı...
Önce nayır-nolamaz ile başlayan altınçağ çöküş dönemine girdi...Peki ya şimdi argo ile başlayan altınçağın kaderide bu mu olacak!
Tabi bu kadar kötümserde olmamak gerek...Yakın zamanda Nuri Bilge Ceylan'la gelen Cannes(KAN) ödülü Türk Sinemasının geldiği noktayı açıkça gözler önüne sermekte...Bu gibi başarılı yapımlar Türk Sinemasının 2.ci Altın Çağı'nın çöküşünü uzunca bir süre erteleyebilir...
Linux dediğimizde aklımıza ilk gelen dağıtım nedir? Ubuntu mu?
Peki şöyle soralım önce linux nedir?
Wiki diyor ki;
Kesmediyse buradan devam... (LinuxORG)
Linux ya da tam adıyla GNU/Linux, Unix tabanlı, açık kaynak kodlu, özgür bir işletim sistemi yazılımı. Finlandiyalı bir bilgisayar mühendisliği öğrencisi olan Linus Torvalds tarafından 1991 yılında geliştirilmeye başlanmıştır. "Linux" ismi Linus Torvalds tarafından 1991 yılında başlatılan Linux çekirdeğinden (kernel) gelmektedir.

Linux bir taban, bu taban üzerine ise pek çok dağıtım oluşturulmuş durumda...
Mesela Ubuntu, keza -bence tabii- en stabil dağıtımda budur.
Bir de ulusal dağıtımımız olan pardus var ki, o da 2008 sürümü ile oluşumunu tamamlamış durumda...
Microsoft hakimiyetine hayır diyebilmek için Linux var ilk günden bugüne neredeyse, tabii ki gerçek amaç bu değil fakat benim ilgimi çeken cazip olan bu...
Bill amca'ya olan nefret! gibi bi'şey neyse bilgisayarımın "hack"lenmesini de istemem tabii...
Neyse ana konum olan ubuntu dağtımından biraz uzaklaştım gibi sanki,
İsterseniz internet üzerinden indirip CD'ye yazdırıp kurabilirsiniz.
Ya da benim gibi ücretsiz sipariş verip 1 Ayda adresinize teslim edilen CD'den kurabilirsiniz.
için yukarıdaki linkeri kullanabilirsiniz.
Özellikle kırmızı ve siyah tonlarda olan tema, Gears of War oyunundan bir iki Görsel takviye ile çok hoş bir hâle gelmiş.
Bir Bilgisayar oyun Blogu oluşturmak isteyenler için müthiş bir eser diyebilirim.
Buradan Şablonun Önizlemesine Bakabilirsiniz.
Buradan Şablonu İndirebilirsiniz.
Saygılar..
Müsabakalar beijing national stadyumu ve olympic green stadyumlarında gerçekleştirilecektir.
İlk olarak şunu söylemeliyim ki; ortada çok fazla Spor Blogu olmasına rağmen, hemen hemen hiçbiri ayakta duramıyor ya da belirli bir okur kitlesi yakalayamadığı için yokolup gidiyor. Bana göre bir Spor Blogunda olması gereken şey öncelikle futbolseverlerin içindeymiş gibi yani onların diliyle haberlerinize yorum katmak. Çağlar Yıldız, bunu Blogunda oldukça güzel bir şekilde başarmış gibi gözüküyor. Özellikle Tasarım konusunda oldukça Sade ve hoş bir Blog ile okuyucu için büyük bir okuma zevki veriyor. İçerik ve Tasarım Bakımından bir neticeye varmak gerekirse Bana göre tam bir E-Dergi havasında..
Başarılarının Devamını Diliyorum..
Tasarım %70 İçerik %92
Kemal Ersan Diyor ki;
Samimi uslubları oldum olası sevmişimdir. Blog Küre'de de bu uslublar herzaman hakettiği yeri bulmuştur... Çağlar'ın bloguda bu bağlamda oldukça sevimli. Sade ve şık tasarımın bir arada bulunduğu ender bloglardan denilebilir... Ama bu blogda benim en çok takdir ettiğim şey sınırlarının belirlenmiş olması... Oldukça başarılı buldum “header”ını... Tamamen kendisini anlatabilmiş...
Tasarım:%75 İçerik:%83
Erhan Türkyılmaz Diyor ki;
Düsüngeç.com olarak blog camiasına azda olsa katkıda bulunmak amacıyla geliştirdiğimiz blog tanıtım projesinin ilk ayağındayız..
Caglaryildiz.blogspot.com adresiyle girişi yaptık.. Bilirsiniz geneldir bu olay.. Alan ismi kendi ismiyle açılmış bloglar genelde özgün yazarlar.. Çağlar arkadaşımızda özgün yazı yazmayı başaran nadir kişilerden.. Temasıda yazılarıyla çok uyumlu.. Gözü yormayan sade bir temayla yazmaya devam ediyor..
Girdiğinizde sitede bir çok konu ve görüş ile karşılaşacaksınız.. Daha çok kişisel sorunlara değinen blogda zevkli vakit geçireceğinizden şühe duymayın.. Ayrıca basketbol severler için yazar tam bir ilaÇ olmuş (: Çağlar Yıldız arkadaşımıza bu güzel yazıları nedeniyle teşekkürlerimizi sunarız..
Tasarım %70 İçerik %90
Shawn Ralf Diyor ki;
Çağlar Yıldız'ın kendi deyimi ile "Kişisel emellere alet olma ihtimali yüksek blog"
Sürekli Güncel bir blog olan caglaryildiz konu olarak spora yoğunlaşmış. Sporun yanında Oyun incelemeleri,ilginç ve hoş videolar, vizyondaki film yorumları, eskiden yaşadığımız hoş anılar gibi konularada değinmiş. Kesinlikle özgün içeriğe sahiptir, her konuda bize objektif fikirlerini sunmuştur.
Blog tasarımında ise sade ve gözü yormayan bir tasarım seçilmiş. Konuları ön plana çıkartmayı başarmış.
Blog adresi tercihinde yazar, içeriğe uygun olmayan, kendi ismini kullanmıştır.
Tasarım %70 İçerik %90
Selçuk Dolapçı Diyor ki;
Kişisel bir blog, tabii ki blog denilen hadisenin ana amacı da budur. Fakat sadece yazarı ilgilendirecek kadar subjektif değil. İlk gözüme çarpan bugünlerde herkes yana yakıla aradığı, orada burada söylediği ama beceremediği “özgün içerik” Sanırım Çağlar kopyala- yapıştır özelliğini bilmiyor ki hepsini kendi yazıyor.
LakersTR.com’da da yazdığı göz önüne alınca blog’un temel konusunu anlamak kolay, Spor! Bunun haricinde sinemada önemli bir yer tutuyor. Çok konuştum, kısacası RSS abonesi olunası bir blog.
Değerlendirmeye gelince, Tasarım %50 İçerik %80
Unutmadan, sağ menüdeki “The True Godfather” beni gerçekten güldürdü. Harika!
Caglaryildiz.Blogspot.Com İnceleme Sonucu:
Tasarım %67 İçerik %87
DüşünGeç'e Göre Tasarım Yönünden çok parlak olmasa da İçerik bakımından Takip edilmesi gereken bir Blog.!
Mumyalar ordusu yeniden hayata dönerken dünyaya hükmetme tutkuları daha da yoğunlaşmıştır. O'Connell ailesi, doğaüstü güçleriyle Uzakdoğu'yu silip süpüren Ejder İmparatoru ve ordusunu durdurmak için zorlu bir maceraya atılır.
Evet Blogger'ın İngilizce oyunu çıkmış ve bende bunu bütün Blogger üyeleri ile paylaşayım dedim.
İngilizce oyuna ulaşmak için Hergün yaptığınız olağan üye girişinizi yapmanız. Karşınıza Tamamen İngilizce bir sistem geleceğinden oldukça şaşırabilirsiniz. Sakın şaşırmayın, çünkü bu Blogger'ın Espri anlayışı..
Pek Yakında düzeleceğinden şüphem olmadığı için şimdilik bu durumun tadını çıkarıyorum :)
Kolay Gelsin..
Avrupa'da yapılan bir araştırmaya göre Windows Live Messenger kullanıcılarının yaş ortalamaları ve bu yaştakilerin kullanımları yükseliyor.Şimdi ben bu açıklamadan sonra Türkiye ne durumda diye bakıyorum. Ama hep genç ve orta yaştaki insanların Msn'i sıklıkla kullandıklarını görüyorum. Msn harika bir buluş diyebilirim. Zaten bunu meyvesini de sürekli topluyorlar. Neyse konu dağılmasın. Msn'i kullanan kesimin yaşı gittikçe büyüyor. Bizim ülkemizde ise hala büyüyemediğini söylüyorum.Yoksa yanılıyor muyum?
Dokuz Avrupa ülkesinde yapılan ve on binin üzerinde katılımcının değerlendirildiği ankette 45 yaş ve üzeri insanların Windows Live Messenger'ı yüksek miktarlarda kullandığı ve fazlaca vakit ayırdıkları ortaya çıktı. 45 yaş üzeri kullanıcıların sayıca en fazla olduğu ülke ise İspanya. 45 yaş ve üzeri kullanıcı grubunun ise yarısı Windows Live Messenger'ı günde üç saatten fazla kullanıyor.
Live Messenger'ı Neden Kullanıyorlar?
Almanya, İspanya, Danimarka, İtalya, Belçika, Norveç, Fransa, Hollanda ve İsveç'i kapsayan araştırmaya göre, katılımcıların %88'i Messenger'ın ailelerin iletişimini kuvvetlendirdiğini söylüyor. 35 yaşın altında olan ve genç olarak anılan Avrupalı'ların en çok iletişim kurdukları aile bireyi ise %65 oranında kuzenleri. Ayrıca bu gruptaki insanlar daha çok yine kendi yaş grubundakilerle iletişim kuruyorlar.[kaynak]

Adobe Photoshop'u duymayanınız yoktur herhalde...Gelişmiş resim düzenleyici bu programın bazi basit işlemlerini web üzerinden yapabiliyorsunuz...Bu websitenin adı Photoshop Express...
Adobe bazı güncellemeler yapmış bu websitede...[Hürriyetin Haberi]
Arkadaşlar anayurdumuzu ele almak istedim bugün...
Osmanlı devletiyLe anadoluya ismini kazıtan Türk ırkı...Yerlerin göklerin en asili..
Hepimiz Türkiye Cumhuriyetinin birer evladıyız..Bir çok vatandaşta bunun farkında..Ancak ülkemizde bir gruplaşma çabasıdır gidiyor sevr anlaşmasından beri.Bunun bilincinde olmamıza rağmen artık kanallardan seyrettiğimiz dehşet verici haberler sonunda daha fazla kutuplaşmaya gitmeye başladık..
1923 yılında Türkiye Cumhuriyeti kurulduktan hemen sonra nüfusun dağılımı
Türk: 8 milyon kadar
Arnavut-Boşnak: 2 milyon kadar
Kürt: 1 milyon kadar
Çerkez: 1 milyon kadar
Laz-Gürcü: 500 bin kadar
Arap: 500 bin kadar olmak üzere toplam 13 milyondu.
İşte bu ülkemizin ırklara göre nüfus dağılışı...
Şimdi soruyorum..Hangi zihniyet bu ülkede Irkçılık yaparak bir yere gelebilir?? Pkk?? veya başkaları??
Bugünkü paylaşımımız ikonlar yani ".ico" formatındaki resimler üzerine...
İkonların kullanım alanı olarak ilk aklıma gelen;klasörlerimizi özelleştirmemize olank sağlaması oluyor...
Eğer bilgisayarınızdaki iconlar sıkıldıysanız ve size yetersiz geliyorsa bu siyah-beyaz sete bir göz atmalısınız...
Adresten Windows(.ico),Linux(.png) ve Macintosh(.icns) işletim sistemleri için ayrı ayrı formatlarda indirebilirsiniz)
Bazı servisler vardır ihtiyaç olduğunda aklınıza gelmez bulamazsınız. Bugün anladım bunu işte...
Favicon'un Internet Explorer'de çalışabilmesi için uzantısının .ico olması gerekir. Çoğu image düzenleme programında ICO export bulunmuyor. (Yani en azından Fireworks'te) Ama bunun içinde harika bir "convert" sitesi var. Hiç bir ek programa ihtiyaç duymadan çevrimiçi PNG dosyalarınızı ICO haline getiriyor yani ikon oluşturmanıza yarıyor.
Siteye gitmek için sizi buradan alalım. Açıklama için ise aşağıya bi' dikkatinizi rica edelim...
Bir Sonraki sürüm olacak olan WordPress 2.7 hakkında detaylı bilgiler ve geliştirilecek ayrıntılar:
- Yorum API - eklentisi ile yorum alanını daha fazla geliştirme olanağı
- Keyboard Yönetimi - WP Ajax Edit Comments ile yorum yönetimi daha hızlı olacak
- Tema update api - Plugin yönetimi ve tema yönetimi daha kolay olacak
- Dashboard ve yazma alanı - netvibes stilinde olacak
- Admin - admin yorum kodlarında daha fazla değişiklik
- Sitemap - arama motorları için öncelik taşıyan Sitemap default olarak gelecek
- Kategori ve yazma - daha güçlü kategori yönetimi bulunacak..
Gördüğünüz gibi WordPress Kullanıcıları için birçok yenilik geliyor bu sürümde..
Kaynak: Bilgiservisim.com
Bu Tema daha çok renkli bir blog sahibi olmak isteyenler için yapılmış gibi. Özellikle kalite açısından da oldukça sevimli bir tema olan Red Passion Şablonu ile yazılarınıza hoş bir görüntü verebilirsiniz.
Buradan Şablonun Önizlemesine Bakabilirsiniz.
Buradan Şablonu İndirebilirsiniz.
Saygılar.
Evet Başlık biraz tuhaf gelebilir ama konuyu okuduktan sonra ne demek istediğimi çok rahat bir şekilde idrak edeceksiniz.
Öncelikle Bütün blog yazarlarını bir araya toplayıp kaynaştıran, bilgi alış-verişini sağlayan ve yeni dostluklar kazandıran Blogcu Forum'un Sahibi Gülşah arkadaşıma Teşekkürlerimi sunuyorum.
Forum'un kuruluşundan bu yana 4-5 ay oldu sanırım. Bu süre içinde gerçekten sıcak bir ortamda paylaşımlar sağlandı ve Dostluklar kuruldu.
Geçenlerde Erhan arkadaşımın gördüğü ve bana bildirdiği bir Forum'dan bahsetmek istiyorum şimdide..
Adını bile anmak istemiyorum ama bilginiz olması amacıyla forum'un adresini söylüyorum; "Blogcaforum.com"
Kodlaması olsun, Tasarımı olsun, Amacı olsun Her yönden Tam bir taklitlik abidesi olan bu Forumun yaptığı Büyük Ayıp'tan dolayı Site sahibini kınıyorum.
Herhangi bir yanlışa düşüpte Bu Foruma üye olmamanız için size Blog Yazarlarının gerçek Forumuna Davet ediyorum:" Blogcu Forum "
Bunu yapanların Utanması Dileğiyle..
Sıra Geldi Mim'lemeye; Bütün BlogcuForum Ailesi Mim'lenmiştir. Bu konuda Duyarlı olmanız dileğiyle.

































