Bugün gördüğüm bir oyun mu desem aktivite mi desem bilemiyorum işte adını siz koyun.
Diş Macunu üreticisi de olan Theramed, HelpJoe adını verdiği websitesinde bir oyun hazırlamış ve Ürünün 7 günde dişlerinizi beyazlattığı vurgulanmış.
Oyun Bayağı bir iğrençleşme safhasına geliyor benden söylemesi :)
Oynamak için; Tıklayın..
Nasıl ayrılacakları bilinmiyor ama şimdiden merak konusu oldu. Onu geçelim de, peki bu 2 önemli eksik varken nasıl yürüyecek bu dizi ?
Sıkı durun çünkü diziye yeni yüz yada yüzler gelicekmiş. Benim ve tüm medyanın tahmini kesinlikle Ata Demirer'in geleceğindne yana.
İnşallah'da öyle olur. Çünkü Biz Ata ile sevdik o diziyi ve öyle bitmesini istiyoruz.
Düşünsenize Ata ile Engin Günaydın'ı aynı dizie :) Tam bir kopmaca havası..
Guinness Rekorlar Kitabı'ndaki yerini alan Firefox için olmazsa olmaz, sörf yaparken sizi istenmeyen flashlardan, bannerlardan, reklamlardan, reklam çervelerinden kurtaracak harika bir eklentiyi tanıtmak istiyorum sizlere...
Eklentiyi buradan firefox'unuza kurabilirsiniz. Yoksa firefox kullanmıyor musunuz? O zaman çok şey kaybetmişsiniz... Ama zararın neresinden dönerseniz kardır. Firefox hakkında bilgi ve kurulum için sizi buradan alalım. Neyse şimdi devam ediyoruz.
Kurulum tamamlandıktan sonra Firefox'unuzu yeniden başlatın. Size AdBlock bir karşılama penceresi getirecektir. Buradan daha önceden belirlenmiş kara listedeki reklamların bulunduğu filtreleri seçmenizi isteyecektir. Bunu yapmanız sizi zaman kaybından kurtaracaktır. Tavsiyem ABD kaynaklı listeyi seçmenizdir.
Kurulum başarı ile tamamlandıktan sonra...
Her hangi bir sitede canınızı sıkan bir reklam mı gördünüz?
Artık sorun değil! Reklamın üzerinde sağ tıklayın... Resmi Engelle diyip reklamı kara listeye alın...
Bazı reklamlar çerçeve içindedir veya flash reklamlardır. Bunlar içinde aynı işlemi yapabilirsiniz.
Yeter Artık Yeter.!!
Zaten Youtube'u aldınız elimizden, birde Benim en çok faydalandığım Dailymotion'ada engel koydunuz.
Birde İnternet özgürlüktür diyenlere alın size özgürlük. Herşey sansürlü artık.
Yakında Türkiye'de İnternet Tamamiyle yasaklanırsa sakın şaşırmayın.
Gitgide Osmanlı'ya geri dönüyoruz galiba...!

Arkadaşlar bugün ele almak istediğim konulardan biri olan bloglara kıyısından deyinmekle başlıyorum...
Biliyorsunuz bloglar kendi aralarında bir çok dalla bölünmüş..
Topluluk blogu, pazarlama blogu, kişisel bloglar, haber blogları, video bloglar vs vs..
Bugün ben Topluluk bloglarının diyer dallardan izlenimlerime göre varsaydığım farklarından bahsedicem..
Blogdan başlıyoruz..
Yazarların çoğu kişisel olarak başlamıştır..Bu yüzden blog camiasında kişisel bloglar daha fazla bulunmaktadır..Bunun bir başka nedeni ise teksin temana yazına karışan yok rahatsın.
Ancak kişisel bloglarında malesef çok azı ayakta durup yayını sürdürebiliyor..
Bunların yanı sıra tekil konu bloglar var..Bu daha mantıklı ve başarılı bir sistem..
Tekil konulu blogların yazarları daha çok konu hakkında bilgi sahibi kişilerden oluştuğundan başarılı bir şekilde bloglar yayın yapabiliyor..
Ancak tekil konulu blog okuyucularıda tabiki o konu hakkında bilgi sahibi edinmek isteyenlerden başka kimse değil..Bu yüzden tekil bloglar sadece belli bir kitleye hitap etmekle sınırlı kalıyor..
Gelelim Topluluk Bloglarına...
Topluluk blogları..Öncelikle birden fazla blog yazarından oluşuyor.Biliyorsunuz blogu kaliteli yapanda yazar seviyesi oluyor sonuçta yazarı okuyoruz.Bu yüzden birden fazla yazarın yazıp çizdiği blogun kalite yönünden bir fark oluşturacağı malum..
Birde Topluluk blogları her kesimi ilgilendiren bir çok konuyu hergün ele alabilmekte..Önemli etkenlerden biride bu.Zaten net kullanıcılarıda girdiğim yerden uraşmadan en kısa bilgiye sahip olayım mantığı ile aramaya girişir..Topluluk blogları bu işi çok güzel yapabilmektedir..
Tabi bukadar geniş bir kitleye seslene bilmekte beraberinde bir çok sorun getirecektir bu yüzden topluluk blogu yönetebilmekte biraz tecrübe ve azim isteyecektir..
Erhan Türkyılmaz..
Evet bu Web aracıyla Ziyaretçilerinizin sitenize nereden, nasıl, kimle, niçin geldiğini rahatlıkla öğrenebilirsiniz.
Yazılanlara göre rakiplere fark atacak birçok özellik mevcut. İstatistiklerinizi ziyaretçilerinize de gösterebilirsiniz.
Daha Detaylı bilgiye Buradan ulaşabilirsiniz.
Dünya Basının da işi gücü yok bizim açıklarımızla uğraşıyor. Gene bakın neler yazmışlar Türkiye ve AKP'nin kapatma davası için;
Independent, başyazısında “Dava, bir yönden takdire şayan. Türkiye hükümetinin de hukuka tabi olduğunu gösteriyor. Öte yandan laiklik yanlılarının ellerini fazla iddialı oynadıklarını düşünmemek mümkün değil. AKP’nin başörtüsü yasağını kaldırma girişimleri, devleti İslamileştirmeye yönelik gizli bir komployla aynı şey değil” denildi. Gazetede Daniel Howden imzasıyla yayımlanan analizde, “Müslüman, demokratik, laik, ekonomik açıdan istikrarlı ve AB ile Ortadoğu’yu birleştiren bir ülke yaratma projesi, dünyamızın en önemli siyasi deneyi... Ve çökmenin eşiğinde duruyor” ifadesi kullanıldı.
Aynı gazetede Adrian Hamilton imzalı bir başka yazıda ise, “Dış dünya burada tavır koymaya mecbur. Din ve başörtüsü konusundaki tartışmaları, İslam ve Batı konuşmalarını unutun. Bu demokrasi için bir mücadele ve bunu seçilmiş Türkiye hükümeti kaybederse, hepimiz sonuçlarının mağduru olacağız” denildi.
Financial Times’ın başyazısında, “Türkiye’nin, ülkeyi geriye götürebilecek bir ulusal felaketin eşiğinde olduğu” yorumu yapılarak, şöyle denildi:“Kapatma ve siyasi yasak kararı seçmene karşı bir yargı darbesi olur. Bunu takip edecek kaos Türkiye’yi yıllarca geriye götürür. AKP’yi yasaklamak, demokratik kuralların işlemeyeceği, her şeyin mubah olduğu bir ortam yaratabilir ve Türkiye’yi dönüşü olmayan bir uçuruma sürükleyebilir.”
Fransız Le Figaro, “Türkiye bölünüyor” iddiasında bulunduğu, Pierre Rousselin imzalı başyazıda, Güngören’de patlayan bombaların, AKP hakkındaki kapatma davasından ayrı düşünülemeyeceğini vurguladı.
Fransız Le Monde gazetesi, Avrupalı yöneticilerin, AKP kapatıldığı takdirde nasıl bir tepki verileceği konusunda “soğuk terler döktüğünü” yazdı. Gazete, AB’nin ‘atom bombası’ şiddetinde bir silah olarak tanımladığı katılım müzakerelerini askıya alma yoluna gitme niyeti taşımadığını da bildirdi. Le Monde’a konuşan Brüksel’de görevli bir diplomat, “Bu silah ancak darbe koşullarında kullanılabilir. Aday bir ülkede kurumsal çerçevede kalan, bir yargı kararı karşısında uygun değil” dediği de aktarıldı.
Yorum Sizin ?
Ne zamandır yazmayı düşünüyordum bu konuyla ilgili, Kısmet bugüneymiş..
Herhalde Türkiye'deki birçok kişi (özellikle bayanlar) günlük burç yorumlarını okumayı kesinlikle ihmal etmiyordur.
Tamam çok güzel, okuyun ama dikkate almayın şu saçma yorumları.. O Burç yorumlarını hazırlayanların çoğu aslında kafalarından hikaye uydurarak sizlere aktarıyorlar. Bu bazen okuyucu için sefil durumlara yol açabiliyor da.
Mesela küçümsenemicek sayıda Burç yorumu okuyucuları, bunu günlük yorumları eğlence olarak değil de, daha çok hayatına yön vermek için kullanmıyor mu ?
Yorumda; "Bugün Sevgilinizden bir hediye alacaksınız ve bu sizi çok mutlu edecek" gibi cümleler kullanıyor bazen. Peki kaçınız bu yoruma inanıp bütün bir gün boyunca Sevgilinizden hediye beklediniz :)
Ama şu yönden iyi olabilir Günlük Burç Yorumları; Bir söz varya hani "İyi düşünün ki, iyi olsun" diye, işte bu burç yorumlarıda aslında bu yönden insan rahatlabiliyor. Eğer o günkü burç yorumunuz pozitifse, sizde ister istemez pozitif oluyorsunuz. Tabi Negatifse yorum, Sizinde negatif olma ihtimaliniz var :)
Fala inanma Falsız da kalma.!
Unutmayın Hayatı kontrol etmek sadece sizin elinizde. bunun için yardımcı birşeye ihtiyacınız yok. Hayat sizin Kuralları Siz Koyun..
Saygılarla..

Evet İlk Blogger Temasının tanıtımını yapmaya başlayalım artık :)
Resimden de anlaşılacağı gibi tam bir Tekno-Tema. Yani Teknoloji Blogu yapmak isteyenler yada varolan teknoloji bloglarına tema arayanlar için biçilmiş bir kaftan bu tema.
Üstelik en yeni Blogger teması olan MacBook Pro'nun Şıklık ve Kalite bakımından da diğer Tekno Temaları Rahatça sollar diye düşünüyorum.
Buradan Şablonun Önizlemesine bakabilirsiniz.
Buradan Şablonu İndirebilirsiniz.
Saygılar..

Neyse bu kadar duygusallık yeterli, şimdi soru kablonet mi adsl mi?
Artık hız olarak hiç bir farklılık yok.
Kablonet 6144KBPS hıza kadar destekliyor. Ayrıca hemen belirtelim 6144 kbps 159 YTL...
Küçük bir karşılaştırma yapalım,
Limitsiz ADSL 1 Mbps 49 YTL
Limitsiz Kablonet 1Mbps 39 YTL artı 1 YTL ödeyerek KabloTV sahibi oluyorsunuz.
Şuan KabloNET, tüm bağlantı hızlarında ttNET adsl'den 10 YTL daha ucuz durumda...
Kısa bir süre için de bağlantı ücreti her iki hizmette de bulunmuyor.
Ayrıca en güncel kampanyaları takip etmek için,
TTNET Paketleri ve KabloNET Kampanyaları
Kablonet ve ADSL arasında şöyle bir de fark var ki ilginç,
Kablonet static IP kullanır. Yani modemi kapatıp açsanız da suya sokup çıkarsanız da IP'niz sabittir. Ama hemen endişelenmeyiniz.
KabloNET'te IP değiştirmek için,
Başlat> Çalıştır> CMD>
komut satırına "ipconfig" yazıp enter'a basın,
Komut size mevcut IP'nizi gösterir. Sonra "ipconfig -release" yazıp enter'a basın.
Daha sonra modemin fişini çekin 10-15 sn bekleyip, tekrar takın.
10 saniye sonra tekrar komut satırına, "ipconfig -renew" yazıp enter'a basın.
İşte yeni IP'niz karşınızda.
Ama
Çok sık bir şekilde belirli IP'ler kullanılır. Yani IP değiştirildiğinde 10 tane belirtilmiş IP içinden biri seçilir sanki, etkili bir değişim için IP değiştirmek için 444 0 126'yı arayın.
Evet Arkadaşlar çoğu blog yazarının en çok sorun yaşadığı nokta Tema bulamamaktır. Bulsakta pek içimize sinmez açıkçası...
İşte bu gibi sorunları çok yaşadığım için, siz blog yazarlarına bulduğumuz Temaları tanıtmak ve bu sorununuza çare olmak için Yeni bir Kategori açmaya karar verdik.
Tabiki bu Temaları tanıtırken, içlerinden en kaliteli ve göze en uygun olanları seçip sizlere kendi anlatımımızla sunmayı planlıyoruz.
Şimdilik sadece Blogcu.com, Blogger ve Wordpress Temaları Yayınlıyacağız...
Bizi Takip Edin.
Saygılar...
Önceki Yazımda da belirtmiştim Cuil Arama Motorunun Google'a rakip olduğunu..
Evet arkadaşlar diyer yazılarımda söz ettiğim gibi öğrenmek kolay değil ve bahsedilen gitar ise hiç değil..
Sayın Murat Göğebakan'ın da bir sözü vardır bilirsiniz..
derki; "Kaçmak çare değil,çare çözüm değil,çözüm şansı zorlamak,önemli olan zoru başarmak"
Sanırım yeterince açık anlatmış sözlerinde..
Gitar zaman ve çok uğraş isteyen bir enstrüman olduğundan sizinde onu kavraya bilmeniz için bir çaba sarf etmeniz kaçınılmaz...
Benim size vereceğim tavsiyeleride değerlendirin..Kendinizi geliştirmek için önemli egzersizler olacaktır eminim..
Öncelikle bir gitarist adayının günde en az toplam 2 saat gitarla haşır neşir olması gerekir..(2 saat diyorum çünki zor kavranılan bir enstruman)
Bir başka olay ise farklı tonlarda müzik dinlemek ve çıkartmaya eşlik etmeye çalışmak..
Elinizin altında enstrüman kulağına nasıl geliyorsa tıngırdatmaya çalış bakalım (: senin için çok büyük bir kazanım olacaktır..
İnternette gitar için büyük bir nimet..
girin dolaşın gitarist forumlarını bakın yapısını inceleyin fikir alış-verişi yapın..
Bir başka şey ise çalarken söyleyin..Ses tonu veya başka birşey sizin için engel olmasın...Daha uyumlu bir tempo tutacaksınız ;)
Altta bir kaç egzersiz vericem uygulamaya çalışın..
-Gitarınızın alttan 1.Telinin 1.perdesinden itibaren başlayın ve 4.perdeye kadar çalın..
Bunu ilerletip 4 den 8e 8 den 12 ye gibi gidin..Sıra bitince bir üst tele geçin..
Gün geçtikçe hızlanacak ve perde tutuş&geçişleriniz daha kuvvetli ve atik olacaktır..
-Aynı şekilde 1.Telin 1.perdesinden 3.perdesine ordan 2.ye ordan ise 4cüye geçerek çalmaya çalısın..Ve Tel atlayarak devam ettirin..
**Yazıların devamı gelicek (: iyi Tınlamalar..
Erhan Türkyılmaz...
Evet arkadaşlar, DüşünGeç Ailesine Yeni Dostlar arıyorum. Aslında şuanki Yazar kadrom gayet güzel ama aylardır aklımda olan ve birtürlü fırsat bulup yapamadığım Projemi hep ertelemek zorunda kaldım. Şimdi ise bloguma yazar alımı yapmak istiyorum. Bu aklımda olan projelerimi yapmak için.
Evet Gönüllü yazar olmak isteyenler varsa, seve seve blogumda yer ayırırım. (istediği zaman yazabilir.)
Aktif yazar olmak isteyenler varsa, onlara da blogumda Text Link olarak reklamlarını yayınlama teklifi sunuyorum.(Günde en az 1 yazı yazıcak.)
Amacımız Kesinlikle Saygı ve Dostluktur.
Eğer DüşünGeç'te Yazar olmak istiyorsanız hiç vakit kaybetmeden benimle iletişime geçiniz.
İletişim: dusungec@windowslive.com
Saygılar..
Ya bu aralar dinlediğim müzikler içinde en canlısı yani fıkır fıkır olanı Basstürk'ün Aşkın Bir Fıkra Şarkı bence.!
Şarkıya zaten söyleyecek bir lafım yok süper olmuş ama Klip özellikle dehşet :)
Şiddetle tavsiye ettiğim müzikler içinde Basstürk Diyebilirim.
Evet arkadaşlar yeni bir arama motoru olan Cuil, Google'yi sollama planları yapıyormuş. Aldığım bilgilere göre Google'da görev yapmış olan mühendisler tarafından kurulan Cuil indekslediği sayfa sayısı bakımından Google’ı geride bıraktığını iddia ediyor.
Tabi bunun gibi birçok arama motoru Google ile savaş halinde, ancak 1 Trilyon sayfa indexlemesiyle Google Rakip tanımaz gibi gözüküyor.
Gelelim Cuil'in özelliklerine; Cuil’in kurucularından Tom Costello şirket hakkında açıklama yaparken arama teknolojilerinde elde ettikleri mesafenin Web’in büyük bölümünün indekslenmesini sağladığını ifade etti.
Cuil, sayfaları Google gibi ziyaret sayısı ve web linklerine göre indekslemenin yanında, her sayfanın genel içeriğini tanıma ve kullanıcının aramada kullandığı anahtar kelimelerin analizi gibi ekstra yeteneklerine güveniyor.
Adres; www.cuil.com
Evet sonunda Kendi Alan Adımla (Domain) sizlerin karşısına çıkıyorum. Herkese hayırlı ve uğurlu olsun diyorum :)
http://www.dusungec.com/
Bundan sonra daha farklı bir Blog ile karşınızda olucam. Umarım memnun kalırsınız...
Teşekkürler..
Bu yazı GosuBlogger'dan alınmıştır.

Günde kaç kez arama yaptığınızı hiç düşündünüzmü ? Eğer işiniz gücünüz yoksa
zamanınızın büyük bölümünü internette harcıyorsanız , büyük ihtimalle 500'e
yakın bir arama yapıyorsunuzudur , benim için bu rakam daha da fazla , peki bu
aramalarla sadece Google'a kazandırmak yerine cep harçlığınızı çıkarmaya ne
dersiniz ?
Scour bahsini ettiğimiz programın adı , merak etmeyin yeni bir arama motoru
değil , Scour'dan arama yapıyorsunuz ,
Scour da size 3 dev arama motorundan yani Google , Yahoo ve Live ' den
sonuçlar sunuyor isteğe bağlı olarak sonuçları sadece bu motorların birinden de
isteyebiliyorsunuz , demek istediğim Google da aradığınızla
Scour ile aradığınız arasındaki tek fark
Scour'un size para ödemesidir.
Peki iyi güzel de nasıl kazanacağım diyorsanız ,
Scour puan sistemine bağlı ödeme
yapıyor örneğin 6.500 puana 25 dolar veriyor , 12.500 puana 50 dolar ve 25.000
puana 100 dolar veriyor.
Tamam bu da güzel puanı nasıl toplayacağım diyorsanız o da basit.
1. Üye olarak - 150 puan
2. Arkadaşlarınızı davet ederek - 250 puan
3. Arama yaparak - 1 puan
4. Arama sonuçlarını oylayarak - 2 puan
5. Arama sonuçlarına yorum yaparak - 3 puan
kazanıyorsunuz . Bununla birlikte davet ettiğiniz arkadaşlarınızın kazandığı
puanların %25'i size de veriliyor. Anlayacağınız avantajı bol.
Ödemeleri Visa Gift Card ile yapıyor Scour , yani size hediye kartı gönderiyor
ve bu kartla paralarınızı harcayabiliyorsunuz.
böyle birşeyin olduğunu görünce direk gosunun referans linki ile kayıt oldum.Herşey açık ve net umarım sizde bana yardımcı olursunuz.
Annem bile ’argo’ demedi
Hakan Bilgin, filme yapılan tüm eleştirilere rağmen, izleyicinin olumlu tepkisine en yakın örnek olarak annesini anlattı ve "Annem emekli bir öğretmendir. Kelimeye, Türkçe’ye, ahlak kurallarına çok dikkat eden bir insandır. Filmi izledikten sonra bana hiç bir şekilde ’Film argo’ demedi. Sadece ’Çok samimi oynamış bu çocuk’ dedi. Bence en önemli şey buydu. O 4,5 milyonun o samimiyeti keşfedip de 2. gün bunu arkadaşlarına anlatacak kadar inanabilmesi çok zordu" diye konuştu.
Sıkı bir Hadise hayranı olduğum için bu güzel klibinin video'sunu bloguma koymak istedim. Sıkı bir hayrandan çok sıkı bir aşığıyım kendisinin :)
Onun için söylenecek çok şey var ama o sade ve sıcakkanlı haliyle sözleri kifayetsiz bırakıyor.
Şarkının Sözleri:
Ne tarafa dönersem döneyim yüzünü görüyorum hep heryerde sen
Sırrını bilemediğim bir çekim var beni kıskıvrak ele geçiren
Düşünsem nolur düşünmesem, beni çılgına çeviren neydi
Dirensem nolur direnmesem tüm eşimi seçiyor haydi
Hadi deli oğlan hadi belime dolan
Hele bi öp bakalım kızı dudağından
Olur da hani bide denk gelirse dudaktan kalbine düşerse
Tenle yanar ruhla tamamlanır hele bide aşkla pişerse
Düşünsem nolur düşünmesem beni çılgına çeviren neydi
Dirensem nolur direnmesem kalp kalbi hisseder haydi
Hadi deli oğlan hadi belime dolan
Hele bi öp bakalım kızı dudağından
Olmaz mı olmaz mı hepi topu bu istediğim hayatta
Dene nolur dene nolur tutamam kendimi sen çıkardın baştan
Ateşe dans bu haydikaçırma şans bu haydi
Aşk tehlikeyi sever..
Google'ın yeni servisi : Knol
Yabancı bir blogtan anladığım kadarıyla Google'ın bu yeni servisi Vikipedi ile aynı kulvarda.Şuanda Türkçe desteği bulunmamakta.
Özellikleri:
Gelişmiş HTML editörü.
Yazıları lisanslayabilirsiniz.
Google Adsense ile yazılarınızdan para kazanabilirsiniz.
Makale yazımında yardım almak için arkadaşlarınızı davet edebilirsiniz.
Kimliğinizi bir kredi kartı ya da telefon ile doğrulayabilirsiniz.
Google Knol
Bugün okuduğum bir haberde; Apollo 14'ün Astronotu, uzaylılarla temas kurulduğunu ve 60 yıldır bunun gizlendiğini iddia etmiş.
Astronot Edgar Mitchell, uzaylıların insanlarla defalarca iletişim kurduğunu ancak hükümetin bu gerçeği 60 yıl boyunca gizlediğini söylemiş.
Ayrıca 1947'de New Mexico'nun Roswell bölgesine Ufo düşmesi olayınında gerçek olduğunu söylemiş.
1971'de Ay'daki en uzun yürüyüşü yapan Mitchell, bir radyoya verdiği mülakatta, NASA'da uzaylılarla temas kuran kaynakların, uzaylıları "bize acayip gelen küçük insanlar" diye tarif ettiklerini anlatmış.
Mitchell, muhtemelen bu "hakiki ET'lerin" geleneksel koca kafalı, büyük gözlü uzaylı imajına uyduğunu söylemiş. Dünyalıların teknolojisinin uzaylılarınki kadar karmaşık olmadığını belirten Mitchell, "Uzaylılar bize düşman olsalardı, şimdiye kadar mahvolmuş olurduk" demiş.
Nasa'daki amcalar ise :) Mitchell'in bu iddialarını hemen yalanlamış. Bir NASA sözcüsü, uzay kurumunun UFO'ları izlemediğini, gerek dünyada, gerekse kainatın başka bir yerindeki uzaylıların varlığını gizleme yoluna gitmediğini söylemiş.
Benim kendi inancım ise kesinlikle uzaylıların olduğu yönünde..
Çokluortam oynatıcılarında çalınan şarkıların adlarını kullanıcıya özel sayfada yayınlayarak, kişiyi ''Ne tür müzik dinlersin?'' sorusuna cevap arama zahmetinden kurtaran çevrimiçi platform Last.fm, bugün hizmete giren son güncellemesiyle maksadını aştı.
2007 yılında medya imparatorluğu CBS tarafından alınan Last.fm, bu tarihten beri gerek çeşitli dil seçenekleri sunması, gerek sunduğu yeni özelliklerle büyüyüp serpilmekteydi.
Bu gün yayına giren yeni arayüzü ise, sitenin odağını kullanıcının kendi bilgisayarından dinlediği şarkıları arkadaşlarına duyurmasından, çevrimiçi canlı müzik dinletmeye, benzer sanatçı tavsiyeleriyle müzik zevkini genişletmeye ve pek tabii bu tavsiyeleri satın aldırmaya kaydı.
Sitenin "Tavsiye edilen şarkılar" hizmeti, artık belirli bir sayıda şarkı dinlendikten sonra analiz yapmıyor, benzer sanatçıları anında bulup çıkarıyor. Böylece, kullanıcı bu şarkıyı derhal satın alıp dinleyebiliyor.
Ayrıca, temel özelliği gerçek zamanlı müzik güncellemeleri olan sitede, artık şarkılar seçilip "Ben bunu başka zaman dinliyorum ki," diye kitaplığa eklenerek sergilenebiliyor.
Kullanıcı sayfalarını her şeyin yerini değiştirmek suretiyle "yenileyen" Last.fm, Facebook'un moda ettiği "Uygulamalar" sevimsizliğini de bu güncellemeyle benimsemiş.
Haftalık, aylık ve genel olarak en çok dinlenen sanatçıları gösteren tabloları, sekmeler halinde bir araya getiren ve sadece bir tanesini en önde gösteren yeni listeleme sistemiyle herkesin bunları teker teker incelemeye üşenmesini garantilemiş.
Arkadaşların o saniye ne dinlediğini gösteren gerçek zamanlı "Dashboard" özelliğini ise bir taraflara tıkıştırarak kafa karıştırmayı muhteşem şekilde başarmış.
Artık bir iPod uygulaması da olan Last.fm, ne yazık ki bunu bir kısım telif sorunlarından dolayı arka planda çalışmayacak şekilde tasarlayarak cihazın şarjı üzerinde törpü vasfı kazanıyor.
Ayrıca Squeezebox kablosuz canlı müzik yayını çalıcılarla da gözündeki dolar işaretlerini ceplere doğru yansıtıyor.
Görünüşe göre müzik zevkinin gerçek zamanlı ve homojen bir yayınını yapma mecraı olan Last.fm, insanların kendilerini bu kez "müzik" bahanesiyle teşhir ettikleri herhangi bir topluluk sitesine dönüşme yolunda.
(CNN)
Şuan Benim Favorilerim arasına giren ve çokta beğenilerek dinlendiğine inandığım bir şarkıyı sizlere klibi ve sözleriyle birlikte sunuyorum.
Tabiki "Serdar Ortaç - Şeytan" adlı şarkıdan bahsediyorum. Bomba gibi bir giriş yaptı Serdar ve Adeta Yaz'a damgasını vurdu :)
Klibi izlediyseniz Sıra Şarkının Sözlerinde;
nasip olsun en güzel aşktan bize
adımız birer hastaya çıktımı yüze bakan yok.
sanıyorlar diz çöker aşk önümüze
bu zamanlar fazla gezenlere vize veren yok.
hayat beni neden yoruyorsun,
madem çok günah,
oyunu sen bozuyorsun.
sebebi çook....
şeytan diyor ki yanaş şuna,
adını anma sataş şuna,
deli kader seni karşıma,
çıkaracak mı bilen yok can üzülür buna taş değil,
çekilecek gibi aşk değil,
bu gönül her şeye aç değil,
doyuracak mı bilen yok.
21 Eylülde yapılacak KPSS (Kamu Personeli Seçme Sınavı), katılım çok fazla olduğu ve sınava girilecek yerlerin sınırlı olmasından dolayı 2 oturumda yapılacak. Buna göre sınav, ortaöğretim düzeyinde girecek adaylar için 21 Eylül Pazar günü saat 9.30’da, önlisans düzeyinde girecek adaylar için ise 21 Eylül Pazar günü saat 14.30’da gerçekleştirilecek.
Bende üniversitede hala okuyorum ama merak ettim bu sene denicem bakalım nasıl geçicek. Sınava girecek adaylara başarılar diliyorum ;)
![]()
Bilgisayarınızda virüs varsa ve bunlardan kurtulmanın yollarını bilmiyorsanız, şimdi size tavsiye edeceğim adreste kafanızdaki bu soru işaretlerinden tamamen kurtulacaksınız.
Chip.com.tr'nin hizmetinden yararlanarak bilgisayarımızda biriken Trojan ve Virüslerden tamamen kurtulmanız mümkün oluyor.
Yapmanız gereken herşey bu adreste detaylı bir şekilde açıklanmış. Yani herhangi bir zorlanma yaşamayacaksınız.
Virüslerden Kurtulmanın Yolları için Tıklayın.
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Konut Edindirme Yardımı (KEY) ödemelerini de içeren kamu finasmanı ve borç yönetimini yeniden düzenleyen kanunu onayladı. Böylece ödemelerin gelecek hafta başlamasının da önü açılmış oldu.
Ziraat Bankası Genel Müdürü Can Akın Çağlar, "İlgili kanunu Cumhurbaşkanı'nın onaylaması halinde, ödemelere 28 Temmuz'da başlayabiliriz" demişti.
Yapılan hesaplamalara göre, 1987-1996 yılları arasında adına ödeme yapılanların alabileceği en yüksek miktar bin 391 YTL olacak. 8.5 milyon kişiye toplam 2.8 milyar YTL ödenecek.
Konut Edindirme Yardımı ödemeleri için tüm hak sahipleri adına hesap açılacak. Hak sahiplerinin listesi www.keyodemeleri.com adresinde de yayınlanacak.
Hak sahibi, alacağını kimlik bilgileri ve vatandaşlık numarasıyla herhangi bir şubeden alabilecek.
Kanun neleri içeriyor?
Kanuna göre, dış borcun tahsisi tanımının kapsamına YÖK, üniversiteler ve yüksek teknoloji enstitüleri de alındı.
Türkiye'nin, herhangi bir finansman kaynağından geri ödeme yükümlülüğü olmaksızın aldığı ayni veya nakdi yardım ile Türkiye'nin yabancı ülkeler, yabancı ülkelerin kuruluşları, uluslararası kuruluşlar ve oluşturulacak uluslararası yardım konsorsiyumlarına verdiği ayni ve nakdi yardımlar, hibe sayılacak.
Hazine yatırım garantisi ve Hazine ülke garantisi vermeye, verilen garantilerin şartlarında değişiklik yapmaya; borç ve hibe vermeye; DPT'nin uygun görüşü ile gerçekleştirilmesi acil ve zaruri olan projeleri tespit etmeye ve gerektiğinde tespit edilen bu projelere Türkiye adına sağlanan dış finansmanın anlaşmalardaki koşullara bağlı kalmaksızın dış borcun ikrazı suretiyle kullandırılmasına karar vermeye; Hazine Müsteşarlığı'nın görüşü ve ilgili bakanın teklifi üzerine Bakanlar Kurulu yetkili olacak.
Genel yönetim kapsamındaki mahalli idareler ile bağlı kuruluşları ve iktisadi teşebbüslerinin yurtiçi piyasalarda yapacakları tahvil ihraçları, müsteşarlığın iznine bağlı olacak.
Bu iznin verilmesi, Hazine garantisi sağlandığı anlamına gelmeyecek. Söz konusu izin süresine ilişkin usul ve esaslar, müsteşarlık tarafından hazırlanacak yönetmelikle belirlenecek. Sermaye Piyasası mevzuatı hükümleri ise saklı olacak.
Borçlanma limiti değiştirilmeyecek
Ancak borç yönetiminin ihtiyaçları ve gelişimi dikkate alınarak, bu limit yıl içinde en fazla yüzde 5 oranında artırılabilecek. Bu miktarın da yeterli olmadığı durumlarda, ilave yüzde 5 oranında bir tutar, müsteşarlığın görüşü ve bakanın teklifi ile Bakanlar Kurulu'nun kararıyla yükseltilecek.
Bütçenin denk olması durumunda da borçlanma, ana para ödemesinin en fazla yüzde 5'ine kadar artırılabilecek. Mali yıl içinde sağlanacak garantili imkan ve dış borcun ikrazı limiti, bütçe kanunuyla belirlenecek.
Dış borcun ikrazı halinde ilgili kurumlardan, ikraz edilen tutar üzerinden, bir defaya mahsus olmak üzere, yüzde 1 oranında ikraz ücreti alınacak. Bu oranı 5 katına kadar artırmaya bakan yetkili olacak.
Kamu mevduat bankaları ile özel yatırım ve kalkınma bankaları hariç, kanun kapsamındaki kuruluşlarca sağlanacak her türlü dış imkan ile diğer kurum ve kuruluşlar lehine verilecek garantiler, müsteşarlığın iznine bağlı olacak.
Kamu yatırım kalkınma bankaları tarafından sağlanacak bir yıl ve daha kısa vadeli dış imkan, bu izin dışında tutulacak.
Kaynak: kanalturk
etek altı resimler, genç kız etek altı resimleri, liseli kız etek altı, genç kız etek, çıtır kız etek resimleri, süper etek altı görüntüleri....
Merak Ettiğin o Etek Altı Görüntülerini sitede yayınlıyamıyoruz. Fakat senin için önerebileceğim bir site var. Birçok Etek altı video ve resimlerine ulaşabilirsin.
Meğersem Batman Filmlerinin Son serisi "Kara Şövalye" imiş. Örümcek Adam'ı sollamasının sebebi ise 155.5 Milyon Dolarla en iyi haftasonu açılışı yaparak Rekor kırmasıymış.
Filmin konusu
Batman, Teğmen Jim Gordon ve Bölge Savcısı Harvey Dent’in yardımlarıyla, şehir sokaklarını sarmış olan suç örgütlerinden geriye kalanları temizlemeye girişir. Bu ortaklığın etkili olduğu açıktır, ama ekip kısa süre sonra kendilerini, Joker olarak bilinen ve Gotham şehri sakinlerini daha önce de dehşete boğmuş olan suç dehasının yarattığı karmaşanın ortasında bulurlar.
"Kara Şövalye" İngiltere'de bugün gösterime girecek.
Filmin Fragmanını izledim. Görsel efektler muhteşemdi ve yeni yüzler gördüm Filmde. Bu da artı bir özellik demek. Gerçekten kaliteli bir yapım olmuş gibi gözüküyor.
Fragmanı izlemek için Tıklayın
Şimdi size eğlenirken öğreneceğiniz bir yöntem göstericem. İsmididikle adlı siteye girdiğinizde karşınıza arama motoru tarzında bir sistem çıkıyor. O bölüme istediğiniz ismi yazabilirsiniz.
Örneğin; "Arda" ismini araştıralım. Arda Türkiye'de en çok kullanılan 344. isim ve Ülkemizde her 1,472 kişiden birinin adı ARDA ve ismin yaygınlık oranı binde 0.68
Sadece bununla da bitmiyor. Mesela Arda isminin;
Görme Özürlüler (Braille) Alfabesinde ARDA İsminin Yazılışı,
İşitme Engelliler (İşaret) Alfabesinde ARDA İsminin Yazılışı,
Mors (Telgraf) Alfabesinde ARDA İsminin Yazılışı,
Denizcilik Alfabesinde ARDA İsminin İşaret Bayraklarıyla Kodlanması,
ARDA İsminin Barkod Yazılışı ve daha birçok eklentisi var.
Show Tv'de yayınlanan "Şarkı Söylemek Lazım" adlı yarışma programını bilmeyeneniz yoktur herhalde..
Şahsen fazla Televizyon seyreden bir insan değilim. Hatta haberleri bile denk gelirsem izlerim. Geçenlerde canım sıkıldı ve dedim bir Tv'ye göz atim. Amanın oda ne :) Yılların eskitemediği Ümit Besen çıktı karşıma, ama beni hayal kırıklığına uğratarak çıktı.
Çarkıfelek'te afedersiniz Salaklıklarıyla ünlenen Esra ve Ceyda kardeşler Ümit Besen'in etrafında saçma saçma hareketler yaparak " 14 mumdur " diye bir şarkı varya, işte onu söylüyorlar :)
Ama o manzarayı görmenizi istemem. Okadar saçma bir görüntü ki, Benim Tv izlememe alışkanlığımı doğrular gibisindendi :)
Burada suçlu kim bilemiyorum. Ümit Besen mi ? Ceyda ve Esra Kardeşlerin Salaklığı mı ? Yoksa Show Tv'nin Reyting Kazanma amacı mı ?
Eğer Sizde bu durumdan şikayetçiseniz, bu konuya yorum yazarak fikrinizi iletebilirsiniz.
Karar Sizin..
Baba para versene
-Ne parası ?
-Walla fark etmez Türk parası, amerikan parası, İngiliz parası olabilir.
-Yaaa sabır
-Baba para versene.
-ulan daha dün para vermedim mi ben sana. Napcan yine
-baba kontörüm bitti kontör alacam.
-Ulan senin hattın faturalı değil mi? Dün de faturamı yatıracam diye para aldın yimezler.
-Öyle mi dedim. Tüüühh.
-Baba bana para lazım?
-Nekadar lazım?
-200 ytl yeter.
-okadar mı? Dur askılıkta ceketimin cebinden alıp geleyim.
Çaaaaat.
-tühhh ulan baba yine kaçtı? Bir haftadır aynı numara.
-Baba para versene biraz.
-ulan artık elin ekmek tutsun çalışta kazan lan
-Nedemek yaa sen bana 18 yaşımı geçene kadar bakmakla yükümlüsün yasal olarak yani.
-uLan eşoleşşek sen 18 yaşını geçeli 18 yıl oldu nerdeyse.
-hadi yaa okadar oldu mu??
-Baba biraz para versene.
-Lan ben senin yaşındayken eşek gibi çalışıp 4 nüfusu besliyodum. Bir gün yine çalışırken
-Eywahh yine başladı. Tam 1 saat 20 dakika sürer bu nasihatnameyi okuması. Maçı kaçıracam. Keşke istemeseydim.
-Baba
-yinemi para istiyon
-yok baba. Para istemiyom.
-Aslan oğlum
-Baba süper bi iş kuruyom. Yalnız bu iş için annemin altınlarına ihtiyacım var baba. Köşeyi dönüyoruz yakında.
-yürü git ulan bu kaçıncı.
-baba para
-ahh kalbim
-baba tamam baba şaka yaptım.
-ohhhh.
-Baba paran var mı?
-Var ama vermem.
-Hönk
-Baba para versene .
-Napcan yine parayı
-baba selinin doğum günü hediye alcam
-Ulan bu selininde yılda 360 kere doğum günü oluyoo.
-yemedim ama neyse..
-babişşşş sen ne sürdün bölee bugün ne güzel kokuyosun
-40yıllık parfüm kızım ne yenisi yaa
-babişş sana bugün bi güzellik gelmiş yaa çok yakışıklısın vallaa kimin babasıı
-kızım kısa kes ne istiosun?
-canının sağlığı ee bide paraa
-napıcan bakim daha dün verdik yaaa
-yaaaaaa babaaaaaa dün nolduuuu biliomusun bak anlatıyım...
-aman yavrum sus yaa valla kaç para istiosan vercem yeterki sus
Not:Alıntıdır...
Aslında İbo Show pek tarzım değil ama bu akşam ki konuklarını görünce bir anda dikkatimi çekiverdi işte :)
USB Soccer Fidget henüz Türkiye’de bulunmuyor.
Wordpress'in resmi web sayfası Wordpress 2.6 sürümünü duyurdu.
İngilizce sürümünü indirmek için buradan buyurun.
Bu sürümdeki yenilikler ile ilgili video :
Gene internette sörf yaptığım bir sırada, çok hoşuma giden bir haberle karşılaştım :)
Türk bir hacker, Washington Eğitimciler Birliği'nin internet sayfasını hackledi ve Anasayfa'ya Türk bayrağını yerleştirdi :)

Birde sayfaya "Bilgisayar Korsanları: 1 - Washington Eğitimciler Birliği: 0" yazmış. Bu sayfalar haftalar sonra düzeltilebilmiş ve bazı bağlantıların hala sağlanamadığı ifade edilmiş :)
Ne Diyelim helal olsun..
Spordan Sorumlu Devlet Bakanı Murat Başesgioğlu'nun verdiği söz üzerine bugün yapılan anlaşmada Ankara'nın en gözde bölgesi Çankaya Yıldızevler'de Swiss Otel bitişiğine yapılacak Türkiye'nin en modern hentbol salonu için çalışmalara başlandı.Çankaya Yıldızevler'deki 10.814 m2'lik arsanın 25 yıllık kullanım hakkı atılan imzalarla Hentbol Federasyonu'na geçti.
1 sene içinde yapılması planlanan salon 3000 kişilik ve sadece Türk Hentbolüne hizmet edecek.
Benim düşüncelerime gelecek olursak:
Ankara'da üç hentbol salonu bulunmakta -Ahmet Taner Kışlalı Spor Salonu,Dr. Yaşar SEVİM Spor Salonu, ASKİ Spor Salonu- ki sadece maçlar (Avrupa kupası,Süper Lig,Genç ve Yıldız) Cebeci'de bulunan Yaşar SEVİM Spor Salonu'nda yapılmaktadır.
Aski Spor Salonu ise Türkiye'deki en büyük hentbol salonu, Aski Spor kapandıktan sonra hentbol dışında her türlü çalışmada kullanılmaktadır.
Bu salon için biçilen fiyat 5-10 milyon YTL.Yapılan salon yerine farklı çalışmalar yapılabilir ya da mevcut olan salonlara ek hizmetler getirilebilir.
Evet arkadaşlar başlık ap açık ortada...
Gitar çalmanın size kazandırdıklarını gözlemlerime dayanarak bu söyleşimde blogluyacağım..
Soru cevap şeklinde daha inandırıcı bir şekle getirelim söyleşiyi..
Neden Gitar çalmak istediniz okadar Enstruman içinde desem??
Cevabınız ne olurdu öncelikle bunu sorgulayın...
-Sadece çalmak için??
-Gitar enstrümanını sevdiğimden dolayı??
-Moda oldu bende çalmak istedim??
-Kendime yakın hissediyorum??
-Ek bir işe ihtiyacım vardı ve gitar günümüzün en popüler enstrumanı??
daha bir çok cevap çıkabilir...
Gördüğünüz gibi her şıkda sizin kazanmak yapmak istediğiniz sey yatıyor..
Metine dökmek gerekirse..
Enstrüman çalmak azda olsa yetenek istiyor bu yüzden yüzlerce insandan bir farkınız oluyor..
Girdiğiniz bir ortamda gitar çalmak ve eylendirmek inanın herşeyden daha zevkli oluyor..
Kendinizi insanlara ifade edebileceğiniz bir özelliğe sahip oluyorsunuz..
Ayrıca gitar çalabilmeniz hayatınızda size kazanç olarak geri dönebilir..
Gitar kursları verebilir bir eylence biriminde gitaristlik yapabilir ayrıca öğretmen olduğunuzu var sayarsak T.C okullarında ek olarak müzik dersleri verebilme gibi bir şansınız doğuyor..
Hepsinden önemlisi bir sanatkar oluyorsunuz (:
Bildiğiniz üzere İranlı blogcular düşüncelerini ifade ettikleri için idama çarptırılmıştı. Çin'de ise Bu durum Hapis cezasına çarptırılarak müdahale ediliyor.
İşte Bunların önüne geçmek için Çinliler Yazılarını tersten yazmaya karar vermiş ve bir sistem kurmuşlar :)
Belki merak edeniniz olur diye yazıyı tersten yazan bir çeviri sitesinin adresini vereyim.
Siteye giriş için Tıklayın.
Canım sıkılıyordu deminden beri ve dedim biraz internette sörf yapayım da kendime geleyim :) Ve gerçekten de güzel bir haberler karşılaştım. Bunu sizinle de paylaşayım;
PlayBoy Dergisi En seksi blogcuyu belirlemek üzere bir oylama sistemi kurmuş. Toplam 9 adaydan oluşan En seksi blogcu yarışmasına tabiki bende oyumu verdim hemen :) en az 5'inde hiç iş yok, ama diğerleri güzel. Özellikle de Brigitte Dale ilk bakışımda Favorilerim arasına girdi bile :) Tabiki oyumu ona verdim.
Şimdi merak ediyorsunuz tabi adayları, işte Buradan oylamaya katılabilir ve eğer ingilizceniz varsa adaylar hakkındaki bilgileri de görebilirsiniz.

Demin Kulağıma bir haber geldi. Hesapta Valencia Luis Aragones'e bir teklif yapmış ve "Fenerbahçe'yi bırak hemen bize gel" demiş :) ve işin en güzel yanı Yeni Transfer Dani Güiza "Luis'i götürmesinler, yoksa orada yalnız kalırım" demiş miş miş.. :)
Birincisi; İspanya'yı Avrupa şampiyonu yapmış bir adam Fenerbahçe'ye geliyorsa, Kesin bir bildiği vardır. Yani Valencia'nın böyle bir teklif yaptığına inanmıyorum ama yaptı diyelim; Aragones herşeyi bırakıp Valencia'a gider mi ki acaba ? Böyle büyük bir olaya imza atar mı ki ? Bunu yaparak bütün imajını zedeler mi ki ?
İkincisi; Güiza hesapta demiş ki; "Luis gitmesin yoksa orada yalnız kalırım" Yahu böyle saçma bir cevap vericek futbolcu tanıyormusunuz ? Bir futbolcu başka bir takıma transfer olduğunda futbolunu oynamak için gitmiyor mu ? Yoksa oraya kendine yakın bulduğu bir kişi için mi gidiyor ? Bu mu futbol :)
Bana göre tamamen düzmece bir haber..

Gitarın ilk atası Orta Asya'da yapılmış olan uddur. İlk başlarda ud gibi olurken Orta Asya'dan göç edip Avrupa'ya giden Orta Doğu Türkleri udu değiştirip başka bir hal almasına neden olmuştur. Gitarın ilk örnekleri İspanya'da ve parmakla çalınırdı.Daha sonra gitara 5 tel takıldı, daha önce sayısı az olan perdeler 10'a çıkarıldı. Teller pesten tize doru "la-re-sol-si-mi" olarak akortlanmaya] başlandı. 18.yy'ın sonlarına doğru pes tarafa kalın bir "mi teli" daha eklenerek tel sayısı 6 ya çıkarıldı.
Daha sonra 19. yy. ortalarında Antonio de Torres enstrümana yeni bir biçim verdi. Enstrümanı daha belirgin bir hale getirdi (büyüttü ). Vidalı burgular takıldı; saptaki perde sayısı (fret arttı; sesi güçlendi, göğüs içindeki balkonlar tek bir merkezden çıkan seslere daha net yön verir oldu.
Daha sonra da gitar şekil olarak değişimlere uğradı. Folk ve caz müziğinde kullanılan gitarlara çelik teller takıldı. 1920 yılında elektro gitar doğdu. Elektro gitar sayesinde gövde rezonans kutusu olmaktan çıkmış enstrümanla dinleyici arasına, amplifikatör denen elektronik bir yükseltici girmiştir. Elektronik gitar doğduktan sonrada Gitarın çeşitleri artmaya başlamıştır.Kendi üzerinde Amplifikatör bulunduran gitarlar,12 telli gitarlar, çiftli gitarlar(üstte 12 telli altta 6-7 telli), 7 telli gitarlar, perdesiz gitarlar, Headless(kafasız) gitarlar çıkmıştır.
Kaynak: http://tr.wikipedia.org
Erhan Türkyılmaz...
ABD'nin %3'nün bildiği bir kurumun bütün kirli çamaşırlarını hemen ortaya döküyor doğrusu. Halkın güvenliği sağlama düşüncesiyle bir çok alanda gizlilik kelimesini ortadan kaldıran bir kurumun, Dijital Kale adlı kitabında konu olması çarpıcı bilgileri açığa çıkarıyor. İnsan kıskanıyor doğrusu böyle kitapları dünyada az insan yazar, ama yazarın her şeyden önemlisi okuyucuyu nasıl etkileyeceğini bilmesi... Nasıl olmuş kim söylemiş bilinmez ama bunu bir yerden öğrenmiş. Adam gizemi bilgi harmanında öyle bir yoğuruyor ki ortaya inanılmaz bir eser çıkartıyor.
-Koray Saçıntı-
BKM - Mutfak'ın Fanatik bir izleyicisi olarak şunu söylemek istiyorum. Bu çocukta ses var ya :)
Popstar Aşkın ve Yanık sesli Behlül olarak sesini bize duyuran Oğuzhan Koç, Yaptığı nağmelerle beni yeterince etkiledi :)
Ve Sezon Finalinde öğrendim, onun aslında bir müzisyen olduğunu...
Birde o bölümde öğrendim internette popüler olan bir şarkısı varmış. Onuda söyledi Oğuzhan ve dedim hemen bunu bulayımda Blogumda paylaşayım :)
Dinledim ve hayran kaldım sesine...
Eminim Sizde Bayılacaksınız.
Arkadaşlar şimdi blog yazmaya yeni başlamış veya bloguna GoogleBot'u (Google'nin arama motoru Botu) çağırıp indexlemesini sağlayamamış olanlar için bir kaç tavsiye'de bulunacağım.
Tabiki bunu kendi yöntemimle anlatıcam. Çünkü benim başımada gelmişti bu :) Neyse, öncelikle bu sorunu yaşayan arkadaşlara ilk önerim. Google'ye URL adresinizi eklemeniz, bunu nasıl mı yapıcaksınız ?
Buradan URL adresinizi yazıp gerekli yerleri doldurduktan sonra, URL ekle butonuna basmanız yeterlidir.
Bu birinci aşamaydı. İkincisi ise Bir sitemap oluşturmak; bunun içinde Web Yöneticisi Araçları'ndaki Kontrol Paneli'nden daha önceden kayıt etmiş olduğumuz Blogumuza tıklıyoruz ve karşımıza Önizleme sayfası çıkıyor. Sol menüde Site Haritaları Başlıklı bir Buton var, ona tıklayıp Site Haritası Ekle Diyoruz.
Türü Seçin.. Diye bir şey çıkıcak karşımıza, ona tıklayıp içinden Genel Web Site Haritası Ekle'yi seçiyoruz. Seçtikten sonra hemen altında blogumuzun adresi gözükecektir ve sonunda ise /... boşluk olması gerekiyor. Bu boş alana rss adresini yazıcaz.
Örneğin; Blogger Kullanıcısı iseniz. Http://siteadi.blogspot.com/rss.xml, Yani Sonuna Rss.xml yazıyoruz ve Genel Web Site Haritası Ekle Butonuna basıyoruz. Karşımıza Doğrulama şekli çıkıcak, ordan Meta olarak doğrulamayı seçiyoruz ve bize verilen meta kodunu şablonumuza ekliyoruz. Ekledikten sonra Doğrula diyoruz ve işte bu kadar.
Tabiki anında indexlenmesini beklemeyin. Bloglarda 3-4 günü buluyor indexleme, ama yazılarınızın %95'i indexleniyor.
Kendimce anlatmaya çalıştım, eğer yanlış birşeyler yazmışsam Affola :) Takıldığınız bir yer yada bir sorunla karşılaşırsanız bu başlık altından yorum yazarak sorunu belirtebilirsiniz. Elimden geldiğince yardımcı olmaya çalışırım.
Tabuhan Özçelik...
Bugün Blogumda Yazcak birşeyler bulamadım doğru düzgün. Bende dedim bari bir mim konusu bulimde, blog arkadaşlarım arasında bir sinerji yaratim :)
Mim konusu şu: Blogcu Forum üyeleri arasında en sevdiğiniz 3 kişiyi nedeniyle birlikte sıralayın.
Ben Başlıyorum;
1. OrtamKaynak: Dediğim dedik, Astığım astık, Kestiğim kestik biri olduğu için :)
2. Kudret: Kendi konusunu işgal ettiğimiz halde, Bize karşı sesini yükseltmediği ve aksine hizmette kusur etmediği için ;)
3. Rockeran: Kendisiyle büyük işler yapmayı planlıyoruz. Kardeşim sayılır :)
Şimdi geldik en civcivli bölüme, yani mim'i dağıtmaya; OrtamKaynak, Rockeran
Kolay Gelsin Arkadaşlar :)
Bildiğiniz gibi kapalı mekanlarda sigara içmek uzun zamandır yasaktı. İşte bu yüzden alışveriş merkezleri ile Kafe ve Restoranlar arasında bir sürtüşme yaşandı.
Bunun nedeni ise, Alışveriş Merkezlerindeki Kafe ve Restoranlardaki sigara yasağı yüzünden, müşteriler caddelerdeki kafe ve restoranlara yöneliyor ve bu yüzden Alışveriş Merkezleri Cirolarının düştüğünü söylüyor :)
Haksız rekabetle karşı karşıya kaldıklarını iddia eden alışveriş merkezleri yöneticilerinin bu tepkisi üzerine, Gerekirse Kafe ve Restoranlarda Temmuz 2009'da başlayacak olan sigara yasağı öne çekilecekmiş.
İki gelecek bilimci Richard Watson ve Ross Dawson 2050 yılına kadar yok olması muhtemel şeyleri içeren bir liste hazırlamış.
Faks makinesinden emekliliğe, bilgisayar faresinden arama motoru Google’a bugün kullandığımız birçok şeyi içerisinde bulunduran listede bugün itinayla hazırladığımız bloglarda yer alıyor. Blogların yok olma tarihi ise gelecek bilimciler tarafından 2022 olarak belirlenmiş. Eğer Richard Watson ve Ross Dawson’ın tahminleri doğru çıkarsa, çok değil 14 yıl sonra bloglarımıza veda etmek zorunda kalacağız.
Geçen Gün gördüğüm bir mizah yazısını sizlerle paylaşayım dedim. Konu Bayanlar eğer Kamyon şoförü olsaydı. Kamyon yazılarını ne şekilde yaparlardı :) işte buyrun:
-Yolların ustasıyım, röflenin hastasıyım
-Gaz fren şanzuman, manikürsüz halim duman
-Sen batan güneş, ben yollarda kremşanti
-Bir sana hastayım, diyete girdim yastayım
-Kulağıma takarım küpe, geçemez beni hiç bir züppe
-Torpidonda aseton yoksa güzelim, mühim değil ben mazotlada silerim
-Nazar etme ne olur evlen seninde olur
-Rujum biter yollar bitmez...
-Makyaj çantam yanımda, içindekileri dizerim..sakın beni geçmeyin hepinizi çizerim ...
-Bir makyaj yapmaya doyamadım, bir de sana ...
-Saçlarımı savururum, güneş gibi kavururum..beni sollarsan eğer, arabanı uçururum..

15 Haziran'da yapılan ÖSS ile 22 Haziran'da yapılan YDS (Yabancı Dil Sınavı) sonuçlarının değerlendirilmesi ve ortaöğretim kurumlarından alınan ortaöğretim başarı puanlarının hesaplanması işlemlerinin tamamlandığı bildirildi. Sınav Sonuçlarının yarın açıklanacağı öğrenildi. Adaylar sınva sonuçlarını yarın saat 10.30'dan itibaren http://oss.osym.gov.tr/ ve http://oss2008.osym.gov.tr/ internet adreslerinden öğrenebilecek.
Tabiki Bende Merakla bekliyorum sonuçları :)
Şu “araç giydirme” denen reklam türlerini görmüşsünüzdür. Özellikle büyük şehirlerde, belediye otobüsleri komple bir firmanın reklamı ile kaplanıyor. Buna araç giydirme deniyor. Durakta bekleyen yüzlerce kişinin yanına koca bir Turkcell celocanı ya da sıcağın altında bekleyenlere yanaşan koca bir Mc Donalds reklamı kaplı otobüs, fazlaca etkili bir iletişim kuruyor tüketiciyle. Yabancı amcalar işe bu işi daha da abartıp acayip yaratıcı reklamlar çıkarmışlar ortaya.




Kaynak: Orcunkilic

Evet Dün Akşam BKM - Mutfak Öğrencileri Sezon Finali'ni oynadılar. Geçen Haftaki Performanslarından memnun değildim ama bu haftaki yani Sezon Finali'ndeki Performanslarıyla ayakta alkışlanacak bir gösteri yaptılar. Şimdi Size Sezon Finali'nde oynadıkları Skeçlerden derlediğim yazımı aktarıcam :)
"Taksi Driver"
İlk Skeçin konusu Taksici bir arkadaşın başından geçen gerçek bir olaydan alınmış ve bu benim eskiden beri bildiğim bir olaydı. Neyse, Taksici Ersin'di ve bu bile kahkaha atmamız için Büyük bir sebepti :) Olay gerçekte şöyle olmuş; taksici bir arkadaş yoldan aldığı simsiyah giyinmiş bir adamı gitmek istediği istikamete doğru yol alıyor. Taksici, yoluyla muhabbet etmeye çalışıyor ama yolcu ona benim adım azrail ve canını almaya geldim diyor. Taksici adamın kendisiyle dalga geçtiğini düşünüyor ve inanmıyor tabiki. Ama Azrail olduğunu iddia eden adam, 200 metre sonra bir müşteri senin taksine binmek isticek, onu al arabana diyor. Dediği oluyor ve 200 metre sonra bir adam taksiye el ediyor.
Adam arabaya biniyor ve taksici seni alamam müşterim var diyor. Müşteri ise arabada senden başka kimse yok dalgamı geçiyorsun benimle derken, taksici inanmıyorsan arka koltukta oturan adama bak diyor. Müşteri arka tarafa bakıyor ama hiç kimseyi görmediğini söylüyor. Azrail'de taksiciye; gördün mü bak beni sadece sen görebilir sen duyabilirsin. Canını almaya geldim, şu caminin önünde dur ve git 2 rekat namaz kıl gel demiş. Taksici büyük bir korku içinde caminin önünde durmuş ve ağlaya ağlaya arabadan inmiş. Ve Sonra döndüğünde taksinin yerinde olmadığın görmüş. Azrail olduğunu söyleyen adam ile yoldan aldığı diğer adam ortak iş yaparak taksiciyi kandırmışlardı :)
İşte bu gerçek hikayenin Komik versiyonunu dün akşam izledik ilk Skeç'te ve süperdi bana göre :)
"Emanet Bomba"
Bir Durakta bırakılan şüpheli bir kutuda bomba olduğunu zanneden adamın polisi aramasıyla başlıyor Hikaye. Polis Kendisinin gelene kadar bombaya sahip çıkmasını ve kimseyi yanına yaklaştırmamasını istiyor adamdan. İşte bundan sonra Meraklı insanlar sayısı çoğalıyor ve üşüşüyor bombanın başına hepsi. Kendisine Emanet edilen Bombayı korumaya çalışan adam da inanılmaz bir komedi yaşatıyor bizlere :)
"Terapi"
Yaşadıkları sorunlardan dolayı Grup terapisine katılmış olan birbirinden arızalı 4 kişi ve aralarına kuyumcu soymak için orayı basan Ersin'de grup terapisine katılır. İzleyenler hatırlamıştır, banka soygunundaki panik atağı yüzünden herkesi vurmuştu :) ve Grup Terapisi Skecinin sonucunda da gene aynı senaryo olmuştur. Yani Skeç bittiginde gene herkes Hakkı Rahmetine kavuşmuştur :)
"Efekt Otel"
Yaz sezonunda oteller müşteri çekmek için çeşitli organizasyonlar uygular. Bir otel ise insanın o anki ruh halini tanıyan ve ona göre dizi film müziği efekti veren bir sistem geliştirmiştir. Bu sistemin ilk kurbanları balayına gelmiş evli bir çifttir :)
"Bizim Zamanımızda"
Bu Skeç biz gençler tarafından sıkça başımıza gelen bir olaydan esinlenerek yapılmıştır :) İki komşu aile Bilgisayar bağımlısı çocuklarını kendi zamanlarındaki oyunları benimsemeleri için, o oyunları öğretmeye çalışırlar çocuklarına. Oyunlar ise şöyle: uzun eşek ve Simit'dir. Bunu anlatamıcam çünkü görmeniz lazım o manzarayı :)
Yılmaz Erdoğan, Bütün skeçler bittiğinde öğrencilerine karne dağıtıcağını söylemişti. Öyle de oldu. Hepsini tek tek çağırdı ve düşüncelerini, beklentilerini anlattı. Karne Notu ise ÇGH idi :)
6. Bölüm gibi kısa bir sürede sezon finaline girdiler. Eylül'den Sonra Yeni Bölümleriyle karşımıza çıkarlar diye düşünüyorum. Favori Talk Show'larımdan biri oldular artık :)
Arkadaşlar gitar bildiğiniz gibi ellerimizle çaldığımız bir enstrüman..
Tırnakla demiyorum özellikle elle dedim sebebi ise tırnağımızın görevini üstlenen pena isimli bir aletin ortaya çıkarılmış olması....
Nedir pena kısaca anlatacağım sizlere..
Gitarın tellerine tırnaklarımızla dokunarak ses çıkartırız..Ancak tırnağımızın pürüzsüz uzun ve bakımlı olması şarttır..
Gitar yaygınlaştıkça ilgi gösteren kişi sayısı artıncada artık tırnak bakımı vs. gibi şeylerden kaçınmak ve en kolaya indirgenmek istenmiştir..Ve tırnak yerine plastik düz bir alet geliştirilmiştir.Pena....
Ancak özellikle klasik(Flamenco)gitarda pena kullanmak gitarda çıkaracağınız tonu,sesi kısıtlar...
Şöyle düşünün 6 tel var...Sizin elinizde de 5 parmak dolayısıyla 5 tırnak var..
Birde böyle düşünün 6 tel var...Sizin elinizde sadece ses çıkartacak 1 [pena] tırnak var??
Klasık gitarın Flamenco dalında özellikle 1 den fazla tırnağınızı saniyeler içinde kullanmak zorundasınız..
Ancak pena kullanırsanız hem daha çabuk yorulur hemde sesde gecıkmeler meydana gelebilir...
Erhan Türkyılmaz olarak her zaman 1 gitaristin tırnağıyla hissederek çalması taraftarıyımdır..
Şimdi diyeceksenizki ee hocam gitar bakımı ne olacak peki??
Gitar çalmak çaba azim ve isteklilik ister demiştim ilk yazılarımda..okuduysanız anımsarsınız (:
Bunada cevabım var (:
1 tırnağa bakamıyacak kadar acizseniz elinizdeki gitarı,daha çok çalmak isteyen birine hemen şimdi verebilirsiniz..
Erhan Türkyılmaz...
Demin bir fıkra okudum ve içimde gereksiz bi tebessüm hissettim :) Sonra dedim ki; bunu Blogumda misafirlerimle paylaşimde onlarda gereksiz bi tebessüm hissetsinler...
Padişah ile vezir tartışmaya başlamış. Padişah vezire, "En büyük ve en güçlü olan benim. Sen benim emrimdesin!" demiş.
Vezir, "Hayır ben büyüğüm. Ordunun başında ben savaşıyorum, sen sadece mühür basıyorsun" diye itiraz etmiş.
Tartışma uzayınca Padişahla vezir, bir çobanın yanına gitmişler ve konuya hemen girmemek için çobana sormuşlar:
"Senin koyunun mu büyük, ineğin mi? "Çoban şaşırmış şaşırmasına da, soranlar da Padişahla vezir. -"İneğim" demiş.
-"Keçin mi büyük, öküzün mü?"Çoban "Öküzüm tabii" deyince, asıl soruyu yöneltmişler çobana:
-"Söyle bakalım, Padişahın mı büyük, vezirin mi?"Çoban hiç düşünmeden yanıt vermiş:"Vallahi ben bu hayvanları tanımıyorum!"
Klasik gitar sevenler için dusungec.com olarak bir araştırma yaptık.Aşşağıdan devam edin...
*1*Ashton CG34 3/4 Klasik Gitar Seti ( 9-12 Yaş Grubu)
-Ashtonun hazırlamış olduğu bir klasik gitar seti.Öğrenmek için gayet uygun bir gitar.
Fiyat ve resim
Ashton CG34 3/4 Klasik Gitar Seti ( 9-12 Yaş Grubu)
*2*Cort AC-12 Klasik gitar
-Cort elektro ve bassda olduğu gibi klasik gitardada güzel şeyler yaratıyor.İşte Ac-12..
Fiyat ve resim
Cort AC-12 Klasik gitar
*3*Ibanez G200E - Klasik Gitar
-İbanezde klasik gitar babında oldukça iyi.Zaten duymayanımız yoktur.Orta halli bu model sizi senelerce taşıyabilecek kapasiteye sahip.Buyrun..
Fiyat ve resim
Ibanez G200E - Klasik Gitar
*4*Valencia CG150K Klasik Gitar Seti
-Valencia markasıda oldukça tanındık.Başlangıç için ideal bir klasik..
Fiyat ve resim
Valencia CG150K Klasik Gitar Seti
*5*Yamaha C40 Klasik gitar
-Yamaha özellikle klasik gitarda bir güzel..C serisi baştan aşağıya tavsiye edebilirim.Uygun olarak gördüğüm ise C40 modeli.Buyrun..
Fiyat ve resim
Yamaha C40 Klasik gitar
Diyer gitar alabileceğiniz adresler...
Do-re Müzik = http://www.do-re.com.tr/
Net Sipariş = http://www.netsiparis.com/default.asp?bolum=18
Gitar al = http://www.gitaral.com/


Facebook'un toplam 15 milyar dolar ettiği Microsoft hesabından sonra uzmanlar şok olmuştu. Şimdi ise bu bahsedilen değerin dörtte biri gibi rakamlar etrafta geziyor.
Facebook'un düşük bir miktardaki hissesine 240 milyon dolar veren Microsoft, şirketin değer hesaplarını alt üst edip 15 milyar dolar gibi bir rakama çıkmasını sağlamıştı. Tabii ki bu miktar, şirketi satın almak isteyenler için geçerli bir fiyat değildi. Bunun en iyi anlaşıldığı nokta, Harvard Üniversitesi'nden çıkan bir proje olan ConnectU ile Facebook'un "fikrim çalındı" iddiasıyla mahkemeleşmesi oldu. Fikrinin çalındığını söyleyen ConnectU'nun mahkemeye gitmesinden sonra Facebook o şaşalı günleri geride bırakıp şirketin hisse değerinin sadece 3,75 milyar dolar edeceği tezini savunmaya başladı.
Gerçek Değeri Ne?
Bir şeyin gerçek değeri, diğerlerinin ona vermek isteyeceği paradır, şeklinde eski bir kural vardır. Tamamen taleple paralel giden fiyat değerlerinin var oldu bir piyasada tam değer biçmek mümkün değil. Fakat biliyoruz ki birisi damperli kamyona desteleri doldurup Mark Zuckerberg'in kapısına gelse, verilecek para 3,75 milyar dolardan çok 15 milyar dolara yakın olur.
Kaynak: Haberturk
ABD ile Çek Cumhuriyeti arasında füze kalkanı anlaşmasının imzalanması Ruslar'ı çok kızdırdı.
Rusya Dışişleri Bakanlığı, ABD'nin, Çek Cumhuriyeti ile imzaladığı füze kalkanı anlaşmasını yaşama geçirmesi durumunda, buna ''askeri-teknik anlamda'' karşılık verecekleri uyarısında bulundu.Rusya Dışişleri Bakanlığı'nın internet sitesinde yayımlanan açıklamada, ''Eğer ABD'nin stratejik füze kalkanı sınırlarımıza yakın yerlere gerçekten yerleştirilirse, o zaman biz de diplomatik yöntemlerle değil, askeri-teknik yöntemlerle karşılık vermeye zorlanacağız'' denildi.Açıklamada, ABD füze kalkanının, küresel güvenliğin ve Moskova'nın stratejik caydırıcılığının ''altını kazacağı'' belirtilerek, bu adımla Moskova'nın, Washington'a füze kalkanı konusunda sunduğu önerilerin gözardı edildiği kaydedildi.
Üst düzey Rus generaller, daha önce yaptıkları açıklamalarda, ABD'nin, füze kalkanı projesini yaşama geçirmesi durumunda buna misilleme olarak Belarus'a stratejik İskender füzelerinin yerleştirileceği ve orta menzilli nükleer füzelerin üretimine başlanacağı uyarısında bulunmuşlardı.ABD, Ortadoğu'dan, özellikle de İran'dan gelebilecek uzun menzilli füze saldırılarına karşı savunma amaçlı olduğunu söylediği füze savunma sistemi planı çerçevesinde, Çek Cumhuriyeti'ne radar üssünün kurulmasının yanısıra Polonya topraklarına da 10 avcı füze yerleştirmek istiyor.Washington'ın füze kalkanı planına baştan beri karşı çıkan Rusya, bunu kendi güvenliği için tehdit olarak görüyor. ABD'nin füze kalkanı planına silahlanma yarışını başlatacağı eleştirileri de getirilmişti.
-ANLAŞMA NASIL YÜRÜRLÜĞE GİRECEK-
Prag'da imzalanan anlaşma, ABD'nin, Çek Cumhuriyeti başkentinin yakınına bir radar üssü kurmasını garantilemiyor. Planlanan radar üssünde konuşlanacak ABD askerlerinin yasal statüsü için de ikinci bir anlaşmanın açık görüşmeleri yapılırken, bu aşamalarda parlamento onayı almanın daha da zorlaşacağı belirtiliyor.Çek Cumhuriyeti'nde 3 partili koalisyon hükümeti, meclisin alt kanadındaki 200 milletvekilinin yarısının desteğini sağlarken, bu sayının, anlaşmanın onaylanması için yeterli olmadığı kaydediliyor.Füze savunma planına karşı olan muhalefet partileri, bu konuda referandum yapılması çağrısında bulunuyor. Ülkede yapılan bir dizi kamuoyu yoklamasında da halkın yaklaşık 3'te 2'sinin, ABD'nin füze kalkanı planının unsurlarının ülke topraklarına konuşlandırılmasına karşı olduğu ortaya konmuştu.Çek Cumhuriyeti hükümetinin de ABD ile vardığı, mecliste hararetli ve uzun tartışmalara yol açacak anlaşmanın, 2010'da planlanan genel seçimlerden sonra parlamentoya sunulmasını planladığı kaydediliyor.
PENTAGON: ''RUSYA'NIN TEHDİDİ AVRUPALI ORTAKLARIMIZI KAYGILANDIRMAK AMACINI TAŞIYOR''ABD
Savunma Bakanlığı Pentagon'dan yapılan açıklamada, Rusya'nın, ABD'nin kendi sınırlarına yakın bölgelere füze kalkanı konuşlandırma projesine askeri yollarla karşılık vereceği yolundaki tehdidinin, ABD'nin Avrupalı ortaklarını kaygılandırma amacını taşıdığı bildirildi.Konuya ilişkin basına açıklamada bulunan Pentagon yetkilisi Geoff Morrel, ''Rusya'nın bu kavgacı söyleminin, bu sisteme katılan Avrupalıları kaygılandırmak amacıyla tasarlandığını varsaymaktan öteye gidemiyorum, ancak bu işe yaramayacak'' dedi.ABD'nin teklif ettiği Avrupa füze kalkanı sisteminin Rusya için herhangi bir tehdit oluşturmadığını ve Moskova'nın silahlarının bu kalkanı kolaylıkla aşabilecek güçte olduğunun altını çizen Morrel, füze kalkanının İran'ın balistik füzelerini durdurmak amacını taşıdığını ve Rusya'nın elindeki üstün silahlarla kıyaslanmasının mümkün olmadığını söyledi.Washington hükümetinin, Rusya'nın bu konudaki tavrını yeniden gözden geçirmesi ümidinde olduğunu ifade eden Morrel, Rusya'nın ''karşı çıkmak yerine füze tehditlerine karşı vatandaşlarımız için kalkan görevi görecek koruyucu bir şemsiye inşa etme işine katılacağını umut ediyoruz'' dedi.Çek Cumhuriyeti'nde konuşlandırılacak bir izleme radarı ile Polonya'da konuşlandırılacak füzesavar füzelerden oluşan ve ''füze kalkanı'' olarak adlandırılan sisteme şu ana kadar Çek Cumhuriyeti'nin onay vermiş olmasına karşın Polonya henüz bu planı kabul etmedi.
Kaynak: Haberturk
Arkadaşlar ilk yazımda belirtmiştim..Gitara karşı bir ilgi besliyormusunuz diye hatırlarsanız..
İlgi beslemenizi sağlayan en büyük etkende size ait olacak gitarı sevmeniz..
Kısa bir örnekle açıklıyayım..Ben nasıl gitar çalmak istedim??Yolda yürürken bir müzik market gözüme çarptı ve gitarımı gördüm işte bu dedim sahip olmak istedim..
Herneyse lafı dolandırmadan olaya dalıyorum (:
-Öncelikle gitar almaya giderken yanınızda azda olsa enstruman tecrubesi olan birini götürün..Bu çok önemli özellikle rica ediyorum..
-Şöyle bir satılan gitarlara bakın..İçinizi okşuyan bir gitar içlerinden mutlaka çıkacaktır..Rica edin ve elinize alın..
-Gitarın tellerıne içine kenarına köşesine heryerine bakın...Herhangi bir çizik paslanma yamulma olmasın gitarda..
Bunlar ilk analizleriniz olsun.... bir kaç marka yazıcam bu markalar sizin için ideal olabilir..
Yamaha,Sanchez,Admira Juanita,manuel rodriguez bu gitarlara özellikle bakabilirsiniz..
NoT:Gitar'a yeni başlayanlar..Gitarınızı acemilik sebebiyle çizdirecek hırpalıyacaksınız..Bu yüzden ilk alacağınız gitar fazla bir miktar olmasın 100-300 ytl civarı işinizi görür..
Erhan Türkyılmaz..
Arkadaşlar gitar günümüzün vazgeçilmez enstrümanları arasında yer alıyor..
Daha çok genç kesimin ilgisiyle de dikkatleri üzerinde toplamış durumda..
Bende sizlere bu yazımla beraber gitar enstrümanını en iyi şekilde anlatmaya çalışıcam..
Öncelikle gitara başlamadan önce...
1.)Kendinizi azimli buluyormusunuz??
2.)İçinizde gerçekten gitara karşı bir ilgi besliyormusunuz??
3.)Gitara zaman ayırabilirmisiniz??
Yukarıda sizlere yönelttiğim 3 soru başlangıç için çok önemli sorulardır...
Dışardan baktığınızda sadece bir enstrüman...Çoğu kişi ben bu işi hobi olarak yaparım diyerek başlıyor..
Ancak gitar gözüktüğü kadar kolay bir enstrüman deyildir..Araştırın bakın bulun..İllaki gitar uğrunda parmaklarında yamulma olan yara bere içinde kalmış insanlara rastlarsınız...
1. soruda belirttiğim azim özelliği çok önemlidir..
Gitar öğrenilmesi güç bir enstrümandır ve çalışma çaba azim ister..Eyer bir işe başlayıp bırakmak sıkılmak gibi bir özelliğiniz varsa baştan başlamayın...
2.içinizde gerçekten de gitara karşı bir ilgi var sorusuydu...Her iş önce isteklilik ister..
Sevmediğiniz bir şeyi asla başaramazssınız zevk alamazsınız..
3.Gitar dediğim gibi zaman isteyen çaba isteyen bir enstrüman ve günde en az 2 saatinizi gitarınızla oyalanarak geçirmeniz gerekiyor...
Birde arkadaşlar zamana bağlı olarak insanlar çalamıyorum hissine kapılarak gitardan soğumaya başlıyabilir..Şunu unutmayın gitar çalabilmekte bir çaba istiyor ve herşey sizin azminize bağlı...
Çok çalısma sonucu daha kısa süredede çalabilirsiniz..
Erhan Türkyılmaz ....

Gördüğünüz gibi Google Bugün yine farklı bir Gif'le karşımıza çıktı. Bunun Sebebi Uluslar arası Nasreddin Hoca Festivalini Herkese duyurmak içindi :)
Hoca bu kez kuraklığa dikkat çekmek için göle su çalacak. Fıkraları kuşaktan kuşağa aktarılan Nasreddin Hoca memleketi Akşehir’de her yıl düzenlenen uluslararası şenlikle anılıyor.
Bu yılki şeniğin diğerlerinden bir farkı var. Temsili Hoca, bu kez, küresel ısınma ve kuraklığa dikkat çekmek amacıyla göle maya yerine su çalacak. Akşehir’de bu yıl 48.’si yapılacak Uluslararası Şenlik’ten önce, Temsili Hoca İstanbul’da basının karşısına geçti.
Türk mizahının 800 yıldır yaşayan figürü Nasreddin Hoca’yı canlandıracak Kadir Çöpdemir bu yılki sloganlarını açıkladı. Akşehir’de 5-10 Temmuz günleri arasında yapılacak Uluslararası Nasreddin Hoca Şenliği kapsamında Hoca’yı tanıtacak çeşitli etkinlikler yer alıyor.
Bu Haber gerçek mi değil mi bilemiyorum, ama böyle insanlar olduğuna kesin gözüyle bakıyorum :)
WordPerfect'in yardim hattinda banda alinmis bir telefonkonusmasi. Bu konusma sonrasi helpdesk elemani isinden kovuluyor.Kovulduktan sonra da sirketi kendisini "Gerekçesiz" isten çikardigiicin mahkemeye veriyor.
- Yardim hatti, buyrun, nasil yardimci olabilirim?
- Bir sorunum var.
- Nasil bir sorun?
- Yazi yaziyordum, birden bütünkelimeler gitti?
- Gitti mi?
- Yokoldu!
- Ekranda su anda ne görüyorsunuz?
- Hiç bir sey.
- Hiç bir sey mi?
- Yazdigim hiç bir sey ekrana çikmiyor.
- hala Wordperfect programinda misiniz yoksa programdan çiktiniz mi?
- Bunu nereden bileyim?
- Ekranda bir "C" harfi görüyor musunuz?
- Bir "hece" mi...
- Bosverin. Ekranda yanip sönen bir çizgi var mi?
- Söyledim ya hiç bir sey yazmiyor.
- Monitör üstünde yanan bir lamba var mi?
- Monitör ne?
- Ekrani olan yer, televizyon gibi...Çalistigini gösteren küçük birlamba var mi?
- Bilmiyorum.
- Monitörün arkasina bakin, oraya bir elektrik kablosu giriyorolmasi lazim. Görebiliyor musunuz?
- Evet.
- Harika, o kabloyu takip edin duvarda elektrige bagli mi banasöyleyin.
- Bagli
-Harika. Monitörun arkasina bakinca bagli olan tek kablo mugördünüz, yoksa iki tane mi?
- Görmedim.
- Tekrar bakar misiniz, ikinci bir kablonun da bagli olmasi lazim.
- Evet buldum.
- Tamam, simdi onu takip edin bilgisayara bagli mi diye bakin.
- Kabloya ulasamiyorum.
- Ulasmayin, bagli mi diye bakabilir misiniz?
- Olmuyor.
- Bir seyden destek alip egilip bilgisayarin arkasina baksaniz....
- Egilmek dert degil, karanlik oldugu icin bakamiyorum.
- Karanlik?
- Ofisin isiklari kapali, pencereden gelen isik yetmiyor.
- Ofisin isiklarini yakin.
- Yanmaz.
- Neden?
- Elektrikler kesik.
- Elektrikler mi kesik. Tanrim...!(kisa bir sessizlik) Bilgisayarinkutusu, kitaplari herseyi duruyor mu?
- Evet dolapta.
- Simdi bilgisayari sökün, aynen aldiginizdakigibi paketleyin vealdiginiz dükkana iade edin.
- Durum bu kadar kötü mu?
- Korkarim öyle!
- Peki tamam. Onlara ne diyecegim?
- "Ben bilgisayar kullanamiyacak kadar aptalim"diyeceksiniz...
Geçen gün gördüğüm bir kelime oyununu sizlerle paylaşmak istiyorum. Belki birçoğunuz duymuşsunuzdur bunu ama bilmeyenler için ben ekleyim dedim (Mesela Ben).
Alttaki metni sesli okuyun ve kendi agzinizdan cikani bir dinleyin!
- I run each teen me?
- A wet each team.
- I run each make is tea your sun each.
- Higher them in each team.
- Catch bar duck each teen?
- On bar duck each team.
- Why high one why
Nasıl ? :)
Şimdi okuyacağınız bu hikaye benim son zamanlarda ders alıp, bilinç altıma yerleştirdiğim bir hikayedir. Bunu sizinle de paylaşmak istedim. İnşallah sizde benim gibi bundan bir ders çıkarır yada en azından dikkate alırsınız.
Kartal, kuş türleri içinde en uzun yaşayanıdır. 70 yıla kadar yaşayan kartallar vardır.Ancak bu yaşa ulaşmak için, 40 yaşındayken çok ciddi ve zor bir karar vermekzorundadır. Kartalın yaşı 40'a vardığında pençeleri sertleşir, esnekliğini yitirirve bu nedenle de beslenmesini sağladığı avlarını kavrayıp tutamaz duruma gelir. Gagası uzar ve göğsüne doğru kıvrılır.Kanatları yaşlanır ve ağırlaşır. Tüyleri kartlaşır ve kalınlaşır. Artık kartalın uçması iyice zorlaşmıştır.
Dolayısıyla kartal burada iki seçimden birini yapmak zorundadır: - Ya ölümü seçecektir, - Ya da yeniden doğuşun acılı ve zorlu sürecini göğüsleyecektir. Bu yeniden doğuş süreci 150 gün kadar sürecektir. Bu yönde karar verirse kartal bir dağın tepesine uçar ve orada bir kaya duvarda, artık uçmasına gerekolmayan bir yerde, yuvasında kalır. Bu uygun yeri bulduktan sonrakartal gagasını sert bir şekilde kayaya vurmaya başlar.
En sonunda kartalın gagası yerinden sökülür ve düşer. Kartal bir süre yeni gagasının çıkmasını bekler. Gagası çıktıktan sonra bu yeni gaga ile pençelerini yerinden söker çıkarır. Yeni pençeleri çıkınca kartal bu kez eski kartlaşmış tüylerini yolmaya başlar. 5 ay sonra kartal, kendisine 20 yıl veya daha uzun süreli biryaşam bağışlayan meşhur yeniden doğuş uçuşunu yapmaya hazır duruma gelir. Kendi yaşamımızda sık sık bir yeniden doğuş süreci yaşamak zorunda kalırız. Zafer uçuşunu sürdürmek için, bize acı veren eski alışkanlıklarımızdan, geleneklerimizden ve anılarımızdan kurtulmak zorundayız. Ancak geçmişin gereksiz safrasından kurtulduğumuzda, deneyimlerimizin yeniden doğuşumuzun getireceği olağanüstü sonuçlarından tam olarak yararlanabiliriz.

Türkiye'nin en büyük e-ticaret platformu GittiGidiyor.com, 27 Haziran Cuma günü gerçekleştirdiği %100 indirim kampanyasından rekor ürünle çıktı. Gün boyunca sitede satış yapmak isteyen kullanıcılar, sınırsız sayıda ürünü, listeleme ve katalog ücreti ödemeden satışa sundu. GittiGidiyor.com satıcıları, 1 günde tam 425 bin yeni ürün ilanı vererek önemli bir rekora imza attı.
Dünyanın en büyük elektronik ticaret şirketi eBay'in Türkiye iştiraki GittiGidiyor.com, gerçekleştirdiği indirim günü sayesinde yeni bir rekor kırdı.
%100 indirim gününde adeta ürün yağmuruna tutulan GittiGidiyor.com'a 1 gün içerisinde tam 425 bin yeni ürün ilanı verildi.
Gün sonunda yeni bir rekor kıran GittiGidiyor.com, Türkiye'de aynı anda 1.3 milyon farklı ürünü satışa sunabilen tek e-ticaret sitesi unvanını elde etti.
Tüh bende kaçırmışım valla. Bilseydim bende bakardım bu gittigidiyor'a :)) Neyse ne diyim e-Bay olunca ortaklıkta böyle şeyler de olur. Neyse amacına çok şekilde ulaşmış bence. Hem rekor kırmış hem satış yapmış hemde insanların ayağını alıştırmış. Yahu daha ne olsun :)
kaynak: PCnet
Gene gözüme çarpan bir haberden bahsetmek istiyorum ama bu biraz farklı :)
Teksaslı Bilim adamları bir araştırma yapmış ve Karpuzun içerdiği sitrülinemi maddesinin kan dolaşımında Viagra etkisi yarattığı saptamışlar.
Bu habere inanan türk erkekleri, artık her akşam elinde en az 5 kg. karpuzla evlerinin yolunu tutarlar :)
Bu arada şunu söylemeden geçemicem, Hani Eskiden bir reklamda slogan vardı; "Daha Karpuz Keseceydik" cümlesi şimdi daha da anlam kazandı zannedersem :)
Arkadaşlar bu sabah gördüğüm ve Amerika'da meydana gelen bu olayda, bütün sinirlerim altüst oldu diyebilirim.!
ABD'nin Georgia eyaletinde çocuk bakıcılığı yapan 16 yaşında bir genç, 8 aylık bebeği sanki bir top fırlatır gibi odanın bir ucundan diğer ucuna fırlatmış.
Bu dehşet dolu görüntüleri izlemek için Link'e tıklamanız yeterli;
İşte o Video
Voleybolda, Indesit Avrupa Şampiyonlar Ligi kuraları Avusturya'nın başkenti Viyana'da çekildi.
Avrupa VOleybol Konfederasyonu Asbaşkanı Banu Can'ın da görev aldığı kura çekimi sonunda, Türk takımlarından erkeklerde Fenerbahçe, (A) Grubunda Yunanistan'ın Iraklis, Polonya'nın AZS Czestochowa ve Bulgaristan'ın CSKA Sofya takımlarıyla eşleşti.
Bayanlarda ise Türk Telekom (B) Grubunda, Fransa'nın RC Cannes, İspanya'nın Tenerife Marichal ve Sırbistan'ın Postar 064 Beograd takımlarıyla mücadele edecek.
(C) Grubunda yer alan Vakıfbank Güneş Sigorta, Polonya'nın Fakro Muszynianka, İtalya'nın Volley Bergamo ve Romanya'nın Metal Galati takımlarıyla karşılaşacak.
(E) Grubunda yer alan Eczacıbaşı ise, İtalya'nın Scavolini Pesaro, Fransa'nın Asptt Mulhouse ve Avusturya'nın Post Schwechat takımlarıyla eşleşti.
Erkeklerde 6, bayanlarda 5 grupta toplam 44 takımın mücadele edeceği Şampiyonlar Ligi'nde, deplasmanlı lig usulüne göre yapılacak grup maçlarının ardından ilk olarak 12, ardından 6 takımlı play-off'lar oynanacak. Lig, 4'lü final müsabakalarıyla sona erecek.
Grup müsabakaları erkek ve bayanlarda 4 Kasım Salı günü başlayacak.
Kaynak: haberturk
Evet şuan ilk Mim'imi yazmaya başlıyorum. Hayırlı ve uğurlu olsun :)
Düşündüm Taşındım, e birazda tatlı tatlı kaşındım. Aklıma gele gele "Deprem" geldi ve ilk mim konusunu Deprem Çantası olarak belirledim. Soru Tam olarak şöyle; Eğer Deprem Çantası hazırlasaydınız içine Size özel Hangi 3 şeyi koyardınız ?
Tabiki önce ben kendi cevaplarımı Veriyim:
1. Evimin Maskotunu Yani Kedimi Koyardım öncelikle :)
2. Kesinlikle Bir iPod,
3. Ve son olarak da Cep Telefonu Diyorum ben...
Şimdi Sıra Geldi en civcivli bölüme, yani birilerini mimlemeye...
Mim'lediklerim; Tamkarışık, Rockeran ve Shawnralf
Kolay Gelsin Sizlere :)

Dans müzikleriyle tanınan Fransız Dj Bob Sinclar 29 Temmuzda Parkorman'da konser verecek.
Fransız house müziğini, iyi süzdürülmüş disco yaylılarıyla birleştiren Bob Sinclar, 1998'de çıkarttığı ilk albümü ''Paradise''ın ardından 2000'de yayınladığı ikinci albümü ''Champs Elysees'' ile sevenlerinin kalbinde taht kurdu.
Fransız müzisyen Cerrone anısına olan ''I Feel For You'' şarkısıyla İngiltere listelerinde üst sıralara oturan Sinclar, Yellow Productions ile ''Africanism'' projesinde yer aldı. Bob Sinclar, 2003 yılında çıkarttığı üçüncü albümü ''III''de de gerçek müzisyenlerle çalıştı.
Albümün dans listelerinde başarı yakalamasıyla hedefini büyüten Sinclar, 2004'te çıkarttığı derleme albüm ''Enjoy''dan sonra 2006'da son albümünü sevenlerinin beğenisine sundu. Son albümünde yer alan ''Love Generation'' parçasıyla Avrupa dans listelerinde kendine yer bulan Sinclar, ''The Mighty Bop'' ve ''The Reminiscence Quartet'' isimleriyle acid caz ve hip hop türlerini müziğine yansıttı. Fransız Dj Bob Sinclar 29 Temmuzda Parkorman'da konser verecek.
Konser biletleri, Biletix aracılığıyla 60, 90 ve 150 YTL'den satışa sunuldu.

Gece gündüz sürecek, eğlence dolu bir serüvene hazır mısınız?
Başlangıçta Narkotik şubede görev yapan gözü kara, cesur ve kural tanımaz Başkomiser Aslan, istemeden bulaştığı bir olay yüzünden Organize Suçlar şubesine geçiş yapar. Burada kendisine tamamen zıt karakterde olan, Kemal Başkomiser ile birlikte çalışmak zorunda kalır. Emekliliğine çok az kalmış olan Kemal Başkomiser, bu çılgın adamla çalışmayı kesinlikle reddeder. Kader ağlarını çoktan örmüştür bile, Kemal istemeden de olsa Aslanla göreve başlar.
İşte bu iki geçimsiz Başkomiser ile kahkaha dolu dakikalar bizi bekliyor. Ne zaman mı ?
Bu Akşam Saat 20.45'de Kanal D Ekranlarında Sizleri Bekliyor. İyi Seyirler..
Arkadaşlar Amerika'da Michigan Üniversitesi bir araştırma yapmış ve Buna göre Dünyanın en mutlu ülkesi Danimarka seçilmiş. Türkiye ise 97 ülke arasında 60. sıraya yerleşmiş :)
Araştırmada katılımcılara şu sorular sorulmuş:
1. "Her şeyi göz önünde bulundurursanız kendinizi nasıl tanımlarsınız?"
A- Çok mutlu.
B- Oldukça mutlu.
C- Pek mutlu değil.
D- Hiç mutlu değil.
2. "Bugünlerde hayatınızdan bir bütün olarak ne kadar memnunsunuz?" (Cevaplar gene aynı)
Katılımcıların verdiği cevaplara göre, ülkelerin mutluluk oranları belirlendi. Danimarka 5 üzerinden 4.24 puanla birinci olurken, Türkiye sadece 1.27 puan alabildi :)
Zaten kimse aksini iddia edemez değil mi ama :)
Bugün okuduğum bir haberde; 70 yaşındaki kadın ikiz bebek doğurdu. Görünce tabiki baya bir sarsıldım :)
Kocasının erkek çocuk isteğini 70 yaşında tedarik etmiş Teyzemiz ve bunu yaparak Dünyanın en yaşlı annesi olmuş. Hindistan'da gerçekleşen bu olayda kadın tüp bebek yöntemiyle hamile kalmış ve sonuç olarak nur topu gibi ikiz evlat sahibi olmuş :)
Omraki adındaki kadın bir kız bir de erkek çocuk dünyaya getirdiği için çok mutlu olduğunu söylemiş ama bence çok çok yanlış birşey. Neyse Mutluluklar dilerim :)

Pekçok kez başıma gelen ama daha çok çevremdeki gözlemlerimden yararlanarak anlatacağım bu hadiseden keyif ve ders almanız dileğiyle başlıyorum yazıma:
Önce güne en relax halinizle başlarsınız, kahvaltınızı edersiniz, en şık kıyafetlerinizi giyersiniz, dişlerinizi fırçalarsınız, saçlarınıza özenle şekil verirsiniz ve evden mükemmel bir şekilde çıkarsınız. Ulaşmak istediğiniz yere Minibüsle gidersiniz ama yolda okumak için Bayiden Gazetenizi alırsınız ve Minibüs'e El edersiniz. İşte Film Bundan sonra kopuyor...
Eğer kapının hemen karşısındaki ikili koltukları tercih ederseniz vay Halinize...
Çünkü Gazete okumak için yapılmış en tehlikeli koltuk burasıdır. Diyelim Bu bahsettiğim koltuğun kapıya bakan tarafına oturdunuz. Elinizdeki Gazetenin önyüzünü okumak için kendinize doğru çevirdiniz ve büyük bir şevkle okumaya başladınız. Bu sırada o gazetenin sayfaları arasında gezinirken kendinizi çok yalnız hissedebilir ve sıkılabilirsiniz. Sakın üzülmeyin..! Çünkü yalnız değilsiniz :) En az 3 çift göz sizin gazeteyle çoktan haşır neşir olmuştur bile ve bunun size etkisini yavaş yavaş hissetmeye başlarsınız. Evet artık anladınız tek başınıza okumadığınızı...
Gelelim Detaylara; yanınızda oturan kişiyi tanımıyorsunuz ama merak etmeyin o artık sizden biri olmuştur. Öyle ki sizin okumaya tenezzül etmediğiniz yerleri büyük bir dikkatle okur ve bununla ilgili size yorum yapar. Aynen şöyle:
Meraklı Okur: Gördün mü bak, Avustralya'daki bir İşyerinde kadınlar tacizci, erkeklerse mağdurmuş. ??!!
Gazete Sahibi: Yani ?
Meraklı Okur: Yani Dünyanın dengesi iyice bozuldu ve bu beni korkutuyor.!
Gazete Sahibi: Tabi Sende haklısın. (Başından sağmaya çalışarak)
(Bu Sohbetten sonra artık ipler iyice kopmuştur ve arka çarprazdan gazeteye göz atan adam ile ayakta bekleyen Bayan da sohbetin içindedir)
Çarprazdaki Adam: Ya bizim şirkette manyak hatunlar var ama hiç bana tacizde bulunmadılar. (Yani onun Beynine Göre bu yalan haber)
Ayaktaki Bayan: Sizin şirkette ayna yok galiba.!! (Kısık bir sesle)
(Gazetenin sahibi olayın büyümemesi için şöyle der)
Gazete Sahibi: Boşverin yahu, zaten Avustralya'da olmuş bu olay..
Ayaktaki Bayan: Çok üzüldün galiba ?
Gazete Sahibi: Nasıl Yani, Anlamadım ?
Ayaktaki Bayan: Anlayan anladı. (Ukala bir tavırla)
(Kabak Gazete sahibinin başına patlamıştır en sonunda)
Sonuç olarak Minibüs'te gazete okumak gibi bir fanteziniz varsa vazgeçin bu sevdadan :)
Unutmayın ki yalnız değilsiniz...
Bu Yazı tamamen bana aittir. (Alıntı Değildir.!!!)
Emlak Konut, 30 Haziran’a kadar da ödemeye hak kazananların listesini Ziraat Bankası’na gönderecek. Kurumun Genel Müdürü Feyzullah Yetgin, bankanın çalışmalarını tamamladığını belirterek, 7 Temmuz ile 20 Temmuz arasında ödeme için müsait olduğunu söyledi.
Hak sahipleri bu tarihlerde kendilerine en yakın Ziraat Bankası şubesine giderek, T.C. kimlik numaralarıyla KEY hesaplarında biriken parayı alabilecek. Hisse senedi almak isteyenlere ise banka tarafından dekont verilecek. Günlük olarak da talepte bulunanlar Emlak Konut’a raporlanacak.
Toplam 8 milyon 400 bin kişiye 2.9 milyar YTL’lik ödeme yapılacak. 1986-1995 arasında hesaplarına eksiksiz para yatırılmışsa ödenecek en yüksek tutar 1.400 YTL olacak.
kaynak: ntvmsnbc

İşte Fenerbahçe Taraftarının Vazgeçilmez Dergisinden Çarpıcı Başlıklar ve Açıklamalar:
Fenerbahçe Spor Kulübü'nün "TEK" resmi dergisi olan Fenerbahçe Dergisi'nin son sayısı, dopdolu içeriği, hiçbir yerde görmediğiniz fotoğrafları, dev posterleri ve Fenerli Çocuk ilavesiyle bugün bayilerde. Fenerbahçe Dergisi'nin 65 no'lu sayısı, yeni teknik direktörümüz Luis Aragones'in görselinin bulunduğu ve "Aragones ile yeni dönem başlıyor" başlıklı kapağıyla bugün bayilerdeki yerini alıyor. Derginiz bu sayısında da sizlere 50 x 70 cm. ebatlarında poster armağan ediyor. 2007-2008 Beko Basketbol Ligi şampiyonu Fenerbahçe Ülker takımımızın posteri, derginizle birlikte sizin oluyor. Fenerbahçe Dergisi'nin taklitlerinden sakının, derginizi ekleri ve hediyeleriyle birlikte tükenmeden alın.
Hepinizin müptelası olduğu Fenerbahçe Dergisi'nin son sayısından çarpıcı başlıklar:
• "Yeni teknik direktörümüz Luis Aragones" Fenerbahçe, Zico'dan boşalan teknik direktörlük görevine, uzun yıllar sürdürdüğü futbolculuk kariyerinden sonra 1974 yılında A.Madrid'te teknik direktörlüğü başlayan, İspanya'da A. Madrid'ten başkan Real Betis, Barcelona, Espanyol, Sevilla, Valencia, Oviedo ve Mallorca kulüplerini çalıştıran, son olarak İspanya Milli Takımı'nda görev yapan "Zapatones" lakaplı Luis Aragones'i getirdi. Kulübümüz, yeni sezonda Luis Aragones ve ekibi ile 2 yıllık ön kontrat yaptı. Aragones'in ekibi; antrenör, kondisyoner, izleme ve istatistik antrenörü ile kaleci antrenörü olmak üzere 4 kişiden oluşuyor. Aragones'in ayrıntılı kariyeri ve merak ettiğiniz her bilgi derginizde…
• "Emre Belözoğlu Fenerbahçe'de" Efsanevi futbolcu Pele tarafından yaşayan en büyük 125 oyuncu arasında gösterilen Türkiye Milli Takımı'nın kaptanı Emre Belözoğlu Fenerbahçe'de. Fenerbahçe, Emre'nin geçtiğimiz sezon oynadığı İngiltere Premier Lig ekiplerinde Newcastle United ile, Emre'nin bonservisi konusunda anlaşmaya vardı. Belözoğlu ile ilgili merak ettiğiniz her bilgi derginizde…
• EURO 2008 Avrupa Futbol Şampiyonası'nda yarı final oynayan Türkiye Milli Takımı'nın kadrosunda yer alan Fenerbahçeli oyuncularımız Volkan Demirel ve Semih Şentürk, EURO 2008'in unutulmaz hatıralarla birlikte geride bırakarak önümüzdeki sezona ilişkin önemli açıklamalar yaptılar. Başarılı millilerimiz sezonda bomba gibi olacaklarını söylediler.
• Profesyonel Futbol A Takımımızın oyuncuları, 2008-2009 futbol sezonu öncesi Kadıköy Acıbadem Hastanesi'nde sağlık kontrolünden geçti. Yurda dönen tüm oyuncularımız yeni sezona ilişkin yorumlarda bulundular. Hepsi derginizde…
• Türkiye'nin en çok ziyaret edilen ilk 50 sitesi içinde yer alan fenerbahce.org, yeni yüzü ile ziyaretçilerine hizmet vermeye hazırlanıyor. Türkçe, İngilizce, Almanca ve Portekizce olmak üzere 4 dilde yayın yapan, aynı alan adı altında 25 farklı site ile Türkiye'nin en büyük portallarından biri olan ve kendi kategorisi olan spor kulübü siteleri içinde liderliğini sürdüren fenerbahce.org, yeni tasarımı ve yeni yapısı ile yayın hayatına devam edecek. Yeni fenerbahce.org ve yeni oluşturulan alt siteler için tüm detaylı bilgiler derginizde…
• Dereağzı'nda havuz keyfi başladı. Kulübümüz tesisleşme konusunda hamlelerini bir bir artırırken üyelerinin ve tüm misafirlerinin sıcak yaz günlerinde serinlemeleri ve şehir ortamından kopup stres atmaları için bir başka adres daha sundu. Fenerbahçe Dereağzı Tesisleri'nin yüzme havuzuna ilişkin tüm fiyat ve mekan bilgileri derginizde!
• Başkanımız Forbes'e kapak oldu; Başkanımız İstanbul Erkek Lisesi geleneğini bozmadı; Başkanımız TJK Onursal üyesi oldu; SPOR SHOW'daydık; Samandıra bakımdan geçti; Fenerbahçe Koleji mezunlarını uğurladı; Stadımız Halep için örnek oldu… Fenerbahçe Spor Kulübü bünyesinde geçtiğimiz ay yaşanan her etkinliği ve organizasyonu "Kısa Haber Turları"mızla kaçıranlar veya duymamış olanlar için tekrar sunuyoruz.
• Ankara tesislerimiz 2008 sonunda hizmete girecek. Fenerbahçe Spor Kulübü'nün Ankara Gölbaşı İncek mevkisinde inşa ettirdiği konaklama ve sosyal tesislerin yapımı hızla sürüyor. Proje Müdürü Koray Özistek, kaba inşaatı büyük ölçüde tamamlanan tesislerimizin, 2008 sonunda hizmete girebileceğini bildirdi. Tesislerimize ilişkin ayrıntılı dosya derginizde…
• Masa tenisi şubemiz, Fenerbahçe Ülker basketbol takımımız, basket erkek yıldız ve bayan basket yıldız takımlarımız ve kürek takımımızın şampiyonluğa giden yoldaki mücadeleleri ile sporcularımızın yüreğinden onların şampiyonluk öyküleri derginizde. Bu gurur tablosunu istatistiklerle beraber bir kez daha yaşayacaksınız!
• Kulübümüzün Olağan Mali Genel Kurulu, geçtiğimiz ay içerisinde Faruk Ilgaz Tesisleri'nde gerçekleştirildi. Mali kongrede, yaklaşık 250 milyon dolar karşılığı olan 301 Milyon YTL (301 Trilyon Lira), Fenerbahçe'nin 2008 bütçesi olarak genel kurul üyelerinin oybirliğiyle kabul edildi. Kongre sonunda bir konuşma yapan Başkanımız Aziz Yıldırım, Fenerbahçe'nin 2008 bütçesinin gerçek ve Türkiye şartlarında çok büyük bir bütçe olduğunu söyledi. Üyelerimize, hazırlanma aşamasında olan "1 Milyon Üyeli Fenerbahçe Projesi" hakkında bilgiler de ver Başkanımız, bu projeyi de bir "Devrim" olarak nitelendirdi. Genel kurula ilişkin tüm notlar derginizde.
• Euro 2008 yarı final oynayan milli takımımızın tüm karnesi ve şampiyona boyunca Fenerbahçe'den zaten alışık olduğumuz fotoğraf kareleri derginizde…
• BREZİLYA TURU: Onları hiç böyle görmediniz… Yaşadıkları yerler, tatil yaptıkları yerler… En yakınları; aileleri, akrabaları, dostları onlar için ne dedi? Küçük yaşta futbola başladıkları sokaklarda bu kez, onlarla dünya yıldızı olarak yürüyoruz. Roberto Carlos, Alex de Souza ile Deivid de Souza, Brezilya yaşamlarını ardına kadar açmakta bir an bile çekinmediler. Tolga Ovalı'nın objektifinden, Yasir Kaya'nın sorularıyla oluşturduğumuz 16 sayfalık "Brezilya Turu"na biz doyamadık, siz de keyfini çıkarın.
• Damir Mrsiç: "Basketbolla hep iç içe olacağım çünkü hırslıyım" Hangi takımı tutarsanız tutun, öyle sporcular vardır ki şapka çıkartırsınız. Onların sahalarda, salonlarda ve pistlerde olması sporu anlamlandırır. Hele bir de bu sporcular sizin gönül verdiğiniz kulübün formasını giyiyorlarsa onları izlemek daha da keyifli olur. Damir Mrsiç de bu sporculardan biri. İlerleyen yaşına karşın, sergilediği performans, hırs ve güzel oyun kendisinin hayran kitlesini artırdığı gibi, Fenerbahçe taraftarına da büyük bir mutluluk veriyor. Renkli kişiliği ve basketbola olan tutkusu, taraftarımızın motivasyonuyla birleşince Fenerbahçe Ülker Basketbol Takımımızın kaptanını daha uzun yıllar salonlarda izleyeceğimizin sinyallerini veriyor. Mrsiç, Türk vatandaşlığına geçtiği adıyla Demir Kaan ile basketbol, Fenerbahçe, hayatı, planları ve özel yaşamı ile ilgili konuştuk. Bu röportajda çıkabilecek sonuç onun basketbol ve Fenerbahçe tutkunu bir insan olması.
• "Fenerbahçe seyircisinin önünde oynamak isterim" Hidayet 'Hido' Türkoğlu… Ülkemizi NBA'de temsil eden basketbolcularımızdan bir tanesi. Başarıları ve karakteriyle hepimizin gururu olmayı sürdürüyor. 1979'da dünyaya gelen Hidayet, 2000-2001 sezonundan bu yana NBA'de forma giyiyor. Türkiye'deki kariyerine Efes Pilsen'de başlayan oyuncu, daha sonra sırasıyla Sacramento Kings, San Antonio Spurs'ta oynadı. Hidayet halen Orlando Magic forması giyiyor. Bu sezon gösterdiği performansla "En çok gelişme gösteren oyuncu" ödülünü de kazandı. Başarılı basketbolcuyla, NBA'i, Türk basketbolunu, hayatını, Milli Takımı ve taraftarı olduğu Fenerbahçe'yi konuştuk. Hidayet, sporcu kişiliğinin yanı sıra Fenerbahçeliliği ile de göğsümüzü kabartmaya devam ediyor. Yaşamının büyük bölümü ABD'de geçmesine karşın Fenerbahçemizin hemen hemen her maçını izliyor, dahası gelişmeleri de yakından takip ediyor. Hido ile eğrisi doğrusu her şeyi konuştuk.
• Emre Kınay: "Fenerbahçe'nin gittiği yol Türk sporu için her zaman doğru yoldur" Aslen tiyatro sahnesinden tanımamız gereken ancak çoğumuzun beyaz camdan tanıdığı Emre Kınay, büyük bir cesaret örneği göstererek Kadıköy'de açtığı Duru Tiyatro'sunda konuk ediyor bizleri. Sohbet koyulaştıkça söylemlerinin keskinliği, kendinden emin duruşu ve düzgün Türkçesiyle hakikaten çok cesur biri olduğunu görüyoruz. Ve sözü uzatmadan, lami cimi olmadan tiyatroyu, futbolu, dönen bütün çarkları, olması gerekenleri dobra dobra konuşuyoruz.
• "Başarı fedakarlıktan geçiyor" Çağlar Özdemir, taraftarlıktan gelip kulübüne hizmet eden Fenerbahçelilerden bir tanesi. Kürek şubesine 13 yaşından bu yana hizmet eden ve sonunda şube kaptanlığına uzanan bir kariyerin sahibi. Kürek takımımızın bu yıl kazandığı şampiyonluğun mimarlarından bir tanesi. Özdemir, bize bu yıl kazanılan şampiyonluğun öyküsünü, Fenerbahçe'nin hayatındaki yerini ve kürek takımımızın ilerleyen zamanlardaki hedeflerini anlattı.
• Genel sekreterimiz Vedat Olcay'ın hazırladığı "Geçen Ay Neler Oldu?" dosyası sayesinde Fenerbahçe'mizdeki tüm önemli olayları takip etme fırsatını yakalayacaksınız.
• Yazarımız Sibel Kurt'un "Sibel'in Sahası" köşesinde konuk: Ülkü Adatepe.
• Yazarımız Ersin Demirel, bu ayki "Hayatın İçinden Fenerbahçe"de Sunay Akın'ı konuk etti.• Köşe yazarlarımız Jak Benzonana ve Ayşesu Zorlutuna gözden kaçmaması gereken konuları, yazılarına taşıyarak gündemi oluşturmaya devam ediyorlar.
• Basketbol, voleybol, yüzme, boks, masa tenisi, atletizm, kürek ve yelken şubelerimizden çok özel haberler, transferler, müsabaka sonuçları ve sezon kutlamaları Fenerbahçe Dergisi'nde.• Fenerium ürünleri göz kamaştırdı. Fenerium'un kış ve 2009 yazıyla ilgili lisanslı ürünleri Kuşadası'nda düzenlenen toplantı ile bayilere tanıtıldı. 4 gün süren toplantıda 280 ürün bayilere tanıtıldı.
• 1907 ÜNİFEB Bahar Şenliği yine süperdi. Sevinçleriyle, üzüntüleriyle, hafızalarımızdan silinmeyecek tarihi anılarıyla geride kalan koskoca bir sezonun ardından oluşan tatlı yorgunluğu atmak için, yüzlerce ve hatta binlerce kilometre öteden Bursa'ya gelen 550 1907 ÜNİFEB üyesi, 7. Geleneksel Bahar Şenliği'nde bir araya geldi. Her geçen sene daha çok katılımcıya ev sahipliği yapan ve yine eğlenceyle coşkunun dorukta olduğu şenlikte bol bol da ödül dağıtıldı.
• Yurt içi ve yurt dışındaki tüm derneklerimizden son haberler ve Fenerbahçe Kart etkinlikleri derginizde.
• Fenerbahçe Spor Kulübü Eğitim Kurumları'na dair tüm haber ve etkinlikler derginizde.• Yurt çapında yani açılan Fenerbahçe Spor Okulları ve Yaz Okulları'na dair tüm haberler derginizde.
• "12. ADAM" köşesinde sizlerin görüş ve duygularınıza birebir yer vererek 12. adamı biraz daha yakından tanıma fırsatı bulacağımıza inanıyor, sarı ve laciverdin sevgisi ile atan kalplerimizin hep bir arada ve bir yolda buluşmasını diliyoruz.
• Dergimizin en hit köşelerinden biri de sizlerin katkısıyla büyümeye devam ediyor. "Minik Kanaryalar" köşemizde geleceğin aydınlık Fenerbahçelileri, sizlere şimdiden kendilerini tanıtmak için adeta yarışıyorlar. Onların sıcak "Merhabaları"nı ve Kulübümüze seslenişlerini bu köşeden takip edebilirsiniz.
• Karikatüristlerimiz Mete Kıyma ve Vacip Örger Fenerbahçe Tarihi'ni sizler için çizgi roman haline getirdiler. Şanlı tarihimizin bölüm bölüm anlatılacağı çizgi roman tüm heyecanıyla devam ediyor.
• Fenerbahçe Dergisi, her ay taraftarını Fenerbahçe gündeminden haberdar ettiği gibi, sinema, albüm, kitap, teknoloji, play station ve bulmaca köşeleriyle de, taraftarının hayatına renk katmaya devam ediyor.
• Fenerbahçe Dergisi'nin Temmuz 2008 sayısı gündemi oluşturan gerçek haberler ve hiçbir yerde görmediğiniz fotoğraflarla yine dopdolu. Bayiinizden posteriniz ve Fenerli Çocuk ilaveniz birlikte istemeyi unutmayın.Keyifli okumalar…

Bana göre Son zamanların en kaliteli yapımlarından biri ve bu nereden bakılırsa bakılsın çok net bir şekilde kendini belli ediyor. Güldürü anlamında çok büyük işler başaran ve güldürürken düşündürme bakış açısıyla yola çıkan bu ekip daha şimdiden çok büyük işler başardı. Şahsen Tiyatro kültürüne biraz uzağım, ama bu program sayesinde daha hoş gelmeye başladı canlı performanslar... Söylenecek daha birçok şey var bununla ilgili ama konuyu uzatarak kafanızı karıştırmak istemem. Bu yüzden direkt Açıklamaya geçelim. Bildiğiniz gibi Her Çarşamba Akşamı ekranlara gelen Bu ekibin bu akşam ki yapacakları skeçlerden bahsedelim..
“Çok Güzel Hareketler Bunlar” yine kahkaha dolu!
Kanal D’nin mizah programı “Çok Güzel Hareketler Bunlar” bu akşam da kahkaha dolu!
“Çok Güzel Hareketler Bunlar”ın bu bölümü de yine Yılmaz Erdoğan’ın sohbetiyle başlayacak. Alçılı ayağıyla yaşadığı maceraları ve günlük hayata dair tespitlerini yine Erdoğan’ın dilinden dinleyeceğiz.
BKM Atölye öğrencileri bu hafta yine kendi yazdıkları 6 skeç ile ekranda olacak. “Çok Güzel Hareketler Bunlar”ın bu bölümdeki ilk skeci “Doğumgünü”… Gecenin diğer skeçleri ise “Yeni Rakı”, “Apartman”, “The Ayırıcı”, “Zirzübi ve “Hırsız”. Kimi skeçlerde yepyeni hikayeler, kimilerinde ise, daha önceki haftalardan tanıdığımız kişilerin yeni maceraları ekranda olacak.Elbette yine her skeçten sonra, Yılmaz Erdoğan salondaki izleyicilerle birlikte genç oyuncuların skeçlerini yorumlayacak. Seyirci skeçlere ÇGH, GH, YANİ, ZİL seviyesinde alkışla not verecek!
Ankara'daki Rock Festivaline Katılmak İsteyenler Gerekli Bilgi :
Rock müziğin ünlüleri 20 ile 22 Haziran'da gerçekleştirilecek “Ankirockfest 2008”de buluşacak.
Çankaya Belediyesi Ahlatlıbel Tesisleri'ndeki açık hava festivali, çevre sorunlarına dikkati çekmek amacıyla “Dünya İçin Rock” sloganıyla yapılacak. Festival, 3 gün süreyle rock müzik severlere konaklama imkanı da sunacak.
Festivalde Tuşe, Sokak Köpekleri, Karnaval, Dört x Dört , Gökçe, Karakedi, Direc-t, Malt, Manga, Hayko Cepkin, Pentagram ile bu yıl ilk kez oluşturulan rock DJ sahnesinde DJ Güven Erkin Erkal, DJ Angel ve DJ Hicri Bozdağ da sahne alacak.
Bu isimlerin yanı sıra, Hürriyet gazetesinin kuracağı özel sahnede de Hürriyet Genç Nota Müzik Yarışması'nda yer alan Kunteper, Sokak Rock, Alkadraz, Karaltı, Şizofren, Grup PSL, Seksafon gibi gruplar izleyici karşısına çıkacak.
Festivalle ilgili ayrıntılı bilgi, “www.ankirockfest.com” internet adresinden edinilebilecek.
İlki 2006 yılında gerçekleşen AnkiRockFest, 30 bin kişinin katıldığı bir rock müzik platformu olarak büyük bir organizasyona ev sahipliği yapmıştı. Ankara ve çevre illerden müzikseverlerin katıldığı festivalde, Kargo, Manga, Haluk Levent, Özlem Tekin, Yüksek Sadakat, Pamela Spence gibi isimler izleyiciyle buluşmuştu.
Başkentli müzikseverlerle 6-10 Haziran 2007 tarihlerinde ikinci kez buluşan AnkiRockFest, 5 gün süreyle Hayko Cepkin, Nil Karaibrahimgil, Feridun Düzağaç, Bulutsuzluk Özlemi, Erkin Koray, Barış Akarsu, Emre Aydın, Pentagram, Tony Martin gibi ünlü isimlerin de aralarında bulunduğu 30 grup ve sanatçıyı konuk etmişti.
Caz Festivali Başladı
İstanbul Kültür Sanat Vakfınca düzenlenen ''15. Uluslararası İstanbul Caz Festivali'', Esma Sultan Yalısı'ndaki törenle başladı.
Sunuculuğunu Toprak Sergen'in üstlendiği festival açılış gecesinde konukları hareketli müzikleriyle New Orleans'ın köklü caz bandolarından ''Coolbone'' karşıladı.
Uluslararası İstanbul Caz Festivali'nin ''Yaşam Boyu Başarı Ödülü'', birçok müzik aletini ustaca çalan Tuna Ötenel'e değer görüldü.
Sağlık sorunları nedeniyle törene katılamayan Ötenel'e ödülünün, daha önce Ankara'daki evinde verildiği bildirildi.
Törende, bu yıl 11. kez festival sponsorluğunu üstlenen Garanti Bankasının yanı sıra festivale yüksek katkıda bulunan gösteri sponsorlarına da teşekkür plaketi sunuldu. Tören, ''The Big 3 Palladium Orchestra''nın konseriyle sona erdi.
Festival, 16 Temmuz'a kadar devam edecek.
Sarhoş Olduktan Sonra Komşularına Göğüslerini Gösteren Kadına 4 Ay Hapis Cezası Verildi.
Sarhoş olduktan sonra komşularına gögüslerini gösteren kadına 4 ay hapis cezası verildi.
Gallerli Pamela Farrell sarhoşken komşularına göğüslerini gösterince toplumun düzenini bozmaktan 4 ay hapis cezası aldı. 40 yaşındaki Farrell içki içtikten sonra bahçesinde çıplak dolaşarak, bağırarak, sürekli küfür edince komşuları tarafından polise şikayet edildi.
Mahkemede suçunu kabul eden Farell, 4 ay hapis cezasına çarptırılmaktan kurtulamadı. Mahkeme ayrıca Farrell'in üç yıl da denetim altında tutulmasına karar verdi.
Millilerimiz Bizi 2008 Avrupa Şampiyonasında Cok Güzel Bir Şekilde Tanıttı.Cok Tesekkürler
2008 Avrupa Futbol Şampiyonası Finalleri'nde yarı finale yükselme başarısı gösteren A Milli Takım, FIFA Dünya Klasmanı'nda 6 basamak birden yükselerek 14. sıraya çıktı.
Uluslar arası Futbol Federasyonları Birliği (FIFA) tarafından her ay düzenli olarak açıklanan milli takımlar dünya klasmanında Türkiye 6 basamaklık yükselişiyle 14. sırada yer buldu. Geçtiğimiz ay 5 basamaklık yükselişle 20. sıraya kadar çıkan Türkiye, İsviçre ve Avusturya'nın ortaklaşa düzenlediği 2008 Avrupa Futbol Şampiyonası Finalleri'nde yarı final oynayarak çıkışını sürdürdü. Temmuz ayı değerlendirmesinde 133 puan toplayan A Milli Takım, bin 10 puanla 14. sıraya kadar tırmandı. Türkiye, Avrupa kıtası baz alınarak yapılan değerlendirmede ise Romanya'nın ardından 11. sırada yer aldı.
Euro 2008'in finalinde Almanya'yı 1-0 yenerek kupaya uzanan İspanya Milli Takımı, FIFA Dünya Klasmanı'nın da zirvesine oturdu. İspanya, topladığı 254 puanla son dünya şampiyonu İtalya ve Arjantin'i geride bırakarak 3 sıra birden yükseldi ve bin 557 puanla 1993 yılından beri ilk kez listenin zirvesinde yer aldı. İspanya Milli Takımı, Almanya, Brezilya, İtalya ve Arjantin'den sonra dünya klasmanının zirvesinde yer almayı başaran 5. farklı takım olarak da tarihe geçti.
Son dünya şampiyonu İtalya Milli Takımı ise, Euro 2008'e çeyrek finalde veda etmesine karşın 1 basamaklık yükseliş ve bin 404 puanla 2. sırada yer buldu. Euro 2008'in finalisti Almanya da 2 basamaklık tırmanışla 3. sıranın sahibi olurken, Dünya Kupası Elemeleri'nde aldığı şaşırtıcı sonuçlarla dikkat çeken Brezilya Milli Takımı ise 169 puanlık kayıpla 4. sıraya geriledi. Hollanda Milli Takımı 5 basamaklık yükselişiyle ilk 5'in son sahibi olurken, dünya klasmanının zirvesine oynayan Arjantin Milli Takımı ise tam 5 basamak birden geriledi ve bin 298 puanla 6. sırada yer bulabildi.
Euro 2008'de yarı final oynayarak dikkat çeken ekiplerden Rusya, 13 basamaklık çıkışıyla dikkatleri üzerine çekerken 1.. sıranın sahibi oldu. Euro 2008'de D Grubu'nda 'sıfır' çekerek turnuvaya ilk turda veda eden Son Avrupa Şampiyonu Yunanistan 10 basamak gerileyerek 18. olabildi.
















.jpg)




